Kullanıcılar; “Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırları içerisinde bulunan Gökçeada’nın adı neden yok sayılıyor?”, “1970’den beri kayıtlarda Gökçeada adıyla yer alan bir ilçe dünya kamuoyuna neden farklı bir adla sunuluyor?”, “Uluslararası tanıtımda Gökçeada adı geri planda bırakılmamalı”, “Gökçeada’ya İmroz demek egemenliğimize hakarettir” ve “Gökçeada adeta bize değil de Yunanistan’a aitmiş gibi sunuluyor” yorumlarıyla yapım ekibine filmin isminde düzeltme çağrısı yaptı.
Tarihçi Prof. Dr. Erhan Afyoncu, “Yapılan yanlış” diyerek şu ifadeleri kullandı: “Adanın resmi ismi Gökçeada’dır. Gökçeada’nın kullanılması lazım. Yapımcıya sormak lazım, Yunanistan’da bir film yapımcısı 500 yıl Türk idaresinde kalmış Yunanistan’daki şehirlerin Türkçe ismini kullanabilir mi? Bir Yunan yapımcı, örneğin 1925’e kadar ismi Sarı Şaban olan ve Mübadele’ye kadar Türkler’le meskun kasabanın bugünki ismi olan Hrisopuli yerine Sarı Şaban’ı kullanmayı bırakın bunu düşünmez bile.”
1970 yılından bu yana resmi adı Gökçeada olan ilçenin uluslararası izleyiciye neden eski adıyla tanıtıldığı sorusu gündem olurken, görüşünü belirten Tarih Araştırmacısı Hasan Mert Kaya, “İmroz, Gökçeada’nın geçmişteki ismi. Bozcaada’nın da mitolojik dönemdeki adı Tenedos’tu fakat bugün Bozcaada. Gökçeada ismi de adanın bugünkü kimliğini tescilleyen bir isim. İsimler başlı başına bir hafıza alanıdır. Kullanıldığı bağlama göre senaryoda, tarihi dönem filmlerinde düşünülebilir ancak güncel işlerde güncel adı neyse o kullanılmalıdır” ifadelerini kullandı. EREN KOCA HABER MERKEZİ





