İnsansız hava araçlarının savaş sahasındaki kullanım alanları genişlerken, farklı görevleri tek bir platform üzerinden yerine getirebilme kabiliyeti de önem kazanıyor. Keşif ve gözetlemenin yanı sıra taarruz görevlerinde de kullanılan insansız hava araçları, farklı sınıflardaki mühimmatlarla gerçekleştirilen testlerle hava muharebesindeki yeteneklerini geliştiriyor.

Bu kapsamda BAYKAR tarafından geliştirilen AKINCI TİHA’nın (Taarruzi İnsansız Hava Aracı) hava hedeflerine yönelik gerçekleştirdiği yeni atış testi, platformun farklı millî mühimmatları kullanabilme kabiliyetine bir yenisini ekledi.

Bu kapsamda yapılan testte Roketsan tarafından geliştirilen SUNGUR Hava Savunma Füzesi, hedef hava aracını tam isabetle vurdu. Test faaliyeti kapsamında Tekirdağ’da bulunan Çorlu Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nden kalkış yapan AKINCI, Karadeniz üzerindeki test sahasına intikal etti.

Sinop açıklarında icra edilen testte gökyüzünde seyreden hedef insansız hava aracı, AKINCI’dan ateşlenen SUNGUR mühimmatı tarafından isabetle vuruldu. Atış testinin başarıyla sonuçlanmasının ardından AKINCI, planlanan rotayı takip ederek tekrar Çorlu’ya geri döndü.

Bugüne kadar millî TİHA’nın geliştirme ve mühimmat entegrasyon faaliyetleri kapsamında Mini Akıllı Mühimmat (MAM-L, MAM-L TV, MAM-T, MAM-T IIR/TV, MAM-C), TOLUN mühimmat ailesi, TEBER-81, TEBER-82, LAÇİN, LGK-81, LGK-82, HGK-82, GÖKÇE Güdüm Kiti, GÖZDE Güdüm Kiti, KGK-82-SİHA, İHA-300 Süpersonik Füze, İHA-230 Süpersonik Füze, TV arayıcı ve lazer arayıcı başlıklı İHA-122 Süpersonik Füze ve ÇAKIR Seyir Füzesi başarıyla entegre edildi.

Farklı menzil, güdüm ve harp başlığı seçeneklerine sahip mühimmatları kullanabilmesi sayesinde AKINCI, geniş bir harekât ve taarruz kabiliyeti kazanıyor. Peki, SUNGUR gibi bir hava savunma füzesini kullanarak hava hedefini vurması, TİHA’ların hava muharebesindeki rolünün gelişimi açısından nasıl değerlendirilmeli?

Konuyu Güvenlik ve Psikolojik Harp Uzmanı, Emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ’a danıştığımda, Türkiye’nin insansız teknolojilerde kara, hava ve deniz unsurlarını aynı hedef doğrultusunda geliştirdiğini belirterek, farklı hava araçlarının ortak bir harekât konsepti içerisinde kullanılacağına dikkat çekti.

Başbuğ, “İnsansız teknoloji artık kara, hava ve deniz olmak üzere üç alanda da tek bir hedef doğrultusunda ilerliyor. Bunun dünyadaki en iyi uygulayıcılarından biri de şu anda Türkiye. Bu üç alanda eş zamanlı ilerliyoruz. Hava araçları içerisinde TİHA, SİHA ve KAAN gibi platformlardan oluşan bir görev grubunun oluşturulması, Türkiye’nin en büyük hedeflerinden biri” dedi.

Özellikle KAAN’ın havada bir harekât merkezi gibi kullanılmasının planlandığını belirten Başbuğ, farklı insansız hava araçları ve harp unsurlarının da bu yapı içerisinde birlikte görev yapacağını söyledi:

“KAAN’ı havada bir harekât merkezi gibi kullanıp, altında sürü dronları, TUSAŞ Aksungur’ları, TİHA’ları, SİHA’ları ve diğer harp araçlarını birlikte kullanma konsepti var. Türkiye bu çalışmaları yürütürken bir hedef daha ortaya koydu. Geliştirdiği platformların farklı mühimmatları kullanabilecek kabiliyete ulaşmasını hedefliyor. Yani Türkiye’nin ürettiği bir füzenin KAAN tarafından da BAYRAKTAR KIZILELMA tarafından da kullanılabilmesi amaçlanıyor. Burada ortaya konulan hedef ve konsept bu.”