Onu Vodafone FreeZone Son Ses Yarışması’nda tanıdık; birinci olması pek sürpriz sayılmazdı. Yarışmadan sonra şöhrete değil, müzisyenliğine yaptı yatırımını. Çalıştığı usta prodüktörler arasında Ozan Bayraşa ve İlkay Şencan da var. İşi mutfağında öğrendi, söz yazarlığı ve besteciliğine prodüktörlüğü ekledi. Şimdi rahatlıkla “İşin sahibi benim” diyor. İlk stüdyo albümü ‘Ardından’ı yayımlayan Umur Doma’yla plak şirketinde bir araya geldik, heyecanına ortak olduk.

◊ Müzik küçük yaşlardan itibaren hayatınızda. Profesyonel kariyeriniz ne zaman başladı?

2018’de Vodafone FreeZone müzik yarışmasında birinci olduktan sonra yarışmada koçluk yapan Simge’yle (Sağın) görüşmeye devam ettik. Sonra beni Ozan Bayraşa’yla (prodüktör) tanıştırdı. Ben istemiştim.

Niyetim çok bellidir. Birinin beni tanıdıktan sonra sevmeme ya da ‘Bu adamın derdi gerçekten müzik’ dememe ihtimali yok. İnsanlar kendileriyle ortaklaştırdıkları şeylerle yakınlık kurarlar. Ozan Bayraşa’yla
10 dakika muhabbet etsem de benim için kârdı. Sonra zaten uzun süre birlikte çalıştık.

◊ Piyasa diye adlandırdığımız çok tutan ama müzikal değeri tartışmaya açık şarkılar var. Bu kadar iyi isimle çalıştıktan sonra ortama uyum sağlamada sorun yaşadınız mı?

Simge ve Ozan Bayraşa’nın yanı sıra Onur Özdemir’le, İlkay Şencan’la da çalıştım. Hit şarkıların yaratıcılarıyla aynı odada bulundum. Yurtdışından müzisyenlerle bir araya geldik müzik kamplarında. Orada bu işin matematiğini çözdüm. Mevzu şu: İnsanlar neyi, nasıl tüketiyor? Ben oradayım. Ben zincir market değilim, özel bir reçel markası gibiyim. Ama o parçaların neden tuttuğunu da anlıyorum. Şu an en çok önem verdiğim söz yazarı Lvbel C5.

◊ Müzikte izlediğiniz yolda neler sizin için önemli?

Dışa bağımlı olmamak, kendim üretebilmek. Ailemde gördüğüm şuydu: Hayatta ne yapmak istiyorsan, kendin çalışıp, kazanıp yapacaksın. Kenan Doğulu’yla da şarkı yazdım. Onda en gıpta ettiğim; baterinin başına geçiyor, bateri çalıyor, şarkıyla ilgili ne istediğini tarif edebiliyor. Birikimini güzel yapmış yıllar içinde. Onu görünce insan diyor ki: “Tamam abi, ben her şeyi bilmek zorundayım.” Tabii bir de bende detay takıntısı var; ‘control freak’ (kontrol delisi) olduğum için... İşin sahibi benim. Çarpı 2 hızla video izlediğimiz bu dünyada sürekli bir şey üretmemiz gerekiyor noktasında da değilim. 10 yıl sonra da yaptığım şarkı dinlenebilsin.

◊ Peki, piyasa şarkısı yapmayı biliyor musunuz?

◊ İlkay Şencan’la çalıştığınızı söylediniz. Uluslararası şarkı kampı da düzenledi. Onların size nasıl bir katkısı oldu?

‘Niye Türk müziği yurtdışına açılamıyor’u çok iyi gördüm.

Çünkü o mecraya uygun iş yapılamıyor. Sanatçılarımız ya hiç o alana bulaşmıyor ya da orada tutanı yapmaya çalışıyor. Hayır abi, senin elinde Anadolu var. Türkçe olmak da zorunda değil. Tame Impala (Kevin Parker’ın müzik projesi) çıkıyor, “Barış Manço’yu örnek alıyorum” diyor. Müzik sınırların ve milletlerin üstünde bir şey. Ben bir yükümlülükle doğduğumuza inanıyorum. Geçmişten gelen bir miras var ve onu kullanmamız gerekiyor.

◊ Müzikte kendi doğrularınız var. Bunun zorluğunu yaşadığınız oldu mu?

