NEW Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, dijital şiddetin sınır tanımadığını belirterek, uluslararası standartların güçlendirilmesi, iyi uygulamaların paylaşılması ve ilgili tüm paydaşlarla işbirliği yapılması gerektiğini söyledi.
Göktaş, BM 81. Genel Kurulu marjında New York'taki BM Genel Merkezi'nde düzenlenen "Teknoloji Kaynaklı Kadınlara ve Kız Çocuklarına Yönelik Şiddetle Mücadele" Temalı G77 ve Yükselen Ortaklar Bakanlar Yuvarlak Masa Toplantısı"nda konuştu.
Dijital teknolojilerin hayatı dönüştürürken kadınların istihdama, eğitime, bilgi ekonomisine ve karar alma süreçlerine erişim imkanlarını da artırdığına dikkati çeken Göktaş, "Ancak bu teknolojiler, kadınlara ve kız çocuklarına yönelik yeni şiddet biçimlerine de zemin hazırlayabiliyor." uyarısında bulundu.
Bakan Göktaş, kadınların ve kız çocuklarının güvenliğini gözetmeyen platformların ayrımcılık ve istismarın aracı haline gelebildiğine de işaret etti.
"Hızlı, kararlı ve etkili aksiyonlar almalıyız"
Çevrim içi tehditler, taciz, ısrarlı takip, mahrem görüntülerin istismar edilmesi ve kişisel bilgilerin kötüye kullanılmasının acil müdahale gerektiren küresel sorunlar olduğunun altını çizen Göktaş, "Yapay zekayla üretilen sahte görüntüler, kadınları ve kız çocuklarını tehdit etmek ve küçük düşürmek için de kullanılıyor. Mağdurların süregelen zarar ve tehditlere maruz kalmasını önlemek için hızlı, kararlı ve etkili aksiyonlar almalıyız." diye konuştu.
Göktaş, bu çerçevede mağdurları korumak, adalete erişimi sağlamak ve kadınlarla kız çocuklarını güçlendirmek için kapsamlı adımlar atılması gerektiğini belirterek, teknoloji şirketlerinin sorumluluklarının açıkça belirlenmesi, yükümlülüklere uyulmaması halinde yaptırımlar uygulanması ve etkili şikayet ve müdahale mekanizmalarının kurulması gerektiğinin önemine işaret etti.
Güvenlik ve insan haklarının dijital hizmetlere yön vermesi ve mevzuatın da gelişmelere ayak uydurması gerektiğinin altını çizen Göktaş, hukuka aykırı içeriklerin gecikmeksizin kaldırılması gerektiğini dile getirdi.
Bakan Göktaş, "Failler hukuki sonuçlarla karşılaşmalı; mağdurlar ise mahremiyetlerini koruyan ve hızlı destek sunan güvenli başvuru kanallarına erişebilmelidir. Yargıyı, kolluk kuvvetlerini ve sosyal hizmetleri güçlendirmeliyiz; böylece teknoloji aracılığıyla işlenen şiddetle daha etkili mücadele edebiliriz." değerlendirmesini yaptı.
"Türkiye'de kadınlara yönelik şiddete karşı sıfır tolerans anlayışıyla mücadele ediyoruz"
Göktaş, "Türkiye'de kadınlara yönelik şiddetin her türüyle sıfır tolerans anlayışı, güçlü mevzuat ve güncellenen politikalarla mücadele ediyoruz." ifadesini kullandı.
Dijitalleşme ve yapay zekanın "5. Ulusal Eylem Planı"nın yatay eksenlerinden birini oluşturduğu bilgisini veren Göktaş, Türk Ceza Kanunu'nun, özel hayata ait görüntü veya seslerin hukuka aykırı biçimde ifşa edilmesini ve ısrarlı takibini suç saydığını, elektronik araçlarla işlenen cinsel taciz için ise daha ağır cezalar öngörüldüğünü aktardı.
Göktaş, 6284 sayılı Kanun kapsamında, şiddetin hangi araçla gerçekleştiğine bakılmaksızın kadınları korumaya yönelik tedbirler alındığını da belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:
"Şiddet Önleme ve İzleme Merkezlerimiz mağdurun yanında oluyor ve korumayı güçlendirmek için teknolojiden yararlanıyor. 2018 yılından beri tehdit altında hisseden kadınlar, KADES mobil uygulaması aracılığıyla tek tuşla en yakın kolluk ekibinden yardım isteyebiliyor. Yüksek şiddet riskiyle karşı karşıya olan mağdurları ve failleri İçişleri Bakanlığımızla iş birliği içinde elektronik kelepçe sistemiyle takip ediyoruz. Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde siber suçlarla mücadeleye özgü bir birim oluşturuldu. Ulusal Eylem Planımız, dijital şiddet ve hakların korunmasına ilişkin yeni rehberler içeriyor. Şiddet mağduru kadınlar ve çocuklar için Dijital Güvenlik ve Medya Atölyeleri de öngörüyor."
Bakan Göktaş, genç kadınların ve kız çocuklarının dijital şiddeti tanımasına ve bu şiddete karşı nasıl hareket edeceğini öğrenmesine yardımcı olacak bir modülün de geliştirildiğini ifade etti.
Dijital okuryazarlığın ve farkındalığın güçlendirilmesinin kadınlar, kız çocukları, çocuklar, aileler, eğitimciler ve ilgili uzmanlar için büyük önem taşıdığının altını çizen Göktaş, "Dijital şiddet sınır tanımıyor. Uluslararası standartları güçlendirmeli, iyi uygulamaları paylaşmalı ve ilgili tüm paydaşlarla işbirliği yapmalıyız." şeklinde mesaj verdi.
Göktaş, Türkiye'nin, uluslararası iş birliğini genişletmeye ve deneyimlerini paylaşmaya hazır olduğunu belirterek böylece birlikte tüm kadınlar ve kız çocukları için daha güvenli ve eşit bir dijital gelecek inşa edebileceklerini söyledi.



