Son dönemde obezite tedavisi ve kilo verme süreçlerinde kullanımı artan zayıflama iğneleri, olası yan etkileri ve sağlık riskleri nedeniyle tıp çevrelerinde tartışılmaya devam ediyor. Kalp ve iç hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay, doktor gözetimi olmaksızın bilinçsiz şekilde tüketilen bu enjeksiyonların hayati tehlikelere zemin hazırladığını açıkladı.

ZAYIFLAMA İĞNELERİ VÜCUTTA HANGİ RİSKLERİ OLUŞTURUYOR?

Zayıflama amacıyla piyasaya sürülen ilaçların insan fizyolojisi üzerindeki etkilerini değerlendiren Prof. Dr. Canan Karatay, söz konusu preparatların kontrolsüz kullanımının ani can kayıplarına yol açabileceğini ifade etti. İlaçların metabolizma dengesini bozduğunu belirten Karatay, zayıflama iğnelerinin doğrudan ölüme sebebiyet verebileceğini savundu.

İlaçların kimyasal içeriğinin hücresel düzeyde yarattığı ani baskı, metabolik dengenin hızla çökmesine ve geri dönülmez klinik tabloların gelişmesine neden olabiliyor.

BÖBREK, KALP VE BEYİN DOKUSUNDA HASAR UYARISI

Karatay, bilinçsizce vücuda enjekte edilen etken maddelerin böbrek yetmezliği, zihinsel bulanıklık ve kalp krizi gibi ağır patolojileri tetiklediğini kaydetti. Enjeksiyonların doğrudan hayati organları hedef aldığını öne süren Karatay; böbrekler, safra kesesi, karaciğer, beyin ve kardiyovasküler sistemin yüksek risk altında olduğunu bildirdi.

Tıbbi denetimden uzak yapılan uygulamaların organ fonksiyonlarını baskılayarak kalıcı kronik hastalıklara yol açtığı kaydediliyor.

BU İLAÇLAR HANGİ HASTALAR İÇİN UYGUN GÖRÜLÜYOR?

Tıp dünyasında zayıflama iğneleri, içerdikleri etken maddeye ve hastanın genel klinik durumuna göre diyabet tedavisi ile ileri derece obezite yönetiminde kullanılıyor. Ancak uzman hekimler, bu ilaçların her birey için uygun bir zayıflama aracı olmadığına dikkat çekiyor.

Tedavi sürecine başlanabilmesi için hastanın mevcut kronik rahatsızlıkları, düzenli kullandığı ilaçlar ve ilacın olası yan etki haritası hekimler tarafından kapsamlı şekilde taranıyor.

HEKİM KONTROLÜ VE KLİNİK DEĞERLENDİRME ŞARTI

Söz konusu preparatların reçetesiz veya internet üzerinden temin edilerek kişisel inisiyatifle kullanılması ciddi bir halk sağlığı riski doğuruyor. Herhangi bir tıbbi gerekçe olmadan estetik kaygılarla yapılan uygulamalar, hormonal mekanizmaları bozabiliyor. Uzmanlar, klinik endikasyon bulunmayan kişilere bu tür tedavilerin kesinlikle uygulanmaması gerektiğini, tüm sürecin uzman hekim gözetiminde yürütülmesinin zorunlu olduğunu yineliyor.

Kilo kontrolünde yapay ilaçlar yerine doğal beslenme alışkanlıklarının benimsenmesi gerektiğini savunan Karatay, tarihsel tıp yaklaşımlarına işaret etti. İbn-i Sina’nın 11. yüzyıldaki tıbbi öğretilerine atıfta bulunan Karatay, sağlıklı yaşam için günde iki öğün beslenmenin yeterli olduğunu ve üçüncü öğünün metabolizmayı yorduğunu ifade etti. Karatay ayrıca sağlıklı kilo kontrolü için vücudun günlük su ihtiyacının eksiksiz karşılanması, doğal kaya tuzunun tamamen kesilmemesi ve beslenme planına doğal probiyotik kaynaklarının dahil edilmesi gerektiğini vurguladı.