Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, CNN Türk ABD Temsilcisi Yunus Paksoy'un sorularını yanıtladı.

Bakan Kacır, Birleşmiş Milletler Genel Kurul toplantılarının, ABD'den ve dünyanın farklı ülkelerinden gelen iş dünyası temsilcileriyle bir araya gelmelerine vesile olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında Türkiye-ABD Yatırım Zirvesi'nin nihai toplantısını gerçekleştirdiklerini belirten Kacır, öncesinde diğer bakanlarla birlikte kendi alanlarındaki yuvarlak masa toplantılarına katıldıklarını anlattı. Kacır, bu toplantılarda yatırımcıların beklentilerini ve Türkiye ile bölgeye ilişkin planlarını doğrudan öğrenme, Türkiye'nin vizyonunu da yatırımcılarla paylaşma fırsatı bulduklarını ifade etti.

Türk-Amerikan İş Konseyi ile düzenlenen ileri teknolojiler ve sanayi yuvarlak masa toplantısında Amerikan şirketleriyle bir araya geldiklerini söyleyen Kacır, bulut, veri merkezleri ve yapay zeka gibi başlıklarda Türkiye'nin yatırım planlarına ilişkin çalışmalarını paylaştıklarını belirtti.

Yatırımcıların Türkiye'ye ilgisinin her yıl arttığını ifade eden Kacır, dünyadaki jeostratejik gelişmelere, devam eden çatışmalara ve Türkiye'nin çevresindeki ülkelerin yaşadığı sorunlara işaret etti. Kacır, “Türkiye'nin bir istikrar adası olarak yoluna güçlü şekilde devam etmekte olması, yatırımlarla buluşma konusunda yeni bir imkan ortaya koyuyor” dedi. Yatırımcıların da planlarını daha fazla Türkiye'ye yönlendirmek için gayret gösterdiğini söyledi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak gelecek dönemde veri merkezi ve yapay zeka yatırımlarını önemsediklerini vurgulayan Kacır, yapay zekanın elektrik ve internetin oluşturduğundan daha büyük bir değişime yol açabileceğini belirtti. Kacır, “Türkiye olarak kendi altyapımızı kurmak, kendi kabiliyetlerimizi geliştirmek ve mümkün olduğunca uluslararası iş birliklerini ve yatırımları da ülkemize kazandırmak arzusundayız” diye konuştu.

Yapay zekanın yalnızca birkaç sektörü değil, hayatın neredeyse tüm alanlarını etkileyebileceğini söyleyen Kacır, teknolojinin mevcut kabiliyetleri ve gelecekte ulaşabileceği seviye hakkında dünyada farklı görüşler bulunduğunu ifade etti. Uluslararası mutabakat sağlanmadığında yaşanabilecekler için nükleer teknolojiyi örnek gösteren Kacır, bunun yaklaşık 80 yıl önce büyük ölçekli bir savaş aracı olduğunu hatırlattı.

Teknolojik kabiliyetlerin insanlık yararına geliştirilmesi için ortak bir mutabakat oluşturulması gerektiğini belirten Kacır, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 81. toplantısında dünyaya şu çağrıyı yaptığını aktardı: “Gelin, yapay zeka konusunda Birleşmiş Milletler Yapay Zeka Sözleşmesi sürecini hızlandıralım, bir ortak noktada mutabakata erişelim.”

Türkiye'nin yapay zekanın güvenlik boyutunu ve doğurabileceği riskleri dikkate aldığını, bu alandaki milli tedbirlerini güçlendirdiğini söyleyen Kacır, teknolojinin sağlayacağı fırsatlara da odaklandıklarını belirtti. Türkiye'nin genç ve dinamik nüfusuna, yüksek teknoloji ve yapay zeka adaptasyonuna ve geniş sektörel portföyüne dikkat çeken Kacır, Çin'den Avrupa'nın ortasına uzanan kuşakta Türkiye'nin ürün ve ihracat pazarı çeşitliliği açısından önde gelen ülke olduğunu ifade etti.

