Sezonun ilk haftalarında alınan sonuçlar da bu tabloyu destekliyor. Galatasaray, Erzurumspor karşısındaki 4-0’lık galibiyet dışında ligdeki diğer zaferlerini tek gol farkla kazandı. Bu durum, hem hücumdaki verimliliği hem de bazı oyuncuların formsuzluğunu gündeme taşıdı.

Eleştirilerin başında savunma kurgusu geliyor. Buruk, rakip ve skor fark etmeksizin ön alanda baskı konusunda ısrarcı. Trabzon’da da aynı yaklaşım sürdürüldü. Trabzonspor’un kendi yarı sahasında oyunu kabul edip hızlı çıkışlarla gol arayacağı baştan belli olmasına rağmen savunma hattı fazla öne alındı. Ortaya çıkan boşlukları Muhammed Salah değerlendirdi.

Benzer bir tablo Şampiyonlar Ligi’nde Sporting deplasmanında da görüldü. Galatasaray 1-0 öne geçtikten sonra oyun planını değiştirmedi, galibiyet için risk almaya devam etti ve 3-1 yenildi. “Bazen 1 puan da yeter” yaklaşımının göz ardı edildiği yorumları bu maçtan sonra da yapıldı.

Bir diğer eleştiri konusu ise Victor Osimhen’in sahada olmadığı karşılaşmalarda hücum alternatifinin yetersiz kalması. Osimhen’siz kurgulanan planın Trabzon’da da işe yaramadığı belirtiliyor.