Anadolu Ajansının (AA) "Avrupa'da ayrımcılık" başlıklı dosya haberinin sekizinci bölümünde, Yunanistan'da Roman toplumunun yaşadığı sorunlar ve maruz kaldıkları ayrımcılık, Yunanistan Ulusal İnsan Hakları Komisyonunun (EEDA) raporundaki veriler ve Yunanistan Romanları Arabulucuları Derneği Başkanı Kostas Paiteris'in değerlendirmeleri üzerinden ele alındı.

EEDA'nın eylül ayında yayımladığı "Yunanistan'da Romanların Hakları" başlıklı raporda, ülkedeki Romanların barınma, istihdam, sağlık, eğitim ve kamu hizmetlerinden faydalanma gibi konularda, toplumun diğer gruplarına göre eşitsizlik yaşadığı kaydedildi.

Romanlara karşı yapılan ayrımcılığa bazen polisin hatalı davranışlarının da eklendiği belirtilen raporda, ölçülebilir hedefler ve izleme göstergelerinden oluşacak bir kamu politikası gerekliliği vurgulandı.

Romanların çoğu zaman su ve elektriğe erişimi olmayan evlerde yaşadığına dikkat çekilen raporda, sosyal devlet hizmetlerine erişimde de sorunlarla karşılaştıkları ifade edildi.

Raporda, Romanlara karşı ön yargıyla da mücadele edilmesi gerekliliğini vurgulayarak, yasaların uygulanmasına ilişkin süreçte, polisin orantısız güç kullanımından ve toplumu topyekun şüpheli olarak gören yaklaşımdan uzak müdahale sergilemesi gerektiğinin altı çizildi.

Yunanistan Romanları Arabulucuları Derneği Başkanı Paiteris, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Romanların yaşadığı sorunları anlattı.

Paiteris, temsil ettiği kurumun, devlet kurumları ile Roman toplumu arasında işbirliği sağlayan köprü niteliğinde olduğunu belirtti.

Artan nefret söylemi

Roman toplumunun, devlet kurumlarından beklediği iyileştirmelerin barınma, istihdam, eğitim ve sağlık alanında olduğuna işaret eden Paiteris, "Son 5 yılda maalesef Yunanistan'da da Roman karşıtlığı ve nefret söylemi ile karşı karşıya kalıyoruz." dedi.

Paiteris, eğitim hayatına katılımda geri kalan Romanların son 10 yılda bu alanda ilerleme kaydettiğine dikkati çekerek, "Ancak sorun şu ki Yunanistan'daki Romanlar bir bütün değil. Yunanistan'ın farklı bölgelerinde sosyal yaşama entegrasyon seviyeleri birbirinden farklı Roman toplulukları var." diye konuştu.

Bu farklılıkların barınma, istihdam, eğitim, sağlık gibi birçok alanda kendini gösterdiğini dile getiren Paiteris, "Maalesef Yunanistan'da nefret söyleminin ve Roman karşıtlığının arttığını görmek bizi endişelendiriyor, bunu basındaki söylemlerde ve bazı partilerin açıklamalarında görüyoruz. Özellikle televizyonlarda ve farklı internet sitelerinde ülkede bir suç işlendiğinde, bunu bir Roman'ın yapıp yapmadığı kesinleşmeden başlık 'Roman yaptı' diye atılıyor." ifadelerini kullandı.

Paiteris, bu şekilde, olayın nedenlerinin bile araştırılmadan suçu Romanların işlediğine ilişkin algı oluşturulduğunu belirterek, "Bu şekilde Yunan toplumunda 'onlar ve bizler' diye bir bakış açısı oluşuyor. 'Onlar kötü, yasaları çiğniyor, sadece devletten aldıkları ödeneklerle geçiniyorlar, okula gitmiyorlar, küçük yaşta evleniyorlar' gibi bir bakış açısı oluşuyor." diye konuştu.

Sosyal yaşamdaki sorunlar

Roman toplumunun bir başka sorununun da erken yaşta yapılan evlilikler olduğunu dile getiren Paiteris, "Maalesef bu kötü gelenek hala mevcut. Yunanistan'ın bazı bölgelerinde 13-14 yaşında evlenenler var. Bu bize eğitime verilen değerin düşüklüğünü gösteriyor. Yunanistan'ın bazı bölgelerindeki düşük eğitim seviyesini gösteriyor." dedi.

Paiteris, Selanik'te 2022'de, bir benzin istasyonundan aldığı 20 avroluk benzini ödemeyerek benzinlikten uzaklaşan 16 yaşındaki Roman Kostas Frangulis'in peşine düşen polisin Frangulis'i ateş ederek öldürmesi ve 2021'de Atina yakınlarında Roman genç Nikos Sampanis'in de polisin kovalaması sırasında açılan ateşte hayatını kaybetmesi hakkında, "Bunlar maalesef ölümle sonuçlanan iki acı olay. Bence polisin, kendilerinin Roman olduğunu fark etmesi olayda rol oynamıştır." değerlendirmesinde bulundu.

Her iki olayın da Avrupa Birliği (AB) kurumlarına iletildiğini aktaran Paiteris, her iki olayın da "nefret suçu" olarak kayıtlara geçtiğini dile getirdi.

Paiteris, herkesin yasalara uymasının bir gereklilik olduğuna işaret ederek, "Yunan polisi de ön yargılar, ırkçılık, bazı durumların nasıl idare edilebileceği gibi konularda eğitilmeli. Öte yandan, toplum da Yunan polisi ile işbirliği yapabilecek şekilde güçlendirilmeli." diye konuştu.

İstihdamda yaşanan sorunlar

Romanların istihdamda da ayrımcılıkla karşılaştığına dikkati çeken Paiteris, eğitim seviyesi düşük olan, barınma sorunu yaşadığı için elektrik ve suya ulaşımı kısıtlı olan, sosyal entegrasyonu tamamlayamamış Romanların kendilerini belli ettikleri için de iş başvurularında sorun yaşadığını ifade etti.

Paiteris, "Öz geçmişini gönderdiğinde sorun yok ancak işverenle mülakata gittiğinde, işveren başvuru sahibinin Roman olduğunu anladığında farklı bahaneler sunmaya başlıyor." dedi.

Turizm sezonunda artan personel ihtiyacına rağmen birçok işverenin Roman çalışan istemediğini belirten Paiteris, Romanlara ev kiralamak istemeyen ev sahiplerinin de çok olduğunu kaydetti.

Paiteris, 1990'larda Yunanistan Balkanlar'dan göç alana kadar, tarımda ve besicilikte Romanların istihdam edildiğine dikkati çekerek, Balkanlar'dan gelen göçün ardından bu iş kollarında da ucuz istihdam olarak görülen göçmenlerin tercih edildiğini söyledi.

Ayrımcılığın doğurduğu olumsuzluklara işaret eden Paiteris, "Eğer, ötekini tanıma, kabul etme zahmetine girmezsek hiçbir şey başaramayız. Eğer sürekli farklılıklarımızı vurgularsak, bu farklılıklar devam eder ve bizleri birbirimizden ayıran çok şey olur. Devlet, barınma, eğitim, istihdam, sağlık gibi alanlarda çalışmalar yapıyor ama yeterli değil. Çok daha fazlasını yapabilir. Zira 40 yılı aşkın zamandır Avrupa fonlarına da erişimi var." diye konuştu.