Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin Doktor Nurettin Demirkol'un yargılanması başlıyor

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin, 'yalan tanıklık' suçundan tutuklanan Doktor Nurettin Demirkol bugün ilk kez hakim karşısına çıkacak.

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un 7 Eylül 2016 tarihinde Beykoz Çiftliği'ndeki şüpheli ölümüne ilişkin tutuklanan Doktor Nurettin Demirkol, "yalan tanıklık" suçundan bugün ilk kez hakim karşısına çıkacak.

Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülecek olan duruşmada, tutuklu sanık Demirkol'un hakim karşısında ilk kez savunma yapması bekleniyor.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, Nurettin Demirkol'un Beykoz'da özel bir hastanede dahiliye uzmanı olarak çalıştığı, Demirkol'un maktul Denizolgun'un özel doktoru olduğu aktarıldı.

Şüphelinin 26 Ağustos 2026 tarihinde 'tanık' sıfatıyla verdiği ifadesi de iddianamede yer aldı. İddianamede Demirkol'un savcılıkta verdiği ifadede maktulün özel doktoru olmadığını, çiftliğe gittiğinde Murat B. ve yabancı uyruklu bir kişinin olduğunu, maktulün yüzünde ve vücudunda kan görmediğini, maktulün ölümüne ilişkin şüpheli değerlendirmesi yapmadığını belirttiği anlatıldı.

Maktulün yüzünde kan görmediğini beyan etmesine rağmen sanığın ölü muayene tutanağında ağzından kan sızdığını beyan ettiği aktarıldı.

İddianamede, şüphelinin üzerine atılı suçu inkar yönünde savunma yaptığı, iddialarının soyut ve suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, bu nedenle itibar edilmediği, şüphelinin olay günü polisleri kimin aradığını bilmediğini beyan etmesine rağmen polisleri kendisinin aradığının 155 acil çağrı ihbarı çözüm tutanağı ve olay yerine intikal eden polis memurunun beyanı ile sabit olduğu vurgulandı.

İddianamede, sanığın maktulün özel doktoru olmadığı, maktulün ölümünü şüpheli değerlendirmediğini beyan etmesine rağmen olay yerine intikal eden polis memuruna, olay yeri inceleme memuruna ve 155 acil çağrı ihbarında kendisini maktulün özel doktoru olarak tanıttığı ve ölümü şüpheli değerlendirdiği belirtildi.

Sanığın maktulün yüzünde kan görmediğini beyan etmesine rağmen ölü muayene tutanağında ağzından kan sızdığı, bilirkişi doktorunun maktulün yüz kısmının kanlı olduğunu beyan ettiği bilgisi iddianamede yer aldı.

Hazırlanan iddianamede, sanığın olay günü Kısıklı'da bulunan ikametinde olduğunu beyan etmesine rağmen HTS kayıtlarında Kısıklı'da baz kaydı bulunmadığı vurgulandı. İddianamede, sanığın çiftliğe gittiğinde maktulü ölü olarak bulduğunu beyan ettiği ancak HTS kayıtlarında sanığın hastaneyle ardışık arama kaydının bulunduğu, bu durumun çelişki oluşturduğu aktarıldı.

İddianamede, sanığın çiftliğe gitmesinden yaklaşık 1 saat sonra polislerin geldiğini beyan ettiği ancak çiftlikteki ilk baz kaydının saat 22.15 olmasına rağmen, 155 ihbarının saat 00.30'da olduğu belirtildi. Şüphelinin çiftlikte sadece Murat B. ve yabancı uyruklu şüphelinin olduğunu beyan ettiğinin aktarıldığı iddianamede, olay yeri inceleme raporu, HTS kayıtları ve tanık beyanları doğrultusunda Hilmi Tuna Kuriş ve Alihan Kuriş'in de olay yerinde olduğunun sabit olduğu bilgisi yer aldı.

İddianamede, sanığın yanında başka şahıslar olduğu ve Hilmi Tuna Kuriş'in çiftlik bazının sanıktan önce olduğu, aralarında ardışık görüşme kayıtları bulunduğu, sanık Demirkol'un olay yerinde başkaca şahısların olmadığını bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu aktarıldı.

Ayrıca sanık Ahmet Gökçen'in Adli Tıp Kurumunda olmadığını beyan etmesine rağmen alınan HTS kayıtları doğrultusunda Gökçen'in kurumda olduğu da anlatıldı.

Hazırlanan iddianamede, sanık Nurettin Demirkol hakkında, 'yalan tanıklık' suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.