Üsteğmen Ceren Sancak, son yıllarda hızla gelişen yapay zeka teknolojilerini, akıllı algoritmaları, sohbet robotlarını ve dijital terapist uygulamalarını "dijital dost" haline getiren kullanıcıları uyardı.
Kullanımı yaygınlaşan yapay zeka uygulamalarında güvenliğin önemine işaret eden Sancak, kullanıcıların farkında olmadan kendi elleriyle bu tür uygulamalara kişisel bilgilerini vermesinin güvenlik riskleri barındırdığına dikkati çekti.
"Asıl mesele, yapay zekanın bize ne verebildiğinden çok bizim ona ne verdiğimizi bilmek"
Yapay zeka uygulamalarını kullanırken dikkat edilmesi gereken en önemli hususlardan birinin uygulamaları bilinçli kullanmak olduğunu ifade eden Sancak, "Yapay zeka sesimizi taklit edebiliyor, yüzümüzü değiştirebiliyor, sorularımıza cevap verebiliyor. Peki biz onu kullanırken, farkında olmadan kendimizle ilgili ne kadar bilgiyi paylaşıyoruz? Asıl dikkat etmemiz gereken nokta da burada başlıyor." diye konuştu.
Özellikle kişisel veriler konusunda çok dikkatli olunması gerektiğinin altını çizen Sancak, şunları söyledi:
"Bugün bir fotoğrafı düzenletmek, bir belgeyi özetletmek ya da bir soruya cevap almak için yapay zeka uygulamalarını kullanıyoruz. Fakat bazen farkında olmadan kişisel bilgilerimizi de bu sistemlere yüklüyoruz. Burada vatandaşlarımıza çok basit bir soru öneriyoruz. 'Ben yapay zekadan ne alıyorum?' kadar, 'Ben yapay zekaya ne veriyorum?' diye de düşünelim. Yapay zekadan korkmamalıyız ancak onu bilinçli kullanmalıyız. Çünkü bugün asıl mesele, yapay zekanın bize ne verebildiğinden çok bizim ona ne verdiğimizi bilmek."
Söz konusu uygulamalara gönderdiğimiz bir fotoğraf karesinin bile düşünüldüğünden çok bilgi taşıdığını aktaran Sancak, "Kimlik bilgilerimizi, banka ve kart bilgilerimizi, şifrelerimizi, doğrulama kodlarımızı, özel yazışmalarımızı ve kişisel belgelerimizi gelişigüzel paylaşmamalıyız." uyarısında bulundu.
Sancak, "Fotoğrafta sadece yüzümüz değil bulunduğumuz yer, evimizin içi, çalıştığımız ortam, çocuklarımız ve günlük hayatımıza ilişkin pek çok ayrıntı da görülebilir. Bu nedenle paylaşmadan önce bir kez daha düşünmek, siber güvenliğin en önemli adımlarından biridir." diye konuştu.
"'Ücretsiz' yazıyor diye bedel ödemediğimizi düşünmemeliyiz"
Bir uygulamayı kullanmadan önce hangi verilerin toplandığının, bu verilerin neden istendiğinin ve nasıl kullanıldığının bilinmesi gerektiğini söyleyen Sancak, uygulamayı kullanmadan önce yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:
"Mümkünse uygulamanın gizlilik ve veri ayarlarını incelemeli, verilerimizin model eğitiminde kullanılmasına ilişkin seçenekleri kontrol etmeliyiz. Kısacası, 'ücretsiz' yazıyor diye bedel ödemediğimizi düşünmemeliyiz. Bazen ödediğimiz bedel kişisel verilerimiz olabilir.
Yapay zeka, kötü niyetli kişiler tarafından kullanıldığında dolandırıcılık ve sosyal mühendislik yöntemlerini daha inandırıcı hale getirebiliyor. Örneğin daha önce kolayca fark edilebilen sahte mesajlar artık çok daha profesyonel hazırlanabiliyor. Kişiye özel içerikler oluşturulabiliyor. Bunun yanında ses ve görüntü taklitleri de vatandaşlarımız açısından yeni bir risk oluşturuyor. Dolayısıyla artık 'mesaj düzgün yazılmış, demek ki gerçektir' veya 'sesini tanıyorum, demek ki gerçekten o' şeklinde düşünmemeliyiz."
"Yapay zekayı dertleşme aracı olarak görmemeliyiz"
Kullanıcıların özellikle çocukların yapay zekayı zaman zaman sadece bir teknoloji değil, bir arkadaş veya danışman gibi görebildiğini ifade eden Üsteğmen Ceren Sancak, şöyle devam etti:
"Yapay zekayı dertleşme aracı olarak görmemeliyiz. Yapay zekaya sorduğumuz her sorunun verdiğimiz her bilginin ya da oradan aldığımız cevapların hiçbir zaman silinmeyeceğini unutmamalıyız. Burada ailelerin de rolü çok önemli. Çocuklara sadece 'yapay zeka kullanma' demek yerine, 'yapay zekaya hangi bilgileri vermemelisin?' sorusunun cevabını öğretmeliyiz. Çocuğumuzun fotoğrafı, okul bilgileri, adresi, arkadaşları veya ailesiyle ilgili özel bilgiler kontrolsüz şekilde paylaşılmamalı. Çocuklarımızı dijital dünyada yalnız bırakmamalı, onlara rehberlik etmeliyiz."
Yapay zekanın çok güçlü bir araç olduğunu ama yanılmaz olmadığını vurgulayan Sancak, yapay zekanın kullanıcılarına oldukça emin bir ifadeyle yanlış veya eksik bilgi verebileceğini söyledi.
Özellikle sağlık, hukuk, finans ve güvenlik gibi kritik konularda yapay zekanın verdiği bilgilerin güvenilir kaynaklardan doğrulanması gerektiğini savunan Sancak, "Yapay zeka bize yardımcı olabilir ancak bizim yerimize düşünmemeli." dedi.
"Yapay zeka bize çok şey söyleyebilir ama biz ona her şeyi söylemek zorunda değiliz"
Yapay zeka uygulamalarını güvenli kullanmak için birkaç basit kuralı uygulamanın yeterli olacağını söyleyen Üsteğmen Sancak, şunları sıraladı:
"Aslında birkaç basit kuralımız var. Paylaşmadan önce düşünün. Uygulamaların istediği izinleri kontrol edin. Özel ve kişisel bilgilerinizi gelişigüzel yüklemeyin. Gördüğünüz, duyduğunuz veya yapay zekanın söylediği her şeyi doğrulayın. Para, şifre veya doğrulama kodu isteyen kişilere karşı mutlaka farklı bir kanaldan teyit yapın ve en önemlisi, çocuklarımızı dijital dünyada yalnız bırakmayalım."
Yapay zekayı bilinçli ve güvenli kullanmak gerektiğinin altını çizen Üsteğmen Ceren Sancak, sözlerini şöyle tamamladı:
"Siber güvenlik sadece güçlü şifre kullanmak veya antivirüs programı kullanmak değil. Artık hangi bilgiyi, kiminle ve hangi uygulama üzerinden paylaştığımızı da bilmek zorundayız. Şunu unutmayalım. Yapay zeka bize çok şey söyleyebilir ama biz ona her şeyi söylemek zorunda değiliz. Düşünelim, sorgulayalım, doğrulayalım ve kişisel verilerimizi koruyalım."






