Çalışanların ifadelerine göre yöneticiler, reşit olmayan kullanıcıların canlı yayınlarda görünmesi ve bu durumun istismar amacıyla kullanılabilmesi konusunda bilgilendirildi.

Daha önce ortaya çıkan bir haberde ise izleyicilerin uygulama içi hediyeler gönderebildiği TikTok Live yayınlarında gençlerin uygunsuz içeriklere yöneldiği aktarılmıştı. Çalışanlar, şirket kuralları gereğince reşit olmayanların bu yayınlarda yer almasını yasaklamasına rağmen, çocukların bulunduğu canlı yayınlardan gelir elde edildiği konusunda uyarılarda bulunmuş.

Belgelerde ebeveyn denetimi ve yaş doğrulama sistemlerindeki eksiklikler de yer aldı. İddialara göre bazı kullanıcılar Facebook, Instagram veya Google hesaplarıyla kayıt olurken yaş kontrollerini aşabiliyordu. Ayrıca gençlerin, ebeveynlerin hesapları denetlemesini sağlayan Family Pairing özelliğinden ayrılmasına izin veren gizli bir bağlantının bulunduğu da öne sürüldü.

TikTok, Engadget'a yaptığı açıklamada mahkeme belgelerinde yer alan olayların dava avukatları tarafından seçilerek sunulduğunu ve şirketin genç kullanıcıların güvenliği konusundaki çalışmalarının yanlış yansıtıldığını savundu. Şirket, güvenlik çalışmalarına milyarlarca dolar yatırım yaptığını ve gençler için Family Pairing dahil 50'den fazla hazır güvenlik, gizlilik ve koruma ayarı sunduğunu belirtti.

TikTok, 2021'de kullanıcıların belirli içerik türlerinin tekrarlanmasını önlemesine yardımcı olmayı amaçlayan bir özellik geliştirmişti. Ancak dava kapsamında ortaya çıkan belgelere göre şirket, bir test sırasında bu özelliği milyonlarca kullanıcıya sunmadı.

New York Başsavcılığı tarafından açılan davada yer alan iddialara göre söz konusu teste katılan bir genç, kendine zarar vermeyle ilgili içeriklerin tekrar tekrar karşısına çıkmasının ardından hayatını kaybetti. Davaya ilişkin belgeler, TikTok'un algoritmik önerileri ve genç kullanıcıları korumaya yönelik uygulamalarının yeniden tartışılmasına neden oluyor.