Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, geride bıraktığımız çeyrek asırda ülkemizin sağlık altyapısını güçlendirdik. Modern şehir hastanelerimiz, gelişmiş tıp teknolojimiz ve fedakar sağlık çalışanlarımızla vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırdık." dedi.

Sağlık ve Adalet Bakanlıklarının işbirliğinde Sarıyer'deki otelde gerçekleştirilen Tıp ve Adalet Sempozyumu'nun açılışında konuşan Memişoğlu, bugün insan hayatına doğrudan temas eden iki temel alanın temsilcileri olarak buluştuklarını, sağlığın ve adaletin merkezinde insanın bulunduğunu söyledi.

Mesleklerinin, çalışma yöntemlerinin ve kullandıkları kavramların farklı olabileceğini belirten Memişoğlu, "Ancak hepimiz vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştırmak, haklarını ve iyilik hallerini korumak için çalışıyoruz. Bizleri aynı zeminde buluşturan, insanımıza karşı taşıdığımız bu ortak sorumluluktur." diye konuştu.

Bu nedenle sağlıkla adalet arasındaki işbirliğini çok kıymetli bulduğunu dile getiren Memişoğlu, "Bugünkü buluşmamızı da birbirimizin tecrübesinden yararlanmak ve insanımıza daha iyi hizmet etmek için önemli bir fırsat olarak görüyorum." ifadesini kullandı.

Memişoğlu, Türk medeniyetinde insanı yaşatmanın, hakkı gözetmenin ve emanete sahip çıkmanın büyük değer taşıdığına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, geride bıraktığımız çeyrek asırda ülkemizin sağlık altyapısını güçlendirdik. Modern şehir hastanelerimiz, gelişmiş tıp teknolojimiz ve fedakar sağlık çalışanlarımızla vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırdık. Ulaştığımız bu hizmet kapasitesini, insanımızın güvenini daha da güçlendirecek çalışmalarla ileriye taşımak istiyoruz. Bir hastanın kendisine uygulanacak tedaviyi anlayabilmesi, sorularına cevap bulabilmesi ve ihtiyaç duyduğunda hakkını arayabilmesi, bizim için son derece kıymetlidir. Bizler, hasta haklarının korunmasıyla sağlık çalışanlarımızın mesleki güvencesini, birbirini tamamlayan unsurlar olarak görüyoruz."

"Sağlık alanının bilgi birikimiyle hukuk alanının tecrübesi birbirini tamamlamaktadır"

Memişoğlu, sağlık hizmetinin her aşamasında yoğun emek ve büyük sorumluluk olduğunu, acil serviste, ameliyathanede ve yoğun bakımda görev yapan arkadaşlarının bilgilerini ve tecrübelerini insan hayatını korumak için kullandıklarını ve gece gündüz demeden çalıştıklarını anlattı.

Hekimliğin özünde diğerkamlığın, hastasının derdini kendi derdi bilmenin ve iyileşmesi için gayret göstermenin bulunduğuna dikkati çeken Memişoğlu, sağlık çalışanlarının mesleki birikimiyle birleşen bu adanmışlığın sağlık sisteminin en büyük gücü olduğunu ifade etti.

Kendilerinin de bu emeği desteklemek, hizmetin sürekliliğini temin etmek ve sağlık çalışanlarının haklarını koruyarak görevlerini gönül rahatlığıyla yapabilmelerini sağlamak için çalıştıklarını belirten Memişoğlu, şöyle konuştu:

"Sağlık hizmetlerinin hukuki yönünü değerlendirirken tıbbi süreçlerin bilimsel verilerle açıklanması ve her olayın kendi koşulları içinde ele alınması büyük önem taşır. Hukuki değerlendirmelerin tıbbi sürecin bütün yönlerini gözetmesi kadar, sağlık çalışanlarımızın da mesleki uygulamalarının hukuki çerçevesini açık biçimde öngörebilmesi önemlidir. Bu noktada sağlık alanının bilgi birikimiyle hukuk alanının tecrübesi birbirini tamamlamaktadır. Bir tıbbi müdahalenin beklenen sonucu vermemesiyle hukuki sorumluluk doğuran kusurun bulunması arasındaki ayrım titizlikle değerlendirilmelidir. Bu hassasiyet hem hasta haklarının korunmasına hem de sağlık hizmetinin güven içerisinde sürdürülmesine hizmet eder. Hukuki belirsizliklerin mesleki kararlar üzerinde oluşturabileceği kaygıları, defansif tıp olarak ifade edilen yaklaşımı, hizmetin işleyişi, kaynakların etkin kullanımı ve vatandaşlarımızın nitelikli sağlık hizmetine erişimi bakımından ele almalıyız. Sempozyum boyunca paylaşılacak görüşler, tıbbi ve hukuki kavramların ortak bir çerçevede ele alınmasına ve hukuki öngörülebilirliğin güçlenmesine katkı sağlayacaktır."

"Gayemiz, karşılıklı iletişimi güçlendiren bir yapı oluşturmaktır"

Hukukun, sağlık hizmetinin güven unsuru olduğuna işaret eden Memişoğlu, sağlık hizmetlerinin hukuki altyapısını sahanın ihtiyaçları doğrultusunda güçlendirdiklerini, göreve geldikleri günden bugüne yaklaşık 170 mevzuat düzenlemesini hayata geçirdiklerini söyledi.

