(BERLİN) – Almanya Sosyal Demokrat Parti (SPD) Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, Türkiye-Almanya İşgücü Anlaşması'nın 65. yılında ilk kuşak Türk işçilerinin ülkenin kalkınmasına katkısını vurguladı. Karaahmetoğlu, göçmenlerin eşit haklara sahip olması ve ayrımcılığın sona ermesi çağrısında bulundu.
Karaahmetoğlu, Türkiye ile Almanya arasında 30 Ekim 1961'de imzalanan İşgücü Anlaşması'nın 65. yılı dolayısıyla açıklama yaptı. Karaahmetoğlu, Almanya'ya çalışmak için gelen ilk kuşağın ülkenin kalkınmasında önemli rol oynadığını belirterek, "65 yıl önce Almanya'ya gelen insanlara 'misafir işçi' denildi. Oysa onlar misafir değildi, bu ülkenin emektarlarıydı" dedi.
İlk kuşağın fabrikalarda çalışarak, yolların yapımında görev alarak ve ekonominin büyümesine katkı sunarak Almanya'nın gelişiminde önemli pay sahibi olduğunu vurgulayan Karaahmetoğlu, göçmen ailelerin sonraki kuşaklarının da bugün sağlık, eğitim, bilim, sanat, spor ve siyasette önemli görevler üstlendiğini ifade etti.
Göçmen kökenli insanların artık Almanya'nın ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Karaahmetoğlu, "Bir zamanlar yalnızca işgücüne ihtiyaç duyulan insanlar, bugün Almanya'nın ayrılmaz bir parçası. Aslında onlar ilk günden beri bu toplumun bir parçasıydı. Artık bunun tartışma konusu olmaktan çıkması gerekiyor" diye konuştu.
"AİLEMİN FEDAKARLIĞI OLMASAYDI, BUGÜN BURADA OLAMAZDIM"
Kendisinin de bir işçi ailesinin çocuğu olduğunu belirten Karaahmetoğlu, Rize'de doğduğunu, anne ve babasının daha iyi bir gelecek sağlamak amacıyla Almanya'ya gittiğini anlattı.
Bir süre Türkiye'de kardeşleriyle birlikte kaldıktan sonra 1979 yılında, 11 yaşındayken Almanya'ya geldiğini belirten Karaahmetoğlu, Hemmingen'de okula başladığını, Almanca öğrenerek yeni bir eğitim sistemine uyum sağladığını söyledi. Lise eğitiminin ardından hukuk fakültesini bitirerek avukat olduğunu ve bugün Federal Meclis'te milletvekili olarak görev yaptığını kaydeden Karaahmetoğlu, kendi hikayesinin yalnızca kişisel bir başarı öyküsü olmadığını, bunun çocuklarına daha iyi bir gelecek sunmak için büyük fedakarlıklar yapan bir kuşağın hikayesi olduğunu ifade etti.
Karaahmetoğlu, "Benim bugün Federal Meclis'te olmam, bir zamanlar Almanya'ya çalışmak için gelen annemin ve babamın hikayesinden bağımsız değildir. Onların fedakarlığı olmasaydı benim hikayem de olmazdı" dedi.
"GEÇMİŞTEKİ EMEĞİ HATIRLAMAK YETMEZ, EŞİTLİK SAĞLANMALI"
Göçmen kökenli insanların Almanya'ya katkılarının yıl dönümlerinde hatırlanmasının önemli olduğunu belirten Karaahmetoğlu, ancak asıl sorumluluğun günlük yaşamda eşit hakları ve fırsatları güvence altına almak olduğunu söyledi.
Milyonlarca insanın kökeni nedeniyle aidiyetinin sorgulanmasını ve isimleri yüzünden ayrımcılığa uğramasını eleştiren Karaahmetoğlu, göçmen kökenli insanların toplumun bir parçası olduklarını sürekli kanıtlamak zorunda bırakılmamaları gerektiğini vurguladı.
Karaahmetoğlu, "Bir toplumun parçası olmak için her neslin yeniden kendisini ispat etmesi gerekmemelidir. Asıl mesele, göçmen kökenli insanların ve gelecek kuşakların bu ülkede eşit fırsatlara, eşit haklara ve ayrımcılıktan uzak bir yaşama sahip olmasıdır" ifadelerini kullandı.





