Seren Serengil, Mustafa Rahman Tohma ile ayrı odalarda uyuduklarını anlattı. Serengil, "Ayrı odalarda uyuyoruz. Ben yatakta 6 köpekle uyuyorum, şu an öncelik sevgili değil köpekler." dedi.

Ünlü isim, bunun nedeninin köpeklerinin hepsinin birbiriyle anlaşamaması olduğunu belirtti. Köpekleri gruplara ayırdıklarını söyleyen Serengil, bir grupla kendisinin, diğer grupla ise Tohma’nın ayrı odalarda uyuduğunu anlattı.

'TÜM MAL VARLIĞIM VE MİRASIM TOHMA'NINDIR'

Seren Serengil, mirasıyla ilgili sözleriyle de dikkat çekti.

Ayşe Arman'ın Sahici programında konuşan Serengil, "Çocuğum yok. İnsan mirasını istediği kişiye bırakabilmeli. Türkiye'de bu yok. Burada da kayıtlı kalsın. Köpeklerime baktığı müddetçe tüm mal varlığım ve mirasım Tohma'nındır. Bunu yaparsan bunu veririm gibi bir koşul yok. Ben sana bunları bırakırsam sen de onları unutma gibi bir durum benim için" ifadelerini kullandı.

Serengil ayrıca üvey kardeşlerine de mal varlığından pay bırakacağını söyledi.

Programdaki sözlerinin ardından yapılan yorumlara tepki gösteren Seren Serengil, yazılı bir açıklama yayımladı.

"Ne yazık ki, bazı magazin sayfaları röportajda söylediklerimi bilinçli bir şekilde çarpıtarak, gerçekten anlamından uzaklaştıran haberler yapıyor. Bu yayınların arkasındaki kişi ve sayfaları tespit ettik; avukatıma gerekli hukuki işlemlerin başlatılması için talimat verdim.

Mustafa ile ilgili sözlerime açıklık getirmek istiyorum: Yedi yıldır birlikteyiz ve son derece mutlu, huzurlu, sevgi ve dayanışma içinde bir ilişki yaşıyoruz. Amacım asla onu yermek ya da incitmek değildi. Sadece bugün, hayvanlarımız için kendi konforumuzdan nasıl fedakârlık ettiğimizi anlatmaya çalıştım.

Şu anda ayrı odalarda uyumamızın nedeni de budur: Köpeklerimi geceleri dışarıda bırakmak istemiyorum; hepsinin aynı odada kalması mümkün olmadığı için de başlarında mutlaka birimizin olması gerekiyor. Bu nedenle sorumluluklarımızı paylaşarak geçici olarak ayrı odalarda uyuyoruz. Bundan “ilişki sorunu” veya “ayrılık” gibi sonuçlar çıkarmak, ancak sözlerimi kasıtlı olarak çarpıtmakla mümkündür.

Miras konusuna gelince; hayatımı hayvanlarıma adamış bir insanım. Onlar benim çocuklarım, ailem, en kıymetli varlıklarım. Bir gün bana bir şey olursa köpeklerimin evlerinden alınmalarından, barınağa götürülmelerinden ve yaşadıkları yuvanın dağılmasından endişe ediyorum.

Bu nedenle, benden sonra onların ömür boyu güvende, sevgiyle ve alıştıkları koşullarda yaşamaya devam edebilmeleri için mirasımı Mustafa’ya bırakmak istediğimi dile getirdim. Yani mesele mal mülk değil, geride bırakacağım canların sahipsiz kalmaması meselesidir.

Hiç kimsenin, benim sözlerimi çarpıtarak onurumla, haysiyetimle, özel hayatımla ve sevdiklerimle oynamaya hakkı yoktur. Bu konuda tüm hukuki haklarımı kararlılıkla kullanacağım.

Benim hayatımda ne yaratılmaya çalışılan yapay bir kriz var ne de çıkar hikâyesi. Benim hayatımda sevgi, sorumluluk, fedakârlık ve her şeyden önemlisi vicdan var."