Hürriyet yazarları Mehmet Arslan, Güntekin Onay, Uğur Meleke ve Fırat Aydınus, Futbol Konseyi'nde bu hafta yaşananları masaya yatırdı.
1- Son 2 lig maçını 11 gol atarak kazanan Fenerbahçe’nin form durumunu ve Aston Villa deplasmanını nasıl değerlendiriyorsunuz?
MEHMET ARSLAN: MAÇ KAZANIRSIN AMA ŞAMPİYON OLAMAZSIN
Galatasaray için yazdığım olumlu şeyleri keşke Fenerbahçe için de yazıp söyleyebilsem... Evet Rize deplasmanında gollü kazandılar ama ne yazık ki temposuz bir takıma dönüştüler. Söylemeye dilim varmıyor ama bu futbol 1970’lerin futbolu. Böyle maç kazanabilirsiniz ama şampiyon olamazsınız. Bu temponun üstüne çıkmalı Fenerbahçe. Nerede 99 puanlı İsmail Kartal takımı, nerede bu sezonki takım.
FIRAT AYDINUS: DEFANSTA DİRENÇLİ, HÜCUMDA KONTROLLÜ
Fenerbahçe’nin gol atabilecek gücü var; asıl mesele, her ne kadar kendi liginde istediği sonuçları elde edemese de Aston Villa’nın hücum gücüne karşı göstereceği direnç olacak. Sarı lacivertliler oyunu yalnızca savunarak geçirmemeli ama kontrolsüz bir hücum anlayışıyla da rakibine alan bırakmamalı. Dengeli bir oyun, doğru geçiş hücumları ve orta sahanın alacağı rol, puan alma ihtimalini artıracak temel unsurlar.
GÜNTEKİN ONAY: SAVUNMADA HATA YAPMAMASI GEREKİYOR
Fenerbahçe’nin özellikle Kerem’in bu kadar formsuz olduğu bir dönemde gol yollarında problem yaşamıyor olması ve maçları farklı skorlarla kazanması önemli. Fenerbahçe, zorluk derecesi daha yüksek maçlarda problem yaşar mı, bunu zaman gösterecek. Aston Villa bu sezon Premier Lig’e iyi bir başlangıç yapamadı ve geride kalan haftalarda sadece bir maç kazanabildi. Özellikle takım savunmasında sorunları var. Fenerbahçe, Birmingham’da gol veya goller bulabilir. Ancak savunmada hata yapmaması, daha emniyetli ve sağlam bir oyunu tercih etmesi şart. Kadro yapısı da buna müsait.
UĞUR MELEKE: OĞUZ BÜYÜK MAÇLARDA BÜYÜK OYNUYOR
Fenerbahçe’nin bu sezon en çok umut verici tarafı Avrupa’da çok kritik maçlardan alnının akıyla çıkması. Lyon deplasmanı ve Roma maçlarında ortaya konulan performans, Devler Ligi için umut veriyor. Asensio’nun dönüşü, İrfan’ın form bulması o eksik on numara parçasının tamamlanması açısından olumlu. Ancak ben Birmingham’da Oğuz’un başlaması taraftarıyım. Geçen yıl Nottingham, bu sene Lyon deplasmanlarında gösterdi ki büyük maçlarda dizleri titremiyor, büyük oynuyor. Villa Park’ta Oğuz başlamalı.
2- Galatasaray’ın Kasımpaşa karşısındaki performansını ve bugün oynayacağı Barcelona maçındaki şansını nasıl görüyorsunuz?
UĞUR MELEKE: İRFAN SARALOĞLU'NUN SÖZLERİ DİKKAT ÇEKİCİYDİ
Maç sonrası İrfan Saraloğlu’nun kadrolarının çok derin olduğu, hiçbir bölgede eksikleri olmadığı yönündeki açıklaması dikkatimi çekti. Ancak Renato Nhaga ve Lesley Ugochukwu’yu çok kısıtlı kullandılar, kimse anlayamadı bu oyuncuların katkısını. Kaan Ayhan ve İlkay Gündoğan da kâğıt üzerinde varlar sadece. Bence merkez orta sahada sayısal olarak varlar ama derin değiller. Bunun sıkıntısını yaşıyorlar. Barcelona maçı için de, tüm Devler Ligi macerası için de Galatasaray umutluysa bence en büyük sebebi Victor Osimhen’in dönüşü. Bu maçı da tek başına çevirdi.
GÜNTEKİN ONAY: BARÇA'YI DURDURABİLMEK İÇİN GÜÇLÜ SAVUNMA ŞART
Galatasaray, kabul etmek gerekir ki, Osimhen olmadığı zaman bocalıyor. Ancak tüm sorunlara rağmen ligde liderlik koltuğunda oturuyor. Barcelona maçı bu sezonun en zor mücadelesi olacak. La Liga’da 8’de 8 yapan, rakiplerini kolay geçen, çok yetenekli ve formda bir ekip Barça. Galatasaray nasıl bir oyun seçecek, topun arkasında kalıp takım halinde savunmada mı kalacak yoksa ön alan baskısı mı yapacak, buna Okan Buruk karar verecek. Barcelona’nın topa sahip olmasını engellemek mümkün değil. Ancak arkada bıraktığı geniş alanları kullanmak mümkün. Leao, Osimhen, Sane, Barış Alper veya Yunus gibi süratli oyuncularla Galatasaray pozisyonlar bulacaktır. Ama sarı kırmızılıların özellikle bu sezon savunmada yaşadığı problemler ortada. Barcelona’yı durdurabilmek için çok güçlü bir savunma şart.






