Acılı anne, Meta uzlaşısı için “Bu küçük bir zaferdi. Büyük bir zafer değil” dedi, “Bu uzlaşmayla çocuklar için yapılması gerekenlerin sonuna gelmedik. Bence, ebeveynlere sanal medyada çocuklarının hesapları üstünde tam kontrol hakkı tanınana kadar gerçek bir değişim göremeyeceğiz” diye ekledi.
Dava sürecinde Mark Zuckerberg’e “yalancısın” diye seslenen Shannon Heacock, uzlaşı sonrasındaki mesajını da paylaştı: “Ona mesajım şu: Kendi çocuklarınızın bile bu platformları kullanmasına izin vermiyorsunuz ama çocuklarımızın sizin platformlarınıza bağımlı olmasını istiyorsunuz. Bizden bir şey aldınız. Onlar bizim dünyamızdı.”
Yaşasaydı oğlunun gelecek sene 18 yaşına gireceğini hatırlatan Shannon Heacock, “Harika bir gençti. Yakında 18. yaş günü geliyor. Elijah ikizdi, yani şu an ikisi de araba kullanıyor olacaktı. Eminim kimin ne zaman direksiyona geçeceği konusunda sürekli tartışacaklardı… Sizi güldürürdü, ağlatırdı, "Bu nereden çıktı?" diye düşündürürdü. Sürekli yeni yeni fikirler üretirdi. Çok ama çok, çok seviliyordu… Yokluğunu derinden hissediyoruz” dedi.
Heacock, oğlunun hayatını kaybettiği geceyi de şöyle anlattı:
“O gece büyük bir maç için hazırlık yapıyorduk. Basketbol maçıydı… Saat geç olmuştu; ben de onu yatması için odaya gönderdim. Normalde, neredeyse yüzde 99’unda, geceleri telefonlarını benim odama bırakırlardı. Ama o gece bırakmadılar. Bu suçluluk duygusunu hala taşıyorum. O gece çok yorgundum. Sadece bu… Anladığımız kadarıyla her şey 150 mesajla gerçekleşti. Yapay zeka kullandılar, fotoğraflar oluşturup tehdit ettiler… Ve sadece 20 dakika içinde oğlumuzu kaybettik.”
Bu sürecin sanal medya platformu tarafından engellenebileceğini vurgulayan Shannon Heacock, “Bakın ben Mark’ın platformlarından birine girip bir kişiye "aptal" desem... Muhtemelen engellenirdim, değil mi?” diye sordu.
“Elijah kendi hayatına son verdi ama aynı zamanda Elijah buna zorlandı. Bu nedenle Elijah ölmedi, öldürüldü diyorum. Kendi canına kıymadı. Hatta ölüm belgemizde bile bu durum bir cinayet olarak kaydedildi” diyen Heacock, Meta’nın başındaki isim Mark Zuckerberg’in de sorumlu olduğunu söyledi:
“Yetişkinlerin, küçük yaştaki çocuklarla iletişime geçmesini engellemek Mark Zuckerberg’in sorumluluğunda. Elijah 16 yaşındaydı. Kendi kararlarını alabilecek yaştaydı, evet. Ama şunu bilmelisin Mark; bu tür olayların yaşanmasına sen izin veriyorsun. Biliyorsunuz, biz burada oturup bir gazlı içecekten bahsetsek, kısa süre sonra Facebook’umuzda ya da telefonlarımızda o içecekle ilgili reklamlar karşımıza çıkar. Mark ve şirketi, ne yaptıklarını biliyorlar, bunun gayet farkındalar. Sorumluluk alması için daha kaç çocuğun hayatını kaybetmesi gerekiyor?”
Çocukların sanal medya kullanımının tamamen anne babaların denetiminde olması gerektiğini söyleyen Shannon Heacock, yaş kısıtlamalarının yeterli olmadığını vurguladı: “Biz sadece çocukları korumaya çalışıyoruz. Yaş sınırlarının yeterli olduğunu düşünüyor muyum? Hayır. Bence yeterli değil. Çünkü çocuklar yalan söyleyebilirler. Dürüst olalım; "Doğum tarihim şu" diye yalan söyleyecekler. Benim çocuğumun fotoğraflarıyla yaptıkları gibi, bir kimliği de kolayca sahte bir şekilde düzenleyebilirler. Başka bir yaşta olduklarını iddia edebilirler.”
Oğlunu sanal medya platformu nedeniyle kaybettiğini söyleyen Shannon Heacock’un anne-babalar ve çocuklara da çağrıda bulundu: “Aileler çocuklarıyla konuşsun. Bu, bizim kendimizi içinde bulduğumuz bir savaş. Hedeflerinde çocuklarımız var, biz değil. Bu nedenle onlarla her şeyi açık açık konuşun. Mesela çocuğunuz bir fotoğraf mı gönderdi bunu konuşun. Onlara kızmayın. Kendinize de kızmayın. Bu herkesin başına gelebilir. Bizim çocuklarımızın, sizin çocuklarınızın, tüm çocukların başına gelebilir. Çocuklara da şunu söylemek isterim. Anne babalarınıza gitmekten çekinmeyin; çünkü o kötü niyetli insanlar sizlerin hayatını mahvedemez. Onlar sadece paranın peşinde. Ve bizler, anne babalar sizleri onlardan koruyabiliriz, koruyacağız…”






