Saldırgan, Danimarka'nın bölgesel yayın kuruluşlarından Politiken'e yaptığı açıklamada, hedef alınan şirkete ait en az üç hesabın aynı şifreyi kullandığını iddia etti. Ayrıca bu hesaplardan birinin yönetici hesabı olduğu öne sürüldü.
Danimarka'daki yetkililer, Eylül ayında gerçekleşen veri ihlalinde hayatta olan ve hayatını kaybetmiş kişiler dahil toplam 8.8 milyon kişinin ad, adres ve kimlik numaralarının açığa çıktığını doğruladı. Yetkililer ayrıca saldırganın, CPR sistemine erişim yetkisi bulunan özel bir şirketin hesabını kullanarak bu verilere ulaştığını bildirdi.
Kurum, hedef alınan şirketin adını açıklamazken Pays ApS şirketinin genel müdürü Sophie Laursen, 9 Ekim'de yaptığı açıklamada şirketin sisteme erişim yetkisinin kötüye kullanıldığını söyledi. Şirketin internet sitesi de daha sonra erişime kapatıldı.
Saldırgan, ortaya çıkan belgelere göre, 10 - 20 Eylül tarihleri arasında CPR sistemi üzerinde otomatik araçlarla yaklaşık 14 milyon arama gerçekleştirdi. Saldırıyı ise farklı bir kamu kurumu fark etti. Araştırma, Eğitim ve Dijitalleşme Bakanlığında çalışan bir personel, Pays ApS'nin normalden çok daha fazla arama yaptığını gösteren bir faturayı inceleyince durum ortaya çıktı.
Saldırgan, çaldığı bilgileri satmayı veya internette yayımlamayı planlamadığını iddia etti. Ancak bu açıklamanın doğruluğu teyit edilmiş değil.
'123456' EN ÇOK KULLANILAN ŞİFRELERDEN BİRİ
Geçen yıl yaklaşık 7.6 milyon hesabın '123456' şifresini kullandığı bildirildi. Bu sayı, en yaygın ikinci şifre olan '12345678'i kullanan hesapların sayısının iki katından fazla. Üçüncü sırada ise tahmin edilebileceği gibi '123456789' yer alıyor.
Danimarka'daki olay, özellikle hassas kişisel verileri işleyen kurum ve şirketlerde güçlü, benzersiz parolaların kullanılmasının ve erişim yetkilerinin düzenli olarak denetlenmesinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.




