Bilkent Şehir Hastanesi'nde 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası kapsamında, organ bağışı ve organ nakli konusunda toplumsal farkındalık oluşturmak için basın toplantısı düzenlendi.

Toplantıya, Bilkent Şehir Hastanesi Koordinatör Başhekimi Prof. Dr. Levent Öztürk, nakil birimlerinin sorumlu hekimleri, hastanede organ nakli gerçekleştirilen ve sağlığına kavuşan hastalar katıldı.

Prof. Dr. Öztürk, burada yaptığı konuşmada, Bilkent Şehir Hastanesinin Türkiye'nin ve Avrupa'nın en büyük eğitim ve araştırma hastanesi olduğunu belirterek, hastanede 4 bin 50 yatak ve 125 ameliyathanenin bulunduğunu bildirdi.

Hastanede 830 öğretim üyesinin görev yaptığını ifade eden Öztürk, "Hem nicelik hem de nitelik olarak oldukça kaliteli üst düzey hizmet veren bir hastaneyiz. Organ ve doku naklinde de tabii ki bu özelliklerimiz ön plana çıkıyor." dedi.

Prof. Dr. Öztürk, hastanenin hem akademik hem de fiziki alt yapısıyla 4 solid organ naklini gerçekleştirebilecek imkana sahip olduğunu belirterek, "Akciğer, kalp, karaciğer, böbrek naklini aynı anda yılın 365 günü organ bulunduğu takdirde yapabilecek fiziki alt yapıya sahibiz. Hastanemizde kornea nakli de gerçekleştiriliyor. Bu bizim için Bilkent Şehir Hastanesi için gurur verici bir durum." diye konuştu.

Öztürk, hastanede yapılan organ nakillerine ilişkin de şu bilgileri paylaştı:

"Açıldığından bu yana toplam 49 kalp nakli, 53 akciğer, 189 karaciğer, 243 böbrek nakli ameliyatı hastanemizde gerçekleştirildi. Hastalarımız bu sayede daha sağlıklı, kaliteli yaşam imkanına kavuştular. Bizim için tek hız kısıtlayıcı basamak yeterli organın bulunmaması. Organ bağışı olduğu takdirde fiziki imkanlarımız, hocalarımız her türlü nakli 24 saat ve 365 gün gerçekleştirme imkanına sahip."

Organ bağışının önemine işaret eden Öztürk, hastaların nakilden sonra daha sağlıklı konforlu bir yaşama kavuştuklarını dile getirdi.

"Organ bağışına bir vatandaşlık görevi gibi bakmalıyız"

Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Organ Nakli Müdürü Prof. Dr. Erdal Birol Bostancı ise organ naklinin canlıdan ya da kadavradan olmak üzere iki şekilde yapıldığını anlattı.

Karaciğer ve böbrekte canlıdan nakil yapılabildiğini ifade eden Bostancı, kalp ve akciğerde böyle bir durumun söz konusu olmadığını söyledi.

Canlı nakilde Türkiye'nin dünyada birinci sırada olduğuna dikkati çeken Bostancı, kadavradan nakil sıralamasında ise Türkiye'nin 46'ncı sırada yer aldığını belirtti.

Kalp Nakli Sorumlusu Prof. Dr. Ümit Kervan da akciğer ve kalp naklinin oldukça zor nakiller olduğunu vurguladı.

Kervan, Bilkent Şehir Hastanesi Yüksek İhtisas Kalp Damar Kliniğinin dünyada ilk kalp nakli yapılan merkezlerden biri olduğunu anımsatarak, "Kalp, akciğer naklinde tamamen ayrı bir kliniğimiz ve ekibimiz var. Aynı zamanda uluslararası eğitim merkeziyiz." dedi.

Prof. Dr. Kervan, kalp nakli listesinde bekleyen 1500'ün üzerinde hastanın olduğuna işaret ederek, "Türkiye'de 70-90 arasında kalp nakli yapılıyor. Bu oran beklenenin çok altında. Organ bağışına bir vatandaşlık görevi gibi bakmalıyız. Sağlık Bakanlığı bu konuda her türlü organizasyonu yapıyor. Biz de burada her türlü alt yapıya sahibiz." şeklinde konuştu.

Toplantıda, organ nakli yapılan hastalar da yaşadıklarını anlatarak, organ bağışı çağrısında bulundu.