Bilim insanlarının yürüttüğü geniş kapsamlı araştırmalar, düzenli çay tüketiminin kalp ve damar hastalıkları riskini önemli ölçüde azaltabileceğini ortaya koyuyor. Çin'deki Huazhong Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nin 486 bin kişi üzerinde yaptığı 9 yıllık takip çalışması, çay içme alışkanlıklarının damar sağlığı üzerindeki etkisini inceledi.Araştırma sonuçlarına göre, çayı çok sıcak içmek riski artırırken, orta derecede demlenmiş çay içenler daha iyi korunuyor.
Epidemiology and Health dergisinde yayımlanan ve 2 milyona yakın kişiyi kapsayan dev analiz çalışmasında, düzenli siyah çay içenlerin kalp hastalığından ölme riskinin %14 daha düşük olduğu saptandı. Uzmanlar, günlük 1,5 ila 3 bardak arası tüketimin ideal korumayı sağladığını belirtiyor. Çayda bulunan flavan-3-ol adlı bitki bileşikleri (flavonoidler), kan damarlarının esnemesini sağlayarak kan basıncını düzenlemeye yardımcı oluyor.Çaya biraz süt eklemek faydasını azaltmazken, kaşık kaşık şeker eklemek toplam beslenme kalitesini olumsuz etkileyebileceğinden şekersiz veya az şekerli tüketim öneriliyor.
Yeşil çay da siyah çay ile aynı bitkiden elde ediliyor ancak toplandıktan hemen sonra buharlanıp işlendiği için besin değerlerini daha yoğun koruyor. İçeriğindeki epigallokateşin gallat (EGCG) adı verilen güçlü antioksidanlar, damarlarda yağ birikintilerinin (plakların) oluşumunu engellemeye yardımcı oluyor.Günlük 2 ila 4 bardak yeşil çay tüketimi, kolesterolü dengelemek ve vücuttaki antioksidan seviyesini artırmak için ideal bir seçenek.
Ancak uzmanlar, vücudun EGCG bileşiğini hızlıca sindirdiğini, bu nedenle sadece siyah çaydan yeşil çaya geçmenin mucizevi bir fark yaratmayacağını vurguluyor. Kafeine hassasiyeti olanlar veya akşam saatlerinde çay keyfi yapmak isteyenler için Güney Afrika kökenli Rooibos çayı öne çıkıyor. Journal of Public Health in Africa dergisinde yayımlanan araştırmalara göre, birkaç hafta boyunca düzenli Rooibos çayı içen kişilerin kötü kolesterol seviyelerinde %10'a yakın düşüş gözlemlendi.
Rooibos çayı, yüksek antioksidan kapasitesi sayesinde damarlara zarar veren hücresel stresi (oksidatif stres) azaltarak kan şekerinin dengelenmesine de katkı sağlıyor. Kuşburnu, elma veya böğürtlen gibi meyve infüzyonları doğal olarak kafeinsizdir.Meyve çayları içeriğindeki polifenoller sayesinde damar sağlığına katkı sağlasa da bu bileşiklerin miktarı taze meyvenin kendisini yemekle kıyaslandığında daha azdır.Yine de şekerli gazlı içeceklerin yerine sağlıklı bir alternatif olarak tercih edilebilir.
Bitki çaylarının tamamı masum değildir. Uzmanlar, özellikle hipertansiyon ve kalp riski taşıyan kişilerin meyan kökü çayından kaçınması gerektiğini vurguluyor. Meyan kökünde bulunan glisirizin bileşiği, vücudun potasyum kaybetmesine ve sodyum (tuz) tutmasına neden oluyor. Bu durum kan basıncını yani tansiyonu aniden yükseltebiliyor, ödem yapabiliyor ve kalp ritminde bozulmalara yol açabiliyor.
Kahve de damar koruyucu polifenoller içeriyor. Araştırmalar, günde 2-4 fincan orta derecede kahve tüketiminin kalp yetmezliği riskini %8 oranında düşürebildiğini gösteriyor. Ancak kahvenin yüksek kafein içeriği nedeniyle, kafein hassasiyeti veya çarpıntı sorunu olanlar için çay daha güvenli bir limandır.





