TÜİK verilerine göre Türkiye’de 6-15 yaş grubundaki çocukların internet kullanım oranı 2021’de yüzde 82.7 iken 2024’te yüzde 91.3’e yükseldi. Düzenli yapay zekâ kullanan çocukların yüzde 75’i internetten ödev, öğrenme veya çevrimiçi ders izlemeyi amaçlıyor. Üretken yapay zekâ araçlarının da eğitim hayatına hızla girmesiyle öğrenciler için üretilen bilgiyi sorgulaması, doğrulaması ve etik biçimde kullanması önem kazanıyor. TÜİK’in Çocuklarda Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması, çocukların dijital dünyayla temasının ulaştığı boyutu ortaya koyuyor. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi ve Dijital Bağımlılıkla Mücadele Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Tuncay Dilci, yapay zekâ okuryazarlığının doğru komut yazmak anlamına gelmediğini ve eleştirel düşünme, güvenilir bilgiye ulaşma, mahremiyeti koruma ve teknolojiyi ölçülü kullanma becerilerini de kapsadığını belirtti. Dilci, aileler ve öğrenciler için yapay zekâ kullanırken dikkat edilmesi gerekenleri 10 başlıkta sıraladı:

Öğrenci, bir soruyu doğrudan yapay zekâya yöneltmeden önce kendi bilgisini ve çözüm önerisini ortaya koymalı. Yapay zekâ düşünmenin yerine geçen değil, düşünmeyi geliştiren bir yardımcı olarak kullanılmalı.

Yapay zekâ son derece ikna edici görünen yanlış veya eksik bilgiler üretebilir. Verilen bilgiler en az iki güvenilir kaynaktan; ders kitabı, akademik yayın, resmi kurum ya da öğretmen üzerinden kontrol edilmeli.