İstanbul’da Bağcılar İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin akademik ve uygulamalı boyutlarının ele alınması amacıyla 5-6 Kasım tarihlerinde “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Disiplinler Arası Kongresi” düzenleniyor. Kongre, farklı akademisyenleri, öğretmenleri ve eğitim yöneticilerini bir araya getirdi. Ankara, Marmara, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Hacettepe, Yıldız Teknik ve Manisa Celâl Bayar başta olmak üzere çeşitli üniversitelerden profesörler ve akademisyenlerin katıldığı kongre kapsamında, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin farklı disiplinler açısından değerlendirileceği 69 bilimsel bildiri sunulacak. Kongrenin açılışında konuşan Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hafize Keser, dünyada büyük bir değişim ve dönüşüm yaşandığını, yapay zekanın ardından insanlığı ‘süper zeka’nın beklediğine dikkat çekerek şunları söyledi:
TEKNOLOJİ KULLANANLARIN DA AKILLANMASI LAZIM
“Bu hızlı dönüşüm bizi endişelendiriyor. Çevremiz pek çok teknolojik cihazla donatıldı. Çocukların odaları uzay üssü gibi oldu. Okullarda da teknolojik ortamların giderek çoğalmasını bekliyoruz. Bilişim teknolojilerindeki bu gelişim bize pek çok olanak sunduğu gibi sorunlar da yaratıyor. Bu nedenle artık hem öğretmenlerin hem de velilerin sorumlulukları arttı. Kara tahta ile başlayan eğitim serüvenimiz akıllı tahtaya doğru gitti. Sonra akıllı sınıflar ve okullar gündeme geldi. Artık yapay zeka öğrencilerin ödevini de yapıyor tezini de yazıyor. Tüm bu akıllanmaları yaşıyoruz ama önemli olan kullananların akıllı ve bilinçli hale gelmesi. Aksi takdirde hepimiz teknolojinin esiri oluruz.
ÖĞRENCİLERİN GELİŞİMİ İÇİN OKULLA İŞ BİRLİĞİ
Pandemi süreciyle dijitalleşmede bir hayli ilerledik. Bu dönem, dijital okuryazarlık becerilerinin kazandırılması için de önemli bir fırsa oldu. Diğer yandan dijitalleşme sürecinde eğitim kurumlarının da sorumluluğu arttı. Son olarak da 15 yaş altına sosyal medya yasağı getiren yönetmelik çıktı ve 1 Kasım’da yürürlüğe girdi. Bu yasak özellikle velilere çok ciddi sorumluluk yüklüyor. Ebeveynlerin artık sadece sorun olduğunda değil öğrencilerin gelişimi için okulla iş birliği yapmaları gerektiğinin farkına varması gerekiyor. Bu çağda yetişen öğrenciler kendilerini teknolojinin ayrılmaz bir parası olarak görüyor ve onu hayatlarında destekleyici olarak kullanmak istiyor.”
HAYAT MATEMATİK VE FENDEN İBARET DEĞİL
Kongrenin açılışında konuşan İstanbul Valisi Davut Gül, eğitimin her dönemde farklı bir önceliğinin olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
“Her yılın öğrenme metotları farklı. İnsanoğlunun sık sık beklenti ve ihtiyaçları değişiyor. Kamunun görevi günceli takip ederek ihtiyaçlara karşılık gelebilecek yöntemleri çocuklara sunak. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile teknik boyutta bilgiye erişim ve becerilere dönük çalışmaların yapılması çok kıymetli. Bundan daha da önemlisi vicdanlı ve merhametli çocukların yetişmesine imkan sağlamak. Hayat sadece matematikten, fenden ibaret değil. Bu açıdan gençlerimizin hem çağın gerektirdiği yetkinlikte hem de vicdanlı ve merhametli bireyler olarak yetişmesini arzu ediyoruz.”
AÇIK UÇLU SORULAR DÜŞÜNMEYE ZORLUYOR
Bağcılar kaymakamı Abdullah Uçgun ise Türkiye Yüzyıl Maarif Modeli’nin 3’üncü yılına girdiğine dikkat çekerek, “Modelin öğretmenlerde, öğrencilerde ve velilerde nasıl karşılık bulduğunu merak ediyoruz. Bu merak, kongrenin gerçekleşmesine neden oldu. İki gün sürecek olan kongrede 94 bilim insanı modelin bugünün ve geleceğini tartışacak” dedi. İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür de, “Çocuklarımıza sunduğumuz açık uçlu sorular bu sistemin en önemli çıktısı. Açık uçlu soru, çocukları düşünmeye ve düşündüklerini doğru bir şekilde ifade etmeye zorluyor. Bu paradigma değişikliklerini hızlı yakalamak ve ilerleyen dönemlerde çocuklarımızın ve velilerimizin bilgilendirilmesi önemli. Açık uçlu ve düşünsel sorular hem çocukların hem de öğretmenlerin emeğini daha net bir şekilde ortaya koyuyor” diye konuştu.





