Bu araştırma çalışan bağlılığını 2000 yılından bu yana takip ediyor. Araştırmanın ilk yılında çalışanların yüzde 26'sı işine bağlı olduğunu belirtirken bu oran 2013'e kadar yüzde 26 ile yüzde 30 arasında değişti. 2020 yılında ise yüzde 36 ile en yüksek seviyesine ulaştı. Ancak sonraki yıllarda başlayan gerileme devam etti.
Gallup'un hesaplamasına göre çalışan bağlılığındaki her bir puanlık değişim, ABD'de yaklaşık 1.6 milyon çalışanı temsil ediyor. Son çeyrekteki iki puanlık düşüş, yaklaşık 3.2 milyon daha az çalışanın işine bağlı hissetmesi anlamına geliyor. 2020'den bu yana yaşanan toplam gerilemenin ise yaklaşık 11 milyon çalışanı kapsadığı belirtiliyor.
Araştırmada çalışan bağlılığındaki düşüşün iki temel noktada yoğunlaştığı görülüyor: Çalışanların kendilerinden ne beklendiğini yeterince bilmesi ve iş yerinde birey olarak önemsendiklerini hissetmesi.
Bu dönemde özellikle iş yerindeki beklentileri anlama konusunda daha belirgin bir gerileme yaşandı. Gallup'un verilerine göre yapay zekayı iş süreçlerine dahil eden şirketlerde çalışan bağlılığı genellikle daha yüksek seyrediyor. Ancak bu fark, uzaktan ve hibrit çalışanlar arasında üçüncü çeyrekte iki puana kadar geriledi. İş yerinde fiziksel olarak çalışanlarda ise fark yaklaşık dört ila beş puan seviyesinde kaldı.
Bu tablo, şirketlerin yapay zeka araçlarını devreye alma hızının çalışanlara yönelik iletişim ve yöneticilerin sağladığı desteğin önüne geçebildiğine işaret ediyor. Uzmanlar şirketlerin yapay zekanın çalışanlardan beklentileri nasıl değiştirdiğini açıkça anlatmasını, yöneticilerin desteğini artırmasını ve teknolojinin hem verimlilik hem de çalışan bağlılığı üzerindeki etkisini takip etmesini öneriyor.
Yapay zekanın iş dünyasındaki etkileri yalnızca çalışan bağlılığıyla sınırlı değil. Teknoloji nedeniyle işten çıkarmalar yaşanırken bazı çalışanların, yöneticilerinin beklentilerini karşılamak amacıyla yapay zekâ araçlarını kullanıyormuş gibi davrandığı da bildiriliyor. Bu davranışın nedenleri arasında çalışanların söz konusu araçları etkili kullanma konusunda kendilerine güvenmemesi gösteriliyor.
Yapay zekâ yatırımlarının şirketlere maliyet avantajı sağlayıp sağlamadığı da tartışılan konular arasında. Gartner tarafından gerçekleştirilen ayrı bir araştırmaya göre ise yapay zekanın maliyetleri düşürmeyi başardığı kuruluşların oranı yalnızca yüzde 3 seviyesinde kaldı. Buna rağmen araştırmaya katılan kuruluşların yüzde 85'i teknolojiye yönelik harcamalarını artırmayı planlıyor.
Araştırmalar birlikte değerlendirildiğinde, yapay zekanın iş süreçlerine dahil edilmesinin tek başına verimlilik veya çalışan bağlılığı artışı sağlamadığı görülüyor. Teknolojiden beklenen faydanın elde edilebilmesi için çalışanların görev ve sorumluluklarının netleştirilmesi, eğitim ve yönetici desteğinin sağlanması da önem taşıyor.



