Rusya Başbakan Yardımcısı Tatyana Golikova'nın ofisinden paylaşılan bilgilere göre, geliştirilen yeni ilaç doksorubisin etken maddesini temel alıyor. Kanser hücrelerinin DNA yapısını bozarak etki eden mevcut formüllerin aksine, bu yeni formülün doğrudan tümörlü dokuyu hedef alacağı ve kemoterapinin bilinen en ağır yan etkilerinden olan kalp hasarını ciddi ölçüde azaltacağı belirtiliyor.
Daha güvenli ve hedefe odaklı bir tedavi sunması hedeflenen bu ilacın 2029 yılında tıp dünyasının kullanımına girmesi öngörülüyor.
YENİ AŞIYI 2027 KULLANACAKLAR
Tedavi sürecindeki bir diğer kritik yenilik ise St. Petersburg'daki Petrov Onkoloji Araştırma Merkezi tarafından geliştirilen CaTeVac aşısı oldu. Klinik öncesi laboratuvar testleri tamamlanan aşının, 2027 yılı itibarıyla ülkedeki sağlık kurumlarında uygulanmaya başlaması planlanıyor.
Geniş bir etki sahasına sahip olması amacıyla tasarlanan aşının ilk etapta yumuşak doku sarkomlarında, ilerleyen evrelerde ise melanom, böbrek kanseri, merkezi sinir sistemi tümörleri ve mevcut tedavilere yanıt vermeyen ileri evre solid tümörlerde kullanılması hedefleniyor.
KAPSAMLI KLİNİK DENEYLERDEN GEÇECEK
Rus bilim dünyasında heyecan yaratan bu gelişmelere karşın tıp uzmanları sürece temkinli yaklaşıyor. Her iki yöntemin de yaygın kullanıma girmeden önce kapsamlı klinik deneylerden geçmesi gerektiğine dikkat çeken uzmanlar, ilaç ve aşının etkinlik ile güvenilirlik profillerinin bağımsız uluslararası çalışmalarla teyit edilmesinin hayati önem taşıdığını vurguluyor





