Kentteki bir restoranda gazetecilerle bir araya gelen Beyazıt, dünyada yaşanan gelişmelere işaret etti.
Libya-Türkiye deniz yetki alanlarının belirlenmesine ilişkin muhtıraya da değinen Beyazıt, "Özellikle 'mavi vatan'ın perçinlenme hadisesidir. Onun için de dünyada kıpırdanmaların Avrupa'nın özellikle buna karşı durması Yunanistan'ın ve İsrail'in özellikle bu konudaki karşı duruşları çok tehlikeli bir pozisyondur diye düşünüyorum ve değerlendiriyorum. Ama Türkiye'nin ali menfaatleri, özellikle milletimizin bir ve beraber olması noktasında kıymetlidir diye değerlendiriyorum." ifadelerini kullandı.
Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın da son derece önemli olduğunu dile getiren Beyazıt, şöyle devam etti:
"İnşallah bu daha da genişleyerek bir İslam NATO'su haline çevrilir, dönüşür, bir savunma paktı, saldırı paktı asla değil bir savunma paktı gibi görev ifade eder. Dolayısıyla bu Orta Doğu'daki coğrafya vekalet savaşlarıyla, egemenlerin gelip burada istedikleri gibi sömürgelerini oluşturacakları, at oynayacakları bir olaydan çıkar, Türkiye'nin ve partner ülkelerin liderliğinde inşallah bir barış ve huzur adası haline gelmenin gayreti içinde olur. Onun için bu gelişmeler dünyada çok önemli gelişmelerdir diye düşünüyorum. Türk devletleriyle olan ilişkilerimizi zaten hepiniz izliyorsunuz. Ortak alfabeye geçmek, ortak yine istihbarat organlarını kurmak, ortak kültür olaylarını değerlendirmek son derece kıymetlidir. Bazı ufak tefek problemlerin olması her zaman bu bağımsız devletler noktasında düşündüğümüzde bunların hepsi normaldir diye özellikle altını çizmek istiyorum. Çünkü bizim kültür coğrafyamız ve özellikle bu coğrafyamız açısından biz hem Orta Doğu'yu hem Balkanları hem yine kültür coğrafyamız noktasında özellikle Türk devletleri teşkilatıyla beraber bu olayları deruhte etmenin gayreti içinde olacağız."
Beyazıt, fon meselesinin ortaya çıkmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konunun üzerine net bir tavırla gittiğini, adli soruşturmalar başlatıldığını, Devlet Denetleme Kurulu tarafından idari ve disiplin yönünden incelemeler yürütüldüğünü, ayrıca fon kurulu oluşturulduğunu belirtti.
Sürecin temel amaçlarından birinin mağdurların haklarının korunması ve zararlarının giderilmesi olduğunun altını çizen Beyazıt, özellikle zarara uğrayan küçük yatırımcıların mağduriyetlerinin telafi edilmesine yönelik adımlar atıldığını vurguladı.
Beyazıt, "Şunu size temin ederek söylüyorum. Asla ve asla devletten herhangi bir kuruş verilmemiştir, verilmeyecektir. Devletin hiçbir kuruşu buraya gitmeyecektir. Tamamen fon olayındaki insanların, bu manipülasyon yapanların paralarıyla bunların iadesi, ödemeleri yapılacaktır. Konuyla ilgili eğer SPK'nın İstanbul Borsası'nın vesair kurum ve kuruluşların problemleri varsa, sorumları varsa, görevi kötüye kullanmışlarsa, dolandırıcılık yapmışlarsa veya görev ihmali varsa bunlarla ilgili işlemlere de başlanılmıştır. Biliyorsunuz SPK başkanı atandı. Önceki iki SPK başkanı alındı. Borsa İstanbul ile ilgili adli soruşturma yapıldı." diye konuştu.
AK Parti'nin milletin yanında olduğunu, fonlar aracılığıyla manipülasyon veya dolandırıcılık yapanlara kim olduğuna bakılmaksızın gerekli cezai işlemlerin uygulanacağına işaret eden Beyazıt, Cumhurbaşkanının, parti tabanından ve vatandaşlardan gelen uyarı ve eleştirileri çok önemsediğini, halkın görüş ve değerlendirmelerinin kendileri için yol gösterici olduğunu sözlerine ekledi.



