Anadolu Ajansının "Asırlık Mektepler" dosyasının bu bölümünde, 1869'da askeri rüştiye olarak başlayan eğitim serüveninde farklı isim ve kademelerde hizmet veren, girişindeki kitabesi ve taş mimarisiyle geçmişinin izlerini koruyan Fatih İmam Hatip Ortaokulunun hikayesi ele alındı.

Fatih Camisi'nin Topkapı Sarayı'na bakan girişinin yakınındaki okul, Fatih Sultan Mehmet'in vakfiyesi içinde bulunuyor.

Eskiden beri halk arasında "Taş Mektep" adıyla anılan bu yapı, 1869'da Sultan Abdülaziz döneminde Askeri Rüştiye Mektebi olarak yaptırıldı.

Dönemin Sadrazamı Mustafa Reşit Paşa'nın askeri okullarda Avrupa tarzında yenilik yapılması ve yeni askeri okullar açılması yönündeki girişimlerinin ardından okul, Fatih Askeri Rüştiyesi adıyla aynı yıl eğitim hayatına başladı.

Bununla birlikte Kocamustafapaşa, Beşiktaş, Kabataş ve Üsküdar Paşakapısı askeri rüştiyeleri de aynı yıl açıldı.

Fatih Askeri Rüştiyesinin kuruluş döneminden bugüne ulaşan en önemli izlerden biri, okulun giriş kapısında bulunan 1869 tarihli kitabe oldu.

Sultan Abdülaziz dönemine ait kitabede "bilimin yayılması ve ülkenin geleceğinin güvence altına alınması amacıyla İstanbul, Bağdat ve Suriye'de askeri okullar açıldığına" yönelik ifade yer alıyor.

"Hüsnü" mahlaslı kişi tarafından 1869'da kaleme alındığı aktarılan kitabede, bu okulların zamanı değerlendiren, toplumun farklı kesimlerine hizmet edebilen ve kültürlü bireyler yetiştirmesini amaçlayan yönü vurgulanarak, askeri rüştiyeler için bereket ve çalışma temenni ediliyor.

Askeri rüştiyenin ilk öğrencilerinin de altından geçerek sınıflarına ulaştığı tarihi kitabe, 157 yıl sonra bugün aynı binada eğitim görenleri karşılamayı sürdürüyor.

"Taş Mektep", farklı isimlerle eğitime devam etti

Askeri rüştiye olarak başlayan okulun adı ve eğitim türü, ülkenin maarif sistemindeki değişimlerle birlikte birçok kez farklılaştı.

Tarihi bina, sırasıyla Köprülü Rüştiyesi, Kız Sanat Okulu, Abdülaziz Rüştiyesi, Fatih 13. Okul ve Fatih İlkokulu olarak kullanıldı.

Böylece askeri eğitim amacıyla yapılan bina, ilerleyen dönemlerde farklı yaş ve kademelerdeki öğrencileri aynı taş duvarlar arasında ağırladı.

1997'de zorunlu eğitimin 8 yıla çıkarılmasıyla Fatih İlköğretim Okulu adını alan kurum, 2012-2013 eğitim öğretim yılında Fatih İmam Hatip Ortaokuluna dönüştürüldü.

Bu değişimlere rağmen tarihi yapının eğitim işlevi korundu.

İstanbul'daki değişime tanıklık eden "Taş Mektep", ayakta kaldığı yaklaşık 160 yıllık sürede çeşitli onarım ve güçlendirme çalışmalarından da geçti.

1967'deki depremde büyük hasar gören tarihi bina, eski görünümü korunarak bir yılda kapsamlı onarıldı.

Okul, 1982'de ise inşaat çalışmaları nedeniyle cadde yönüne doğru kayma tehlikesi geçirdi. Yol cephesindeki temellerin kazıklama yöntemiyle güçlendirilmesiyle tarihi yapı güvence altına alındı.

Yaklaşık 17 yıl önce bir kez daha güçlendirme çalışması yapılan bina, bu süreçlerde eğitim öğretime sürekli açık tutuldu.

Sıralarından tarihe mal olmuş isimler geçti

Askeri rüştiyeden bugüne farklı kuşakları ağırlayan okulda Türkiye'nin edebiyat, askerlik, siyaset, sanat ve kültür hayatında iz bırakan isimler eğitim gördü.

Milli şair Mehmet Akif Ersoy, Kazım Karabekir, Fevzi Çakmak ve Refik Halid Karay, okulun yetiştirdiği değerli isimler arasında bulunuyor.

Bir dönem askeri rüştiye öğrencilerinin ders gördüğü tarihi sınıflar, bugün Fatih İmam Hatip Ortaokulu öğrencilerinin eğitimine ev sahipliği yapıyor.

"Böyle bir manevi hazine içinde olmak bizi mutlu ediyor"

Fatih İmam Hatip Ortaokulu Müdürü Engin Lafcı, AA muhabirine, tarihi binanın geçirdiği onarım ve güçlendirme çalışmalarına rağmen eğitim faaliyetlerine yıllardır devam ettiğini söyledi.

Okulun özellikle dış görünümünün geçmişten bugüne korunduğunu belirten Lafcı, yapının tarihi özelliklerinin muhafaza edilmesi için zaman zaman onarım çalışmaları gerçekleştirildiğini kaydetti.

Fatih Sultan Mehmet'in türbesi ve Fatih Camisi'nin bulunduğu tarihi çevrede görev yapmanın kendileri için ayrı anlam taşıdığını anlatan Lafcı, "Böyle bir yerde, böyle bir manevi hazine içinde olmak bizi mutlu ediyor. Dışarıdan gelen insanlar da kendilerinin farklı bir moral ve motivasyon içerisinde bulduklarını söylüyorlar." ifadelerini kullandı.

Lafcı, okulun milli şair Mehmet Akif Ersoy başta olmak üzere edebiyat, tıp, sanat, müzik ve askeri alanda tarihe mal olmuş isimleri yetiştirdiğini sözlerine ekledi.