Konya'da yaşayan 36 yaşındaki Oğuz Şahin'in bağımlılıkla tanışması lise yıllarında arkadaş çevresinin etkisiyle başladı. İlk olarak daha hafif maddeleri kullanan Şahin, zamanla daha ağır maddelere yöneldi. Yaklaşık 16 yıl bağımlılıkla yaşayan Şahin, üniversitede Şehir ve Bölge Planlama Bölümü'nde üçüncü sınıfa kadar okuyabildi.
Masa tenisi alanında takımıyla 5 yıl üst üste il şampiyonu olan, Türkiye şampiyonalarında dereceler elde eden Şahin'in spor kariyeri de bağımlılık nedeniyle yarım kaldı. Yerel bir müzik grubunda yer alan Şahin, bağımlılığının etkisiyle müzik çalışmalarından da uzaklaştı.
Bağımlılıktan kurtulmak için farklı hastanelere, psikiyatri servislerine, Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezi'ne ve özel kliniklere başvuran, hatta yaşadığı şehri değiştirmeyi deneyen Şahin, bu girişimlerinden sonuç alamadı.
Oğuz Şahin, çevredekilerin yönlendirmesiyle 2021'de Liman Ayık Yaşam Derneği'ne başvurdu. Burada, 3 aylık rehabilitasyon sürecinden geçen Şahin, bağımlılığından kurtulurken dernekte çalışmaya da başladı.
Babasının vefatından sonra yaşadığı zor dönemde ilaç kullanmaya başlayan ve bağımlı hale gelen 27 yaşındaki Neslihan Şahin ise 5 yıllık süreçte bağımlılıktan kurtulmayı birçok kez denemesine ve sağlık kuruluşlarına başvurmasına rağmen başarılı olamadı.
Neslihan Şahin de 2023'te başvurduğu dernekte rehabilitasyon sürecinden geçerek, bağımlılığını yenmeyi başardı.
Dernekte tanışan Oğuz ve Neslihan, hayatlarını da birleştirdi. Ahmet Kağan adında 10 aylık çocukları da bulunan çift, derneğin farklı şubelerinde bağımlılık danışmanı olarak çalışıyor.
MADDE BAĞIMLILIĞI SOSYAL VE AİLE İLİŞKİLERİNİ OLUMSUZ ETKİLEDİ
Madde bağımlılığından kurtulmak için yaşadığı zor süreci AA muhabirine anlatan Oğuz Şahin, bağımlılık döneminde maddeye ulaşabilmek için suç işlediğini ve cezaevine girdiğini söyledi.
Şahin, bağımlılığın sosyal hayatını olumsuz etkilediğini, bu süreçte ailesinden ve arkadaş çevresinden uzaklaştığını, hayatının merkezine madde kullanımının yerleştiğini dile getirdi.
Bağımlılığın 16 yılını çaldığını ifade eden Şahin, madde kullanmaya ilk kez arkadaşı vesilesiyle başladığını, sonrasında da arkadaş ortamında kabul görmek ve grup aidiyeti için uyuşturucu kullanmaya devam ettiğini kaydetti.
Şahin, madde alabilmek için suç da işlediğini anlatarak, "Son dönemlerimde hatta maddeyi her kullandığımda bir parkta bayılıyordum ya da bir ambulansta gözümü açıyordum. Ya ölümle ya da suçla burun burunaydım. Böyle bir ortamdan çıkıp geldim buraya." dedi.
Madde bağımlılığının sosyal ve aile ilişkilerini olumsuz etkilediğini dile getiren Şahin, şunları kaydetti:
"Yalnız hissediyorsun ve kimsenin seni anlamadığını düşünüyorsun. Tek arkadaşın uyuşturucu olmaya başlıyor. Arkadaş çevren senden uzaklaşıyor. Onlar uzaklaşmasa sen zaten oraya kendini ait hissetmiyorsun. Onlardan biri değilmişsin gibi oluyor. Madde kullanan kişilerle daha çok beraber oluyorsun. Ama oradaki beraberlik de menfaat üzerine oluyor. Herkes maddesini alıp kendi yoluna bakmak istiyor. Her zaman yalnız kalmaya mecbur kalıyor. Zaten yalnızlık hastalığı da deniliyor madde bağımlılığına."