Sanat yapacağım idealistliği ancak benim gibi kafasına bir şeyi takan adamda oluyor. Bana bir şey için ‘Yapamazsın’ de, artık onu yapmak zorundayım yani. Tamamen bu moddayım. O yüzden biraz burnumun dikine gittiğim zamanlar oldu. Ekonomik sıkıntıya da girdim. Fırında çalıştığım da oldu ama müzisyenlik gibi kötü gününü bile beğendiğim başka meslek olmadı.

Kariyerimle ilgili büyük planlarım var. Daha çok başındayız. 100 milyon dinlenen şarkım var. Ne hissettiriyor diye sorarsanız, hiçbir şey hissettirmiyor. Gerçek potansiyelini gören insana artık rahat uyku yoktur. Benim B planım yok. B planı A planına ihanettir.

◊ Yeni albüm çıktı: ‘Ardından’. Öncesinde ‘Uyku Yok’u yayımladınız. Size bu şarkıyı yazdıran biri var mı?

Bir kız arkadaşım vardı. Hakkında bilmediğim bir gerçeği öğrendim, beynimden vurulmuşa döndüm. Ve o noktada bir hedefin oluyor: “Artık benden kaçamayacağın bir noktaya geleceksin. Şarkımı her yerde duyacaksın. Geçmiş olsun.” ‘Uyku Yok’ direkt bu olayı anlatıyor. 

Normalde çok flörtüz biriyim ama birine gönlünü kaptırınca onu çok seviyorsun ve ona değer veriyorsun.

◊ Şarkıyı bitirdiğinizde ne hissettiniz?

Şarkıyı yaptığınızda bir climax’e (doruk noktası) ulaşıyor, duygularınızı dışa vurmuş oluyorsunuz. Ağlamak gibi bir şey şarkıyı bitirmek...

◊ Yeni albüm çıktı. Neler hissediyorsunuz?

Çok heyecanlıyım. Çok güvendiğim şarkılar var. Her şarkının bir hikâyesi var. Hiçbiri yaşanmamış bir şeyin üzerine yazılmış değil. Bu o kadar değerli ki. Müzik benim için hiçbir zaman ‘Suno’dan (yapay zekâ müzik destekli müzik yapma platformu) basayım 700 tane şarkı, yükleyeyim’ gibi bir noktada olmadı, olmayacak.

◊ Çocukluğunuzdan itibaren şarkı sözü ve beste üretiyorsunuz, değil mi?

Çocukluğumdan beri yazıyorum. Hani ‘Yazar yazana değil, yazmadan duramayana derler’ denir ya... Ama farkında değildim. Gayriihtiyari yolda yürürken o gün okula gelmeyen arkadaşıma da şarkı yazıyordum “Tacan nerede?” diye. Benim babam da şair bu arada.

Basılı kitapları var. Murat Aydın Doma. O gerçek bir sanatçı. Aynı zamanda ressam, bağlama çalıyor, dans ediyor. Multidisipliner bir kişi olduğu için onu kategorize edemiyorum.

◊ Aileniz müzisyen olmanız konusunda sizi destekledi mi?

Evet, çok desteklediler. Benim müzik yolunda ilerleyeceğim lisede belliydi. Tüm müzik yarışmalarına katılıyor, birinci oluyordum. Sahnedeki enerji çok hoşuma gidiyordu. Tabii “Oku, düzgün bir işin olsun” da dediler. İTÜ’de tekstil mühendisliği okudum. Ama üniversite sınavından bir hafta önce yine bir ses yarışmasına katılmıştım. Üniversiteye girdiğimde de oyun müzikleri yaptım, bu işi öğrenmek için ‘feci’ mesai harcadım.

‘Bende nöron ateşlemesi biraz hızlıymış’

Beynim biraz farklı çalışıyor sanırım. Bunu psikolog bir arkadaşım söyledi. “Sende” dedi, “böyle nöron ateşlemesi biraz hızlı. Bazı insanlarda oluyor. Anormal bir şey değil”. Aynı anda birçok şey aklına geldiği için bazen ne konuşacağını, ne yapacağını şaşırıyorsun. Geçen gün elimde ayakkabıyla mutfağa girdiğimi fark ettim.

◊ Sabahları sizi yataktan kaldıran müzik mi?

Evet, heyecanla kalkıyorum. Aslında şu sıralar kendimi biraz böyle görev adamı gibi de görüyorum. Bu işin koşturmacasından da çok keyif alıyorum.

Evet, fitness yapıyorum. Son üç aydır da daha sağlıklı beslenmeye başladım.