Çocuğun uyurken ağzının açık olması, horlaması veya gün içinde sürekli ağızdan nefes almasının ailelerin dikkat etmesi gereken önemli belirtiler arasında yer aldığını aktaran Aren, "Çocuğunuz ağzından nefes alıyorsa diş sağlığı risk altında olabilir. Özellikle büyüme ve gelişme döneminde sürekli ağızdan solunum yapılması, diş eti sorunları, dişlerin dizilimindeki bozukluklar ve çene yapısındaki değişikliklerle ilişkilendiriliyor. Uzun süre devam eden ağız solunumunun nedenlerinin araştırılması gerekiyor." ifadelerini kullandı.
Ağızdan nefes almanın ağız içindeki nem dengesini etkileyebileceğini belirten Aren, özellikle ağız kuruluğunun diş eti sağlığı açısından önem taşıdığını vurguladı.
Aren, "Tükürük, ağız içindeki dokuların korunmasında ve dişlerin temizlenmesinde önemli görevler üstleniyor. Sürekli ağızdan nefes alan çocuklarda ağız kuruluğu ortaya çıkabiliyor. Bu durum bakteri plağının birikmesine ve diş etlerinde hassasiyet gelişmesine zemin hazırlayabiliyor. Aileler çocuklarında diş eti kızarıklığı, fırçalama sırasında kanama veya ağız kuruluğu fark ettiklerinde bu belirtileri göz ardı etmemeli." ifadelerini kullandı.
Ağızdan nefes almanın yalnızca diş etlerini değil, çocukların büyüme sürecindeki çene ve yüz gelişimini de ilgilendirdiğine dikkati çeken Aren, şu değerlendirmede bulundu:
"Çocukluk dönemi, çene kemiklerinin ve dişlerin gelişimini sürdürdüğü kritik bir dönemdir. Burundan nefes alma sırasında dilin, dudakların ve yanakların doğal konumları ağız ve çene yapısındaki kas dengesinin korunmasına katkı sağlar. Sürekli ağızdan nefes alan çocuklarda dilin dinlenme pozisyonu ve dudakların kapanma biçimi değişebilir. Bu durum bazı çocuklarda üst çenede daralma, dişlerde çapraşıklık ve kapanış bozukluklarıyla birlikte görülebilir. Ancak her ağızdan nefes alan çocukta çene bozukluğu gelişeceği söylenemez."
Özellikle gece ortaya çıkan belirtilere dikkat edilmeli
Çocuklarda sürekli ağızdan nefes almanın altında burun tıkanıklığı, alerjik rinit, geniz eti büyümesi veya bademciklerle ilgili sorunların bulunabileceğini ifade eden Aren, ailelerin özellikle gece ortaya çıkan belirtilere dikkat etmesi gerektiğini belirtti.
Aren, "Bazı çocuklar gece boyunca ağızları açık uyuyor, horluyor veya huzursuz bir uyku geçiriyor. Sabah uyandıklarında ağız kuruluğu yaşayabiliyorlar. Bu belirtiler zaman zaman burun ve üst solunum yollarındaki bir soruna işaret edebilir. Özellikle sürekli horlama ve uykuda nefesin duraklaması gibi durumlar mutlaka tıbbi değerlendirme gerektirir. Böyle çocuklarda çocuk diş hekimi ile kulak burun boğaz uzmanının birlikte değerlendirme yapması önemli olabilir." değerlendirmesinde bulundu.
Ağızdan nefes alma alışkanlığının yalnızca kalıcı dişler çıktıktan sonra değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Aren, süt dişleri döneminde yapılan muayenelerin de çene ve diş gelişiminin takibi açısından önemli olduğunu belirtti.
Ebeveynlerin çocukların nasıl nefes aldığına da dikkat etmesi gerektiğine dikkati çeken Aren, şunları kaydetti:
"Oysa çocuğun sürekli ağzı açık duruyorsa, uyurken horluyorsa, dudaklarını rahatça kapatamıyorsa veya dişlerinde kapanış bozukluğu fark ediliyorsa uzman değerlendirmesi önem taşıyor. Erken dönemde yapılacak muayene sayesinde hem ağızdan nefes almanın altında yatan nedenler araştırılabilir hem de diş ve çene gelişimi takip edilebilir. Ailelere önerimiz, çocuklarının yalnızca dişlerine değil, nefes alma alışkanlıklarına da dikkat etmeleridir."



