HABER MERKEZİ - Sosyal medya paylaşımlarıyla tanınan Meriç Keskin, ağabeyi İnanç Keskin’in vefatının ardından yaşadığı acıyı sosyal medya hesabından paylaştı. Bir süredir sağlık sorunları nedeniyle tedavi gören İnanç Keskin, geçtiğimiz günlerde hayatını kaybetmişti. Acı haberi duyuran Meriç Keskin, o dönem yalnızca “Başaramadık” sözlerini paylaşmıştı.
Ağabeyinin cenaze töreninde fenalaşan Keskin, aradan geçen sürenin ardından bu kez duygularını uzun bir mesajla anlattı. İnanç Keskin’in ardından yaşadığı özlemi ve kabullenme sürecini anlatan Meriç Keskin, paylaşımında ağabeyine seslendi. Yaşadıkları acıyı kendi mizahi diliyle harmanlayan Keskin'in sözleri yürek burktu.
Keskin paylaşımında şu ifadelere yer verdi: Zamanın içinde kaybolduğum bir yerden yazıyorum sana bunları İliklerime kadar hatıranla dolu şu bedenime, beynime bir de bu adaletsiz savaşta gösterdiğin üstün mücadele gücünle adını altın harflerle yazdırdın. Zafer her zaman kazanmak değilmiş. Bir yenilgi ancak bu kadar anlı şanlı olabilirdi.
Düşünüyorum da herkese ince bir sızı olan bu gidişinden ne öğrenicem? Hep aynı sorular kafamda “bu kadar dua nereye gitti?” Ben varken neden seni seçti? Niçin bu kadar erkendi? Kötülerin cirit attığı şu dünyada şimdi Allaha küsmekle tam olarak yüzümü dönmek arasında bir yerdeyim. Bilmiyorum gördün mü duydun mu ama son yolculuğunda alkışlarla uğurlandın.
Tanıyan tanımayan öyle şeyler yazıldı ki Vedanda bile gururlandırdın. Ara ara yanına gelip nah çekiyorum. Duru Atatürkle birlikte olduğunu söylüyor bir de doğum gününde giydiği pırıltılı kıyafeti giyiyor “babamın doğum gününde giymiştim” diyor. Hepimiz kafamızı bir yere çevirip ağlıyoruz. “Alıştın mı hala babamın yokluğuna” dedi geçen gün.
Bi de ekledi; “Ben alışamadım” Ben de... Şimdi ona sürekli kaybetme sırası bende merak etme :) Bu arada dolapta işkembe buldum dün işkembeye bakıp ağlayan çok az kişiden biri olabilceğimi düşündüm. Deniz Göktaş’ı saldılar. Ahmetle Serkan’ın arasını düzelttim. Faruk seni kaçırdığı için hepimizin gözünde kahramana dönüştü ama sürekli ağlıyor.
Dayımı dolandırdılar sen gitmeden 3 gün önce. Cenazenin ertesi günü dolandırıcı “abi kusura bakma hepsini iade etcem” demiş dayıma. Takipçin diye düşünüp “ne vicdanlı dolandırıcı” dedim anneme. Annem “sen salak mısın dedi” Vicdandan değil de çelenklerden kaynaklı olduğu düşünülüyor herkesce. Galiba hep dediğin gibi biraz aptalım.
Neyse böyle abi. Kaldık annemle ikimiz. İyi değiliz. Hiçbirimiz. Seninle yaşlanırız diyordum. Gittin. Alışacağız. Şimdi toprağın altında olman inanılmaz. Yanını ayırttım. ELBET BİR GÜN BULUŞACAĞIZ. Bir de bir hikaye dinledim unutmadan. Allah sevdiği kulunu yanına aldığında 7sinde yağmur yağdırırmış. Pazar günü güzün ilk yağmuru yağdı.
Ve o gün leyla hiç havlamadı





