Erzincan'da 46 ortaokul öğrencisi, köy okulunda yapay zekadan robotik kodlamaya, üç boyutlu tasarımdan makine öğrenmesine kadar farklı teknoloji alanlarında uygulamalı eğitim aldı.

TÜBİTAK Bilim ve Toplum Başkanlığının kırsaldaki dezavantajlı okullara yönelik bu yıl ilk kez açtığı destek çağrısı kapsamında, Erzincan Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) öncülüğünde, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi işbirliğinde hazırlanan "Gelecek Yapay Zeka ile Güzelleşecek" adlı proje uygulamaya konuldu.

Proje kapsamında merkeze bağlı Yalınca köyündeki ortaokulda 3 gün boyunca teknoloji atölyeleri kuruldu.

Sekiz köyden taşımalı eğitimle gelen 46 öğrenci, 10 uzman eğitmenin görev aldığı atölyelerde akıllı sera tasarımı, görüntü işleme, makine öğrenmesi, robotik kodlama, ders materyali geliştirme ve üç boyutlu yazıcı kullanımı gibi alanlarda uygulamalı eğitim aldı.

Öğrenciler, eğitimler sayesinde yapay zeka ve robotik teknolojilerin günlük yaşamın yanı sıra tarım ve eğitim gibi alanlarda nasıl kullanılabileceğini uygulamalarla deneyimleme fırsatı buldu.

"Yapay zekayı kullanabilen bireyleri yetiştirmek zorundayız"

Proje koordinatörü ve Erzincan BİLSEM öğretmeni Hamza Albayrak, AA muhabirine, TÜBİTAK'ın kırsaldaki çocukların ihtiyaçlarına dönük yeni bir destek programı başlattığını, kurum olarak bu çağrıya özel bir çalışma hazırladıklarını söyledi.

Yapay zekanın tıpkı geçmişteki Sanayi Devrimi gibi köklü bir kırılma oluşturduğunu ifade eden Albayrak, şöyle konuştu:

"Yapay zeka hayatımızda daha birkaç yıl yer almasına rağmen birçok şeyi değiştirdi. Bugün yapay zekayı kullanabilen bireyleri yetiştirmek zorundayız çünkü gelecekte ihtiyaç duyduğumuz becerilerde bu araçları kullanan öğrenciler çok daha ön plana çıkacaktır. Bu anlayışla 10 etkinlikten oluşan bir program hazırladık. Projemizde akıllı sera tasarımından görüntü işleme ve makine öğrenmesine, robotik teknolojisinden ders materyalleri geliştirmeye ve üç boyutlu yazıcılara kadar geniş bir yelpazeyi çocuklara sunduk."

Albayrak, öğrencilerin teknolojiyi doğru kullandıkları zaman ne kadar güçlü olduğunu ve ne denli etki edeceğini fark etmelerini istediklerini belirterek, çocuklarla ders içi etkinliklerinde hem yapay zekanın güçlü yönlerini hem de olası risklerini tartıştıklarını dile getirdi.

"Köyde de yaşasalar bu imkanlara erişebileceklerini fark ettiler"

Öğrencilerin başlangıçta yapay zeka ve robotik kodlamayı kendilerine çok uzak ve asla ulaşamayacakları bir teknoloji olarak gördüğünü anlatan Albayrak, "Etkinliklerin sonunda ise doğru kullanımla bu araçları hayatlarının bir parçası kılabileceklerini anladılar. Köyde de metropolde de yaşasalar bu imkanlara erişebileceklerini fark ettiler." dedi.

Çağlayan beldesinden taşımalı eğitimle gelen 6. sınıf öğrencisi Çınar Gül de atölye çalışmalarının son derece verimli geçtiğini belirterek, "Burada robotlar yapıp resimler çiziyoruz ve üç boyutlu yazıcılarla tasarım yapıyoruz. Yapay zeka geliştikçe uçan arabalar, çalışan robotlar hayatımıza girebilir hatta robotlar köyde çalışan çiftçiler de olabilir. Babamın çiftliği ve restoranı var, robotlar babama oralarda yardım edebilir." diye konuştu.

"Telefonları sadece eğlence için değil, faydalı alanlarda değerlendireceğiz"

Öğrencilerden 11 yaşındaki Devrim Güney Çolak ise edindikleri bilgilerin teknolojiye bakış açılarını bütünüyle değiştirdiğini ifade etti.

Çolak, "Yapay zekanın ne işe yaradığını öğrendik. Artık telefonlarımızı sadece eğlence için değil, yapay zekayı kullanarak faydalı alanlarda değerlendireceğiz. Örneğin yapay zekayla seralar kurulup içi ölçülebilir ve uyarı bildirimi gönderilebilir. Kişi teknolojiyi dikkatli kullanırsa bir tehlike doğmaz. Biz teknolojiyi dikkatli ve güzel kullanmalıyız." değerlendirmesinde bulundu.

Livan Eren de bir köy okulunda bu düzeyde bir eğitim almaktan memnuniyet duyduğunu vurgulayarak, "Öğretmenlerimiz sayesinde yapay zekayı kullanarak bitkilerin sağlık durumunu tespit etmeyi ve üç boyutlu yazıcı çalıştırmayı öğrendik. Bunun yanında teknolojideki her kaynağa güvenilmemesi gerektiğini, sosyal medyada kişisel bilgilerin paylaşılmasının doğuracağı güvenlik açıklarını ve internetteki dolandırıcılık risklerini konuştuk. Teknoloji doğru kullanıldığında sağlıkta, ekonomide ve savunmada çok büyük faydalar sağlayabiliyor." ifadelerini kullandı.