GASTRONOMİDE HEDEF, ŞEHİRLERİ ULUSLARARASI ÇEKİM MERKEZİNE DÖNÜŞTÜRMEK

Türk gastronomi markalarının Londra pazarındaki varlığına ilişkin soruyu da yanıtlayan Bakan Ersoy, bu gelişmenin Türkiye'nin ürünlerinin tanıtımı açısından önemli olduğunu söyledi. Nitelikli gastronomi ürünlerine sahip olmakla bir gastronomi şehri olmanın farklı kavramlar olduğuna dikkati çeken Ersoy, uluslararası mutfakların doğru biçimde sunulduğu ve bu birikimin etkinliklerle desteklendiği şehirlerin güçlü birer gastronomi merkezi hâline gelebildiğini ifade etti. Türkiye açısından önceliklerinin şehirlerin bu niteliğe ulaşması olduğunu vurgulayan Ersoy, İstanbul'a bu doğrultuda önemli yatırımlar yaptıklarını ve sonuçlarını aldıklarını belirtti. İstanbul'un dünyanın önde gelen gastronomi şehirlerinden biri hâline geldiğini söyleyen Ersoy, elde edilen sonuçların yeni çalışmalar için motivasyon sağladığını kaydetti.

KÜLTÜR VARLIKLARININ İADESİNDE 14 ÜLKEYLE İŞ BİRLİĞİ

ABD'den 100 kültür varlığının Türkiye'ye iadesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ersoy, yurt dışına kaçırılan eserlerin tespit edilmesi ve mümkün olan en kısa sürede ülkeye kazandırılmasının en hassas oldukları konular arasında yer aldığını söyledi. Son sekiz yılda kaçakçılıkla mücadelede kurumsal kapasiteyi güçlendirdiklerini belirten Ersoy, ilgili yapıyı daire başkanlığı seviyesine çıkararak daha geniş bir kadroyla çalışmaya başladıklarını anlattı. Aralarında ABD'nin de bulunduğu 14 ülkeyle ikili protokol imzaladıklarını ifade eden Ersoy, bu iş birliklerinin iade süreçlerine olumlu yansıdığını vurguladı. Ersoy, geçmişte sekiz-dokuz yıl süren süreçlerin artık yedi-sekiz ay gibi sürelerde sonuçlanabildiğini söyledi. İadelerin arkasında çok sayıda kurum ve uzmanın katkı sunduğu yoğun bir uluslararası çalışma bulunduğunu belirten Ersoy, Manhattan Bölge Savcılığı ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi (HSI) ile yürütülen iş birliğine dikkati çekti. Kazı kayıtları, tanıklıklar ve bilimsel araştırmaların eserlerin kökeninin ve kaçırılma süreçlerinin ispatında belirleyici olduğunu anlatan Ersoy, Türkiye'nin bu alanda önemli bir uzmanlık kazandığını, başka ülkelerin de Türkiye'den danışmanlık aldığını ifade etti.

"KAÇAK MALIN AYIPLI MAL OLARAK KABUL EDİLMESİ LAZIM"

Kültür varlığı kaçakçılığının önlenmesinde uluslararası anlayışın değişmesinin önemine işaret eden Ersoy, kaçak eserlere yönelik talebin ortadan kaldırılması gerektiğini vurguladı. Ersoy, "Artık dünyada bu bir kabul olması lazım. Yani kaçak mal, ayıplı mal olarak kabul edilmesi lazım. Herkes tarafından dışlanması lazım." dedi. Bu yaklaşımın yaygınlaşmasının kaçak eserlerin alıcı bulmasını engelleyeceğini ve kaçak kazıları caydıracağını belirten Ersoy, ABD'den getirilen 100 kültür varlığının çok değerli eserler olduğunu söyledi. Eserlerin İstanbul Arkeoloji Müzelerinde sergilendiğini ifade eden Ersoy, ziyaretçileri bu kültür varlıklarını görmeye davet etti.

UZAK PAZARLARDA ULAŞIM KAPASİTESİ ARTIRILIYOR

2027'ye yönelik yeni pazar hedeflerine ilişkin soruyu yanıtlayan Ersoy, son sekiz yıldır kaynak pazar çeşitliliğini artırmaya odaklandıklarını belirtti. Kaynak pazarların çeşitlenmesinin turizm sektörünün krizlere karşı dayanıklılığını güçlendirdiğini vurgulayan Ersoy, yakın pazarlardaki güçlü konumlarını korurken uzak pazarlara öncelik verdiklerini söyledi. ABD, Kanada ve Çin'e yönelik çalışmalara değinen Ersoy, Kanada ile karşılıklı uçuş imkânlarının artırılmasına yönelik kararların ve Çin pazarındaki kapasite artışının bu açıdan önem taşıdığını ifade etti. Çin'de kapasitenin 21'den 49'a çıkarılmasına ilişkin kararın ardından ek uçuş imkânlarının eylül itibarıyla devreye girmeye başladığını belirten Ersoy, bu gelişmenin önümüzdeki dönemde pazardaki büyümeyi desteklemesini beklediklerini söyledi. Türk Hava Yollarıyla yakın çalıştıklarını belirten Ersoy, uzun menzilli uçakların teslimatlarının da uzak pazarlara erişimi güçlendireceğini kaydetti. Yeni Zelanda gibi uzun mesafeli uçuş noktalarına yönelik planlamalara değinen Ersoy, uzak pazarlar başta olmak üzere ulaşım ağını genişletmeyi hedeflediklerini ifade etti.

"DEPREM BÖLGESİ ÖNCELİKLİ NOKTALARIMIZDAN BİRİ"

Kahramanmaraş'a yönelik kültür ve turizm çalışmaları dolayısıyla teşekkür eden bir basın mensubuna da yanıt veren Bakan Ersoy, deprem bölgesinin öncelikleri arasında yer almaya devam edeceğini vurguladı. Şehirlerin yeniden ayağa kaldırılmasının yanı sıra ticaretin ve ekonominin canlandırılmasının da önemine dikkati çeken Ersoy, turizmin bu süreçte önemli bir katkı alanı olduğunu belirterek, "Biz de üzerimize düşeni en büyük fedakârlıkla yapacağız." dedi.

Haber Girişi Musa Talha Demirel - Editör