Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Ebru Zülfikaroğlu, kadınların adet döngüsünde yaşadığı ağrı ve belirtilerin "psikolojik" olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, "Bir kız çocuğu bu dönemde aşırı bulantı, kusma ya da yoğun ağrı yaşıyorsa bunun önemsenmesi gerekir. Okuluna ya da iş yerine gidemiyorsa, bu mutlaka tedavi gerektiren bir durumdur ve altındaki nedeni ortaya çıkarmamız gerekir." dedi.
AA muhabirine açıklamalarda bulunan Zülfikaroğlu, kadınların adet döngüsü boyunca yaşadığı hormonal, fiziksel ve duygusal değişimlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Zülfikaroğlu, kadınların adet döngüsünde yaşadığı ağrı ve belirtilerin "abartı" ya da "psikolojik" olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, günlük yaşamı ve iş performansını etkileyen şiddetli şikayetlerin normalleştirilmemesi gerektiğini söyledi.
Kadınların öncelikle menstrüel döngüyü tanıması gerektiğini ifade eden Zülfikaroğlu, adet öncesi dönemde kaygı, duygu durum değişiklikleri, şişkinlik ve yeme isteğinde artış gibi belirtilerin yaşanabildiğini kaydetti.
Döngünün menstrüel faz, foliküler faz, ovülasyon (yumurtlama) fazı ve adet öncesi luteal faz olmak üzere dört evreden oluştuğunu belirten Zülfikaroğlu, "Luteal faz, kadınların diğer günlere göre daha kaygılı, daha depresif ruh halinde ve ağlamaya daha yakın olabildiği bir dönemdir. Vücutta şişkinlik hissedilebilir. Hatta çikolataya, yemeğe daha meyilli oluruz, kendimizi tutamayız. Duygu durumumuz çok değişir." ifadelerini kullandı.
"Her sorunun altında hormonal bozukluk aranmamalı"
Her kadının bu değişimleri aynı şekilde ve aynı yoğunlukta yaşamadığına dikkati çeken Zülfikaroğlu, kadınların yaşadığı her sorunun hormonal değişimlerle açıklanamayacağını da vurguladı. Zülfikaroğlu, "Çok hassas bir denge var. Bir kadının yaşadığı her problemin altında hormonal bir bozukluk aramamalıyız." diye konuştu.
Kadın sağlığının bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirten Zülfikaroğlu, uyku düzeni, fiziksel aktivite, stres, iş hayatı ve aile ilişkileri gibi etkenlerin de belirtilerin şiddetini etkileyebileceğini söyledi.
Zülfikaroğlu, "Uyku bozukluğu yaşıyorsa, aşırı kanamaya bağlı yorgunluğu, çarpıntısı varsa, çok yoğun ve stresli bir iş hayatı sürdürüyorsa, aile ortamı onu desteklemiyorsa, eşiyle problemler yaşıyorsa bütün bunlar eklenince çok daha ağır bir tabloya dönüşebiliyor." değerlendirmesinde bulundu.
Şiddetli ağrı, bulantı ve kusma gibi belirtilerin sıradan adet şikayeti olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Zülfikaroğlu, bu şikayetler nedeniyle okula veya işe gidemeyen kadınların mutlaka tıbbi değerlendirmeden geçmesi ve altta yatan nedenlerin araştırılması gerektiğini kaydetti.
Zülfikaroğlu, "Bir kız çocuğu bu dönemde aşırı bulantı, kusma ya da yoğun ağrı yaşıyorsa bunun önemsenmesi gerekir. Okuluna ya da kadın iş yerine gidemiyorsa, bu mutlaka tedavi gerektiren bir durumdur ve altındaki nedeni ortaya çıkarmamız gerekir." dedi.