Bu çalışmalarda bilimsel bilgiyi, ortak aklı ve istişareyi esas aldıklarının altını çizen Memişoğlu, "Hekimlerimizin, sağlık çalışanlarımızın, hukukçularımızın ve akademisyenlerimizin katkılarını çok kıymetli buluyoruz." dedi.

Sağlık çalışanlarının mesleki güvencesine yönelik önemli adımlardan birinin de Bakanlık bünyesinde oluşturulan Mesleki Sorumluluk Kurulu olduğunu vurgulayan Memişoğlu, "Kurulumuz, mevzuatla belirlenen kapsamda tıbbi işlem ve uygulamalara ilişkin soruşturma izni değerlendirmelerini yürütmektedir. Bu yapı, gerektiğinde uzman görüşlerinden de yararlanarak iddiaların tıbbi ve hukuki yönleriyle incelenmesine ve süreçlerin daha öngörülebilir biçimde yürütülmesine katkı sağlamaktadır." diye konuştu.

Memişoğlu, kamuda görev yapan sağlık meslek mensuplarının rücu sorumluluğuna ilişkin esasları da yeniden düzenlediklerini ve mesleki sorumluluk sigortalarının işlevselliğini artırmaya yönelik adımlar atarak sigorta teminat limitlerini güncellediklerini dile getirdi.

Sağlık Bakanı Memişoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

"Bütün bu çalışmalarımızda vatandaşlarımızın haklarını ve sağlık çalışanlarımızın mesleki güvencesini birlikte gözetiyoruz. Bu anlayışla, Sağlıkta Haklar ve İletişim Yönetmeliği hazırlıklarımızı da sürdürüyoruz. Hasta ve çalışan haklarına ilişkin düzenlemeleri tek çatı altında birleştireceğiz. Ayrıca hazırlık çalışmalarında sona geldiğimiz Bilgilendirilmiş Rızanın Elektronik Ortamda Alınması Hakkında Yönetmelik ile de aydınlatılmış onayların elektronik ortamda ve güvenli şekilde verilebilmesini sağlıyoruz. Sağlık çalışanlarımızın haklarına ilişkin başvuru ve iletişim mekanizmalarını kamu, özel ve üniversiteye bağlı sağlık kuruluşlarını kapsayacak şekilde genişleteceğiz. Çalışanlarımızın başvurularını yapabilecekleri ve süreçlerini takip edebilecekleri dijital platform oluşturacağız. Sağlık tesislerinde açacağımız hasta ve çalışan hakları iletişim birimleriyle hem vatandaşlarımızın hem de sağlık çalışanlarımızın başvurularının daha etkin değerlendirilmesini sağlayacağız. SABİM, CİMER ve bu birimlere iletilen başvuruları koordineli biçimde ele alarak mükerrer işlemleri önleyecek, değerlendirme süreçlerini hızlandıracağız. Gayemiz, vatandaşlarımızın ve sağlık çalışanlarımızın taleplerine daha hızlı cevap veren ve karşılıklı iletişimi güçlendiren bir yapı oluşturmaktır."

Düzenlemelerin uygulamadaki karşılığını yakından takip ettiklerini anlatan Memişoğlu, mevzuatın sahaya nasıl yansıdığını, gelişen ihtiyaçları ve hizmet süreçlerine ilişkin önerileri katılımcıların katkılarıyla birlikte değerlendirdiklerini söyledi.

Sempozyumdan beklentilerinin de bu yönde olduğunu dile getiren Memişoğlu, "İki gün boyunca paylaşılacak mesleki tecrübelerin ve bilimsel değerlendirmelerin, uygulanabilir önerilere dönüşmesini istiyoruz. Sağlık hizmetlerinin niteliğini artıracak ve kurumlarımız arasındaki işbirliğini güçlendirecek her fikir bizim için çok önemli. Sağlık Bakanlığı olarak sempozyumda ortaya konulacak görüş ve önerileri dikkatle değerlendireceğiz. Görev alanımızdaki yeni çalışmalarda bu birikimden yararlanacağız." ifadelerini kullandı.

"Sağlıklı Türkiye Yüzyılı'nı bilim, hakkaniyet ve ortak akılla hep birlikte inşa edeceğiz"

Sağlık alanında bilim ve teknolojinin hızla geliştiğine dikkati çeken Memişoğlu, yeni tedavilerin, dijital uygulamaların ve yapay zeka destekli modern sistemlerin hayata girdiğini, bu gelişmeleri vatandaşların yararına sunarken hukuki süreçleri, etik ilkeleri ve mesleki sorumlulukların da düşünülmesi gerektiğini söyledi.

Kamu kurumlarının, üniversitelerin, özel sektörün ve hukuk camiasının bu alandaki işbirliğini geliştirmeleri gerektiğini vurgulayan Memişoğlu, bugün kuracakları diyalogların yeni araştırmalara, eğitim çalışmalarına ve kalıcı işbirliklerine vesile olmasını diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde Sağlıklı Türkiye Yüzyılı'nı bilim, hakkaniyet ve ortak akılla hep birlikte inşa edeceklerini dile getiren Memişoğlu, başta Adalet Bakanı Akın Gürlek olmak üzere buluşmaya katkı sunan tüm kurumlara, yargı mensuplarına, akademisyenlere, hukukçulara, hekimlere ve sağlık çalışanlarına teşekkür etti.