Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu (IFRC), Antalya'nın 9-20 Kasım'da ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31. Taraflar Konferansı'na (COP31) ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Açıklamada, "COP31'de bir araya gelen dünya liderlerine, iklim değişikliğinin giderek artan insani etkilerine karşı toplulukları daha iyi korumak amacıyla yatırımları acilen artırmaları çağrısında bulunuyoruz." ifadelerine yer verildi.

Dünyanın dört bir yanında aşırı sıcakların, sellerin, kuraklıkların ve fırtınaların hayatları, geçim kaynaklarını ve sağlığı tehdit ettiği vurgulanan açıklamada, bu durumdan en çok etkilenenlerin genellikle halihazırda yoksulluk, çatışma ve yerinden edilme sorunlarıyla karşı karşıya olan topluluklar olduğu kaydedildi.

Açıklamada, "Önümüzdeki aylarda daha şiddetli hava olaylarını beraberinde getirmesi beklenen güçlü bir El Nino olgusu göz önüne alındığında, toplulukları korumak ve hayat kurtarmak için hazırlık ve uyum süreçlerine yatırım yapmak her zamankinden daha kritik bir hal alıyor." ifadeleri kullanıldı.

IFRC ve Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) tarafından hazırlanan güncel bir analizin, doğa temelli çözümlerin iklim ve hava olaylarından kaynaklanan tehlikelerin şiddetini ortalama yüzde 31 oranında azaltabileceğinin ortaya konulduğuna işaret edilen açıklamada, analizin bu çözümlerin gelişmekte olan ülkelerin 2030'a kadar yıllık en az 148 milyar dolar, 2050'ye kadar ise yıllık 577 milyar dolar tutarındaki ekonomik kayıplarını önlemelerine yardımcı olabileceğini tahmin ettiği aktarıldı.

COP31'de sağlık ve refahın korunması, yerel topluluklara yatırım ve afetlerin önlenmesi olmak üzere üç öncelikli alanda harekete geçilmesi çağrısında bulunuldu.

"COP31'de hükümetlerden sadece taahhütte bulunmanın ötesine geçmelerini bekliyoruz"

Açıklamada görüşlerine yer verilen IFRC Genel Sekreteri Jagan Chapagain, pek çok topluluğun giderek şiddetlenen iklim risklerine karşı hazırlanmak için ihtiyaç duydukları destekten hala yoksun olduğuna vurgu yaptı.

Chapagain, "COP31'de hükümetlerden sadece taahhütte bulunmanın ötesine geçmelerini, özellikle en büyük risk altındaki grupların yaşamlarını, geçim kaynaklarını ve sağlıklarını koruyacak pratik çözümlere yatırım yapmalarını bekliyoruz. Bütçelerin baskı altında olduğu bir dönemde, hazırlık çalışmalarına yatırım yapmak sadece doğru bir adım değil, aynı zamanda felaketler yaşandıktan sonra müdahale için gereken maliyetleri de önemli ölçüde azaltabilir." değerlendirmesinde bulundu.