Birkaç hafta önce ocakbaşı meselesinin gece hayatını nasıl ele geçirdiğini anlatmış, şehirdeki favorilerimi de sıralamıştım. İçlerinden biri de henüz çok yeni açılan Maslak Oto Sanayi’deki Cemocakbaşı’ydı... Bu hafta size mekânı ayrıntılarıyla anlatmaya karar verdim.
Önce künyesinden başlayalım... Ocağın başında Adanalı usta Cem Bora var. Burası ilk mekânı değil. Adana’dan İstanbul’a geldiğinde Anadolu Yakası’na Adana Ocakbaşı Ataşehir’i açıyor ve müdavim kitlesini de orada oluşturuyor. Dokuz yılın sonunda da hayalindeki yeni mekânı Maslak’ta açmaya karar veriyor. “Neden Maslak” diye soruyorum, “Özel bir nedeni yok, öyle denk geldi” diyor.
Cem’in işini çok severek yaptığını mekânına gittiğinizde anlıyorsunuz, kendisi de sohbetimizin arasında “Ocağın başında olmak benim için bir tutku” diyor. Bence bu iş başka türlü de yapılmaz zaten. Ocakbaşı demek, ustanın her daim ateşin başında olması demek. Gidenlerin de ustanın elinden çıkan eti, kebabı tatması. Yoksa alelade bir restorandan, kebapçıdan ne farkı kalır? Cem de tam böyle bir usta. Restoranına gittiğinizde bir bakıyorsunuz ateşin başında etleri çeviriyor, bir bakıyorsunuz masanıza uğrayıp “Hoşgeldiniz” diyor.
Birkaç hafta önce Adanalı bir arkadaşım ve Adana’dan yeni dönen bir diğer arkadaşımla tuttuk mekânın yolunu. Maslak Oto Sanayi’nin içinde acayip bir yer yapmışlar. Tamirhanelerin arasından, kapkaranlık yollardan geçerek ulaşıyorsunuz. Ama kapıdan içeri adım attığınızda bambaşka bir dünyayla karşılaşıyorsunuz. Loş, şık ve her detayı düşünülmüş bir mekân. Dekorasyona epey kafa yorulduğu belli. Cem “İçeride gördüğün bütün abajurları, dolapları antikacılardan topladık” diyor. Mimar Tevfik Kurşunoğlu’yla çalışmışlar. Fransız konsollar, masaların üzerindeki mini abajurlar, her detay çok özenli.
Menüye de bakalım: Mezeler 350-450, ara sıcaklar 120-550, salatalar 380-550, ana yemeklerse 750-1.700 lira arasında değişiyor. Biz seçimi tabii ki Cem Usta’ya bıraktık. Çiğköfte, kuru meyveli Cemo salata, Adana kebabı, çöp şiş, Adana usulü haşlama içliköfte... Hepsi birbirinden lezzetliydi. Hatta Adana’dan dönen arkadaşım kebap için “Adana’da böylesini yemedim” deyince lezzetler üzerine tartışma da kapanmış oldu.
Benim burasıyla ilgili asıl heyecanla beklediğimse başka... Cem ilerleyen günlerde Adana usulü kahvaltı da servis edeceklerini söylüyor. Ciğerini de işte o zaman deneyeceğim.
Peki, Cemocakbaşı’na neden gidilir? Kız kıza bir buluşma, güzel yemek eşliğinde uzun bir sohbet, kalabalık bir doğum günü kutlaması... Hepsine uyar. Bu arada her gün 12.00’de açılıyor, dolayısıyla öğle yemeği için de güzel bir seçenek. Yaş ortalaması yüksek. Giyim kuşamı abartmaya gerek yok ama akşam yemeğine gidecekseniz biraz özenli olmakta fayda var, çünkü ortam bir hayli şık.
