Ahmet Mümtaz Taylan'dan örnek davranış
Habertürk'ten Erdal Öztürk'ün haberine göre; Ahmet Mümtaz Taylan, 18-20 yıla yayılan fotoğraflarından oluşan özel bir seçkiyi sanatseverlerle buluşturdu. Serginin gelirinin kanser tedavisi gören çocuklar için kullanılacağını belirten oyuncu, fotoğrafçılığa yaklaşımını şöyle anlattı: Fotoğrafçı değilim, fotoğraf sanatçısı değilim; fotoğraf çeken birisiyim. Haddimizi bilerek ilerliyoruz.
Fotoğrafların kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını söyleyen Taylan, "Hepsi özeldir. Çünkü ancak bir kadraj beni çağırdığı zaman fotoğraf çekiyorum" dedi.
Ruh sağlığı ve fotoğraf arasındaki bağdan da söz eden Ahmet Mümtaz Taylan, uzun yıllardır psikolog ve psikiyatrist desteği aldığını belirterek dikkat çeken açıklamalarda bulundu. 61 yaşındaki oyuncu, "20 senedir psikoloğa gittiğim için, psikiyatriste gittiğim için çok pişmanım. 30 sene olsaydı daha doğru olurdu. Daha erken başlamalıydım. İmkanı olan herkese de tavsiye ediyorum. Felaket bir şey" ifadelerini kullandı.
Öte yandan Taylan'ın kızı ağustos ayında Ufuk Kurt ile evlenmişti. Taylan, kızının mutluluğunun kendisi için büyük önem taşıdığını söyledi. Kızı ve damadının beş yıldır birlikte olduğunu belirten ünlü isim, "Biz onların mutluluğunu ortak, tanık olduk, yardımcı olmaya çalıştık, sevgiyle kucakladık. İnşallah mutlu olurlar. Bu devirde evlenmek zor. Çok cesur kararlar bunlar. Tebrik ediyorum" dedi. Kızına karşı özel bir hassasiyeti olduğunu dile getiren Taylan, "Ben de birazcık ekstra düşkünüm kızıma" ifadelerini kullandı.
ÖZGE BORAK'TAN AHMET MÜMTAZ TAYLAN'A DESTEK
SHOW TV'nin sevilen dizisi 'Kızılcık Şerbeti'nde 'Salkım Ünal' karakterine hayat veren Özge Borak da rol arkadaşı Ahmet Mümtaz Taylan'ı serginin açılışında yalnız bırakmadı. Borak, Taylan'ın fotoğraflarını henüz gezme fırsatı bulamadığını belirterek, "Bugün için yani özellikle merak ediyorum tabii ki. Bütün bakış açılarını, gözünü, sohbetini hep merak ettiğim bir insan. Zaten o yüzden partneri olmaktan da çok mutluyum. Çok seviyorum. Eminim çok güzel bir iş çıkarmıştır. Kendi gözlerimle görmeye geldim tabii ki" diye konuştu.
Taylan ile iyi anlaştıklarını söyleyen Özge Borak, "Hakikaten biz çok iyi anlaşıyoruz. Çok iyi paslaştığımızı düşünüyorum. O da çok kıymetli bir şey. Oyunculukta en iyi meslektaşlarım anlayacaktır. Hakikaten iyi paslaşmak çok güzel bir şeydir. Biz de çok iyi paslaşırız" ifadelerini kullandı. Borak, setlerde zaman zaman yaşanan çatışmaların kendilerinde olup olmadığı sorusuna ise "Biz tatlı tatlı çekişiyoruz. Biliyoruz yani bizim öyle bir çatışmamız yok Ahmet ağabeyle" yanıtını verdi.
İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı mezunu Özge Borak, geçtiğimiz yıllarda YKS'ye girerek ikinci üniversitesini kazanmıştı. Psikoloji Bölümü'nü okuyan ve şu an ikinci sınıfta olduğunu söyleyen Borak, öğrencilik hayatından büyük keyif aldığını söyledi. "Çok güzel gidiyor. Yani bu mecburen öğrenci olduğum yıllardan çok daha farklı bir şey. Çünkü yapmasan 'Neden yapmadın?' denmeyecek bir yaştayım aslında. Ve doğal olarak arzu ettiğim için, öyle olması gerektiğinden değil de arzu ettiğim için başka bir zevkle gidiyorum açıkçası" diyen Borak, sınıf arkadaşlarının kendisini ilk gördüklerinde şaşırdığını da anlattı.
Psikolojiye olan ilgisinin çocukluk yıllarına dayandığını belirten Özge Borak, hep "Ben sağlıkla ilgili çocukluğumdan beri, yani 'Oyuncu olmasam doktor olurdum' derim. Çok meraklıydım. Lisede seçmeli sağlık dersleri vardı. Onları özellikle seçerdim. Sosyal bölüm öğrencisi olmama rağmen seçiyordum yani çok seviyordum" dedi. Mezuniyetin ardından psikoloji alanında çalışmak istediğini belirten oyuncu, "Evet bu mesleği de icra etmek istiyorum. İki mesleği de aynı anda icra edebilmek isterim. Çok istiyorum. Bunun için de çabalayacağım zaten. Klinik açmak da isterim" açıklamasında bulundu.




