Demirören Medya TV Grup Başkanı Murat Yancı'nın açıklamaları şöyle

"Kanal D yapımları bu yıl da MIPCOM'un öne çıkan içerikleri arasında yer aldı. Beklentilerimizin üzerinde bir ilgiyle karşılaştık. Fuarda Kanal D’nin afişlerini her yerde görmek, uluslararası yayınlarda yapımlarımıza yer verildiğini görmek bizi son derece mutlu ediyor. Bu, hem bizim hem de ülkemiz açısından gurur verici.

Biz aslında sadece dizi ihraç etmiyoruz, Türkiye'yi ve Türkiye'nin tanıtımını da ihraç ediyoruz. Dizi sektörü, katma değeri ve çarpan etkisi çok yüksek bir sektör. Yapımlarımızın yurt dışında izlenmesi, Türkiye'nin dünyada daha fazla tanınmasını sağlıyor ve ülkemize gelen turist sayısının artmasına katkıda bulunuyor. Dizilerde kullanılan aksesuarlar, kıyafetler ve mobilyalar da yurt dışından talep görüyor. Dolayısıyla sektörümüzün birçok alanda Türkiye ekonomisine katkısı var.

Kanal D, uluslararası ölçekte güçlü bir marka hâline geldi. MIPCOM, dünya dizi sektörünün kalbinin attığı en önemli organizasyonlardan biri. Bu yıl yaklaşık 3 bin 300 alıcı ve 3 bin satıcının bulunduğu fuarda, sektör temsilcilerinin Kanal D'yi tanıması, yapımlarımızı bilmesi ve sevmesi bizim için çok değerli. Bu görünürlük, Türkiye'nin uluslararası alandaki bilinirliği açısından da önemli.

"DÜNYADA İNGİLİZCE YAPIMLARDAN SONRA 2.SIRADAYIZ"

Bu yıl içeriklerimizin satışları beklentilerimizin üzerinde gerçekleşti. Dünyada ekonomik belirsizliklerin, savaşların ve çatışmaların yaşandığı bir dönemde bu sonuçlara ulaşmak son derece kıymetli. Türk dizileri, dünya çapında önemli bir konuma sahip. İngilizce içeriklerin ardından en fazla öne çıkan yapımlar arasında yer alıyor. Üstelik dizilerimiz, dünyanın dört bir yanında insanların Türkçe öğrenmesine de katkıda bulunuyor. Farklı ülkelerde Türkçe konuşan insanlarla karşılaştığımızda, dili öğrenmelerinde Türk dizilerinin önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu görüyoruz.

Ancak bu başarıyı yalnızca ticari açıdan değerlendirmemek gerekiyor. Medya, ülkelerin kendilerini dünyaya anlatmalarında ve uluslararası kamuoyunda algı oluşturmalarında son derece etkili. Özellikle son yıllarda farklı ülkelerin dizi sektörlerine yönelik yatırımlarını ve uluslararası tanıtım çalışmalarını artırdığını görüyoruz. Çin, Japonya, ABD ve Avrupa ülkeleri bu alana önemli kaynaklar ayırıyor.

Ben içinde bulunduğumuz dönemi bir anlamda "propagandanın yüzyılı" olarak değerlendiriyorum. Ülkelerin küresel ölçekteki etkisi, kendilerini anlatabilme ve kültürlerini dünyaya ulaştırabilme gücüyle de yakından ilişkili. Diziler bu açıdan son derece önemli araçlar. Medya alanında küresel bir rekabet yaşanıyor ve birçok ülke bu alanda daha güçlü bir konuma gelmek için büyük yatırımlar yapıyor.

Türkiye olarak bu alanın önemini daha iyi kavramamız gerekiyor. Çünkü bugün sahip olduğumuz konum, birçok ülkenin ulaşmak için ciddi kaynaklar ayırdığı bir başarı. Bu gücü kaybetmemeli, uluslararası alandaki varlığımızı korumalı ve geliştirmeliyiz.