Müzik meselesine de değinmeden geçemeyeceğim. Burası müziğin sesinden birbirinizi duyamadığınız, vur patlasın çal oynasın bir ocakbaşı değil. Sibel Canlar, Yıldız Tilbeler, Sezen Aksular kebap kokusuna ve sohbetinize eşlik ediyor. Müzik tam olması gerektiği kadar, sohbetin önüne geçmiyor.
Son olarak geçen pazar düzenledikleri ‘Adana Gibi Pazar’ etkinliğinden de bahsedeyim. Masalar mekânın önüne taşınmış, ocak bahçeye kurulmuş. Saatler ilerledikçe de çalgılı çengili, tam Adana usulü bir mangal keyfi başlamış. Gidenlerden duyduğum kadarıyla epey güzel geçmiş. Böyle etkinlikleri ara ara düzenleyecekler. Duyuruyu da Instagram hesaplarından takip edebilirsiniz: @cemocakbasimaslak
Rezervasyon şart, hafta sonu çok hareketli...
Uzun zamandır merak ediyordum Suadiye’deki Gou Society’yi... Geçen hafta Cadde’de bir şeyler yedikten sonra kokteyl içmeye uğradık birkaç arkadaşımla. Saat 23.00 civarı olmasına rağmen içerisi tıklım tıklımdı. Yemeklerinin de çok iyi olduğunu duydum ancak öncesinde dediğim gibi yemek yediğimiz için bu kez pas geçtik. Ama kokteylleri başlı başına Gou’ya gitmek için bir sebep olabilir. Ayrı bir menü geliyor, seçim yaparken zorlanıyorsunuz... Kuzukulağı çılgınlığını biliyorsunuz; Gou’daki kuzukulağıyla hazırlanan kokteylin tadına bakmanızı tavsiye ederim, ben çok beğendim. Mekân çok şık, cumartesi gecesi olduğu için müziğin sesi de yükselmişti. Hafta sonu gidecekseniz mutlaka rezervasyon yapmanızı öneririm.
◊ İrem Derici bu gece 22.30’da Mumlu İzmir’de. (0532) 493 00 06
◊ Hakan Altun bu gece 22.00’de Ankara Günay sahnesinde şarkılarını söyleyecek. (0532) 443 33 33
◊ Yusuf Aslan bu gece 00.30’da Line Up Suadiye sahnesinde olacak. (0531) 498 80 93
◊ Baran Bayraktar bu gece 1.30’da Korto İstanbul’da sahneye çıkacak. @kortoistanbul
◊ Melsum bu gece 1.00’de Kuruçeşme Barınak sahnesinde. @barinakkurucesme
◊ Anıl Durmuş 21 Ekim Çarşamba, saat 00.30’da Şirket Live sahnesinde. (0540) 575 15 15
◊ DJ Kıvanç Kasar 22 Ekim Perşembe, 1.00’de ‘Altın Saatler’ le Rise n’ Fall Suadiye’de. @risenfallsuadiye
◊ Dünyanın en iyi barlarının sıralandığı The World’s 50 Best Bars 2026 açıklandı. Hong Kong’daki Bar Leone üst üste ikinci kez zirveye yerleşirken Suadiye’nin sevilen adreslerinden Bar Gabriel genişletilmiş listede 68’inci sırada. Bar Gabriel Türkiye’den listeye giren ilk bar oldu.
◊ Asmalımescit’in klasiklerinden kokteyl bar Moretenders, Nişantaşı’na taşınıyor. Mekân bir süredir kapalıydı. Yeni yerin açılış tarihi henüz belli değil.
◊ İstanbul Tükenmeden tur şirketi 29 Ekim’de tarihçi ve rehber Mois Gabay eşliğinde Boğaz turu düzenliyor. Haliç’ten başlayacak tekne gezisinde rotadaki tarihi yalıların bilinmeyen hikâyeleri anlatılacak. Sefarad mutfağından ikramların da olacağı turun buluşma saati 11.15, katılım ücretiyse 3 bin 750 lira.