Sağlık ve eğitim alanlarındaki güçlü kamu altyapısının yapay zeka imkanlarıyla buluşturulması halinde verimliliğin artırılabileceğini belirten Kacır, bu fırsatlara yapay zeka eylem planında öncelik verdiklerini söyledi. Kacır, “Kamunun sahip olduğu veri setlerini yapay zeka geliştiricilerine açacağız. En az 2 bin kamu veri setini, yapay zeka geliştiricileriyle birlikte yeni nesil teknolojilere, ürünlere ve hizmetlere dönüştüreceğiz” dedi.

Türkiye'nin veri ve hesaplama altyapısında güçlü olması gerektiğini vurgulayan Kacır, ülkenin güçlü bir enerji altyapısı ve bu alanda tecrübesi bulunduğunu belirtti. Gelecek dönemde yapay zeka büyüme bölgeleri oluşturacaklarını ifade eden Kacır, sürdürülebilir enerji tedarikiyle ulusal ve uluslararası yatırımları bu bölgelerde bir araya getireceklerini söyledi.

“100 BİN YAPAY ZEKA PROFESYONELİ YETİŞTİRECEĞİZ”

Yapay zeka alanında insan kaynağına öncelik verdiklerini belirten Kacır, hedeflerini şu sözlerle anlattı:

“İki yılda 5 milyon vatandaşımıza yapay zeka okuryazarlığı eğitimleri vereceğiz, 100 bin yapay zeka profesyoneli yetiştireceğiz ve bunların en az 10 bininin ileri seviyede uzmanlık eğitimlerini tamamlamasını sağlayacağız.”

"BU ALANDA BİR TEKNO BLOKLAŞMA YAKLAŞIMINI BENİMSEMİYORUZ"

Türkiye'nin uluslararası ittifakları da önceliklendireceğini söyleyen Kacır, bu alanda teknolojik bloklaşmayı benimsemediklerini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda dile getirdiği gibi Türkiye'nin yapay zekanın yeni bir kutuplaşma konusu olmasını istemediğini belirten Kacır, yapay zekanın ortak bir çerçevede geliştirilmesini ve insanlık yararına kullanılmasını hedeflediklerini söyledi. Türkiye'nin bu yöndeki girişimlere güçlü destek verdiğini kaydetti.

Bu alandaki fırsatları değerlendirmek istediklerini belirten Kacır, Birleşmiş Milletler toplantıları kapsamında hem iş dünyasıyla görüştüklerini hem de uluslararası girişimleri hayata geçirdiklerini söyledi. Kacır, en az gelişmiş ülkeler için yeşil sanayileşme başlangıç toplantısını çok sayıda ülkenin ve uluslararası finans kuruluşunun katılımıyla gerçekleştirdiklerini anlattı.

Birleşmiş Milletler'de “en az gelişmiş ülkeler” tanımının 55 yıl önce yapıldığını hatırlatan Kacır, o dönemde bu kategoride 25 ülke bulunduğunu söyledi. Aradan geçen sürede bu ülkelerin yalnızca 8'inin bir üst kategoriye çıkabilecek gelişmeyi kaydettiğini, kategoriye yeni ülkelerin de eklendiğini ifade etti. Kacır, “Bugün dünyada 44 en az gelişmiş ülke var. Bunların nüfusu 1,2 milyar; dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 14'ü. Fakat dünya ekonomisinden elde edebildikleri katma değer payı sadece yüzde 1 seviyesinde” dedi.

"YAPAY ZEKADA GELİŞİMİN HIZINDAN ÇOK İSTİKAMETİ ÖNEMLİ"

Yapay zeka gibi teknolojilerin gelişmiş ülkelerin yanı sıra gelişmekte olan ve en az gelişmiş ülkeler için de değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Kacır, “Yapay zekada gelişimin hızından çok istikameti bizce önemli. Bu istikameti insanlık ailesinin ortaklaşa tayin etmesi çok önemli” ifadelerini kullandı.

Diğer ülkelerin de bu konuda farkındalık kazanmasını umduğunu söyleyen Kacır, Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde küresel adalet ve insanlık yararına yaklaşımlarda öncü rol üstlenmeyi sürdüreceğini belirtti.