Bağımlılıktan kurtulma arayışı sırasında yakın bir akrabası vasıtasıyla Liman Ayık Yaşam Derneği yetkilileriyle tanıştığını aktaran Şahin, asla kalamam dediği yerde 3 aylık rehabilitasyon süreci yaşadığını belirtti.
Tedavi sürecinin ardından dernekte kaldığını ve belirli bir eğitim gördükten sonra danışmanlık görevini yürütmeye başladığını ifade eden Şahin, iyileştikten sonra müzik çalışmalarını evinde kurduğu stüdyoda sürdürdüğünü, çıkardığı "Oğuz uykusu" isimli albümünün hikayesini de bağımlılık dönemine dayandırdığını söyledi.
Bağımlılıkla geçen yıllarını bir uyku dönemi olarak gördüğünü belirten Şahin, albümüyle de yeniden başarılar elde ettiği bir hayatı anlatmak istediğini vurguladı.
"BANA İMKANSIZ DENİLEN HAYATI YAŞIYORUM"
Neslihan Şahin ise babasının kaybından çok etkilendiğini ve arkadaşlarının yönlendirmesiyle ilaç kullanmaya başladığını belirterek, "Her kız gibi ben de babasına çok düşkündüm. Babamın vefatından sonra zorlu bir sürece girdim. Sonra arkadaş çevremin 'Hadi gel, işte bunu iç, rahatlarsın, iyi gelir, biraz daha toparlarsın, iyi hissettirir' demesiyle birlikte medikal ilaçlara bağımlılığım gelişmeye başladı." ifadelerini kullandı.
Dernekteki rehabilitasyon sürecinin ardından yeni bir hayata başladığını dile getiren Neslihan Şahin, "Hem kendi süreçlerimizi hem hayatımızı yönetemezken şimdi arkadaşlarımızın, kardeşlerimizin süreçlerini yönetiyoruz. Ailemizin, evimizin süreçlerini de yönetebiliyoruz." dedi.
Kendi yaşadıklarının bağımlılıktan kurtulmanın mümkün olduğunu gösterdiğini belirten Şahin, "Ben, bana imkansız denilen hayatı yaşıyorum. O yüzden onlar da hiçbir şeyi imkansız olarak görmesinler. Çünkü bu hayattan kurtuluş var. Bizler bunun örneğiyiz." diye konuştu.
"GÖZETİMİMİZDE OLAN EVLERDE KALARAK HAYATLARINI DEVAM ETTİRİYORLAR"
Liman Ayık Yaşam Derneği Genel Koordinatörü Selçuk Sanrı ise madde bağımlılığıyla alakalı üç ay süren yatılı, ücretsiz ve ilaçsız rehberlik hizmeti verdiklerini söyledi.
Madde bağımlılığı duygu kökenli bir hastalık olduğu için ara ara nüksedebildiğini aktaran Sanrı, "Nüksetmeyle alakalı da o kardeşlerimiz tekrar derneğimize gelip bu rehberlik hizmetini aldıktan sonra hayatlarına devam ediyorlar. Bazıları da var ki hiç kimsesi olmayan, sokaklardan aldığımız. Bu kardeşlerimizle alakalı da istihdam boyutumuz var. Liman Ayık Yaşam Evleri. Onları meslek edindirip iş hayatına başlatıyoruz ve bizim gözetimimizde olan evlerde kalarak hayatlarını devam ettiriyorlar." şeklinde konuştu.
Bağımlılıkla mücadele ederken evlenmek isteyen bekar kişilerin aile kurmalarına da yardımcı olduklarını dile getiren Sanrı, şunları kaydetti:
"Oğuz'la Neslihan Hanım gibi. Bu bir örnek. Böyle beş altı kardeşimiz yuvalarını kurdular, huzurlu bir şekilde hayatlarına devam ediyorlar. Neslihan Hanım geldiğinde bazı ufak tefek sıkıntıları vardı. Onlardan arındı. Oğuz Hoca biraz daha ağır bir vakaydı. Çeşitli kimyasal maddeler de kullanıyordu. Güzel bir netice aldık. Güzel bir ayıklık süreci geçti. Güzel bir evliliğe vesile olduk. Şu an bir çocukları var. Çok da mutlu bir şekilde ailelerini devam ettiriyorlar."