Kanal D olarak Avrupa'dan Güney Amerika'ya, Kore'den Japonya'ya ve Orta Doğu'ya kadar dünyanın farklı bölgelerinde varlık gösteriyoruz. Faaliyet gösterdiğimiz ülke sayısı 130'un üzerinde. Bu varlığı ne kadar genişletebilirsek Türkiye'nin uluslararası görünürlüğüne de o kadar fazla katkı sağlayabiliriz. Türk dizileri, ülkemizin imajını güçlendiriyor, dünyada Türkiye’ye yönelik bir sempati oluşturuyor ve Türkçenin öğrenilmesini teşvik ediyor.

Bunun turizme yansımasını da açıkça görüyoruz. Örneğin Uzak Şehir, Mardin'de önemli bir turizm hareketliliğine katkıda bulundu. Amerika'dan İspanya'ya, Afrika'dan dünyanın farklı bölgelerine kadar pek çok yerden insanlar dizinin çekildiği mekânları görmek için Mardin'e geliyor. Bu ilgi, dizilerin ekran başarısının çok ötesinde bir değer yarattığını gösteriyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığımızın bu alandaki katkıları da önemli. Bununla birlikte, diğer ülkelerin sektöre yönelik desteklerini ve tanıtım çalışmalarını yakından takip etmemiz gerekiyor. Bazı ülkeler, yapım şirketlerini bir araya getirerek uluslararası fuarlarda güçlü bir şekilde temsil ediyor ve kendi içeriklerini dünyaya tanıtmak için kapsamlı organizasyonlar düzenliyor. Türkiye olarak bu rekabette geri kalmamalıyız.

"ARTAN MALİYETLER TÜRK DİZİSİ ÜRETİMİNİ ZORLUYOR"

Bu yıl Daha 17, Güller ve Günahlar ve Haysiyet gibi yapımlarımıza gösterilen ilgi de bizi memnun etti. Bununla birlikte, son yıllarda Türkiye’den uluslararası fuarlara gelen dizi sayısında bir azalma olduğunu gözlemliyorum. Ekonomik zorluklar ve yapım maliyetlerindeki ciddi artışlar, üretim sayısını olumsuz etkiliyor. Keşke daha fazla dizi üretebilsek ve Türkiye’nin tanıtımına daha fazla katkı sağlayabilsek. Dizi sektörü milyarlarca dolarlık bir ekonomik değer yaratıyor. Aynı zamanda ülkemizin uluslararası alandaki tanıtımında çok önemli bir rol üstleniyor. Üretim sayısının artması, Türkiye’nin bu alandaki gücünü de artıracaktır.

"DİJİTAL PLATFORMLARIN SEKTÖRDEKİ AĞIRLIĞI ARTIYOR"

Bu yıl dikkat çeken gelişmelerden biri de bazı dijital platformların MIPCOM'da daha görünür hâle gelmesi ve kendi stantlarıyla fuarda yer almasıydı. Küresel dijital platformların sektördeki ağırlıklarını artırdığını görüyoruz. Bu durumun yerel medya kuruluşları ve yapımcılar üzerindeki etkilerini dikkatle değerlendirmemiz gerekiyor.

Değişen koşullara uyum sağlamalı, bu sürecin farkında olmalı ve gerekli adımları zamanında atmalıyız. Çünkü Türkiye olarak dizi sektöründe önemli bir başarı yakaladık. Birçok ülke bu seviyeye ulaşmak için ciddi yatırımlar yapıyor. Ancak önemli olan yalnızca bir trend yakalamak değil, o konumu koruyabilmek. Bunun için istikrarı sağlamamız ve sektörümüzü uzun vadeli bir bakış açısıyla desteklememiz gerekiyor.

MIPCOM'u beklentilerimizin üzerinde sonuçlarla tamamladık. Kanal D olarak satışlardan ve yapımlarımıza gösterilen ilgiden memnunuz. Türk dizilerinin uluslararası başarısının devam etmesi, hem sektörümüz hem de Türkiye'nin dünyadaki tanıtımı açısından büyük önem taşıyor."

Günlük Haber Özetiniz

En Son Haberler