Geçen yıl 21 Ocak günü Bolu Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel yanmaya başladığında 25 yaşındaki iki arkadaş Alp Mercan ve Yiğit Gençbay alevlerin arasından kurtulmayı başarmıştı. Ancak içeride mahsur kalan insanların yardım çığlıklarına kayıtsız kalamadılar. Başkalarını kurtarmak için yeniden otele girdiler ve bu kez çıkamadılar...

İki gencin hayatlarının baharında gösterdikleri bu büyük fedakârlık Ankara’da kasım ayında açılışı yapılacak bir anıtla ölümsüzleşecek. Heykeltıraş Çağdaş Erçelik’in beş aylık çalışmayla hazırladığı ‘Kartalkaya Anıtı’
78 kişinin yaşamını yitirdiği yangının dehşetini ve iki arkadaşın cesaretini aynı kompozisyonda buluşturuyor. Fikirbabalığını ve sponsorluğunu emekli profesör Haluk Örs’ün üstlendiği anıt, Ankara Gölbaşı’ndaki BAKAP (Başkent Ankara Kalkınma Projesi) Parkı’na yerleştirildi. Çağdaş Erçelik eserin ortaya çıkış hikâyesini anlattı.

◊Alp ve Yiğit’in heykellerini yapma fikri nasıl ortaya çıktı?

Emekli profesör Haluk Örs yaklaşık bir yıl önce bana gelip anıtı yaptırmak istediğini söyledi. Biz çalışmaya başladık. Bu sırada Haluk Bey, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’la görüştü. Bir toplantıyla kendisine heykelin maketlerini sunduk. Yavaş da projeyi çok beğendi.

◊Böylesine trajik bir olayın heykelini yapmak sizi nasıl etkiledi?

Kompozisyona yalnızca iki genci değil, yangında mahsur kalan insanları da dahil ettik. Olayı ajite etmeden hem sanatsal yönü güçlü hem de kahramanlık duygusunu yansıtan bir eser ortaya çıkarmak istedim.

◊Gençlerin aileleri heykelin yapım sürecine katıldılar mı?

Anneleri başından itibaren sürecin içindeydi. Çocuklarının portrelerini hazırlarken bana yardımcı oldular. İşin teknik yönüyle uğraşırken onların yaşadığı acıyı da anlamaya çalışıyordum.

◊Yıllar sonra Alp ve Yiğit’i hiç tanımayan gençler bu heykelin karşısında ne hissetsin istersiniz?

Bu büyük kahramanlık unutulmasın. Belki de bu heykel bir iyiliğin yayılmasına vesile olabilir. Gelecek nesillerin onların fedakârlığından ilham almasını umut ediyorum.

◊Burgazada’daki Sait Faik Abasıyanık heykelinizle de tanınıyorsunuz…

Üniversiteden mezun olduğum yıllarda Türk edebiyatından esinlendiğim bir heykel serisi hazırladım. Sergi ilgi görünce edebiyat, sinema ve tiyatro üzerine çalışmalarım devam etti.

◊Hangi edebiyat ve sinema karakterlerini heykele dönüştürdünüz?

Peyami Safa’nın ‘Matmazel Noraliya’nın Koltuğu’ romanından sahneler yaptım. Orhan Veli, Nâzım Hikmet ve Sait Faik üzerine çalıştım. Ardından Dostoyevski romanlarından esinlendiğim bir seri hazırladım. Sonrasında ‘Anayurt Oteli’ ve ‘Sevmek Zamanı’ gibi sevdiğim filmlerden hareketle Türk sineması üzerine çalıştım.

◊Başka hangi tanınmış kişilerin heykellerini yaptınız?

Zeki Müren, Timur Selçuk gibi isimlerin heykellerini sipariş üzerine yaptım.

‘Fedakârlıklarının dünya tarihine geçmesi gerekiyor’

“Kartalkaya yangınında bu iki gencin hikâyesini duyunca çok etkilendim. Eşime ‘Bu çocukların heykelini dikmek lazım’ dedim. Baktım hiçbir yerden ses çıkmıyor. ‘Biz yaptıralım’ dedim. Bu konuda eser vermek isteyen yazarlar, şairler olursa da sponsor olmaya hazırım. Bir hikâye ya da şiir yarışması da yapılabilir. Hayatının baharındaki iki gencin insanları kurtarmak için böyle bir fedakârlık yapması bence dünya tarihine geçmesi gereken bir şey.”