Gizem: Gülay, sosyal medyaya gelen yaş sınırı haberini duyunca düşündüm de Lorin 7,5 yaşında ve ben şu an onun bir sosyal medya hesabı olsun istemem. Ama yani “15 yaşından küçük herkese yasaklansın” denmesi de normal gelmiyor. 10-11 yaşlarında gerekli olabilir belki ama 15 yaş altı tüm çocukların ihtiyaçlarını aynı kefeye koymak doğru gelmedi bana.
Gülay: Evet canım, Bilge birkaç ay önce 16 yaşına bastı. Konuya senden başka bir yerden bakıyorum haliyle. Ama benim de “Tamam, yaş sınırını geçti, artık içim rahat” deme şansım yok. Doğum günü pastasındaki mum sayısıyla internette karşılaşabileceği bütün riskler ortadan kalkmıyor.
Gizem: Keşke kalksa! Pastayı keserken “Tebrikler, artık reklamı ayırt edebilir, zorbalıkla baş edebilir ve telefonunu zamanında bırakabilirsin” desek...
Gülay: O zaman bazı yetişkinlere de yeniden pasta kesmek gerekebilir. Kendimiz “Son bir video” diye diye geceyi bitiriyoruz ama çocuklardan özdenetim bekliyoruz.
Gizem: Maalesef öyle. Çok zorlu ve her yaşın ihtiyaç ve güvenliğinin farklı olduğu bıçak sırtı bir konu. Ülkemizde
1 Kasım’da yürürlüğe girecek düzenleme 15 yaşını doldurmamış çocuklara sosyal ağ hizmeti sunulmasını tamamen yasaklıyor. Bir yandan da 15-17 yaş grubuna ayrı bir hizmet öngörülüyor; hesaplar kamuya açılamayacak, canlı yayın yapılamayacak. Çocukların verilerinin kişiselleştirilmiş reklam için kullanılmasına ve bağımlılık geliştirebilecek özelliklere de sınırlamalar getiriliyor.
Gülay: Çocukların verilerinden para kazanılmasına, ekran başında kalmalarını teşvik eden özelliklere müdahale edilmesini destekliyorum. Ama toptan yasaklanması doğru değil. Çocuğun yaşı, gelişimi, ne yaptığı, hangi koşullarda kullandığı... Bunlar konuşulmalı.
Gizem: Lorin için bugün uygun bulmadığım bir kullanım, birkaç yıl sonra başka koşullarda değerlendirilebilir. Bir çocuğun yetişkinlere göre kurulmuş bir ortamda kendi başına dolaşmasını istemem. Fakat büyüdükçe öğrenmesi gerekiyor. Sürekli “Sen daha küçüksün” derken nasıl öğrenecek?
Gülay: Bir de sosyal medyayı yalnızca dans videosu izlenen, fotoğraf paylaşılan bir yer gibi konuşuyoruz. Bir genç çizimlerini göstermek, bir müzik topluluğu bulmak, bir konuda fikrini söylemek isteyebilir.
Gizem: Kesinlikle. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi dijital teknolojilerin çocukların eğitim, bilgi edinme, ifade, örgütlenme ve toplumsal yaşama katılım olanaklarının parçası olduğunu belirtiyor. Yani çocukların, korunmak kadar bilgiye erişme ve kendilerini ifade etme hakları da var. Düşünsene, onlar bu dünyanın içine doğdu, sosyal birçok becerileri burada gelişti ve burada ilerliyorlar. Şimdi onlara “Bitti, tamam, yasak, kapandı” diyoruz. Hayatlarını ellerinden alıyormuşuz gibi geliyor bana!
Gülay: Haklısın, dünyada birçok ülke kendi toplum yapısına göre bu yasayı şekillendirmeye çalışıyor.
Gizem: Evet, Avrupa Birliği’nin ‘Çocuklar için İnternette Güvenlik Yasası’ (KIDS Act) teklifine göre 13 yaşın altındakiler sosyal medya hesabı açamayacak. 13-14 yaşındakiler, ebeveyn gözetiminde ve sınırlı özelliklere sahip hesaplarla sosyal medya kullanabilecekler.
15 yaşını dolduranlarsa kendi hesaplarını açabilecek.
Gülay: Türkiye’deki bu yaş sınırını çocukların kamusal tartışmalara katılma ve kendi görüşlerini açıklama haklarının yasayla tanımlanmamış bir şekilde kısıtlanması açısından da değerlendirmek gerekiyor.
Gizem: Tabii, liseye giden bir öğrenci okulunda yaşanan olayları duyurmak isteyebilir, bir sosyal kampanya düzenlemek ve bunu canlı yayımlamak isteyebilir. Yurtdışındaki üniversitelere kabul için yapılan mülakat görüşmelerinde sosyal medya hesaplarının neredeyse portfolyo sayıldığı bir çağdayız.
Gülay: Evet. Mesela Birleşik Krallık, platformları da konuya ortak ediyor. Platformların çocuklar açısından yarattığı riskleri değerlendirme yükümlülüğü öne çıkıyor. Bu bana sorarsan çok doğru bir yaklaşım. Güvenli ayarlar baştan açık olsun. Anne-baba şikâyet ettiğinde karşısında muhatap bulsun. Kurallar çocuğun anlayabileceği dille yazılsın.
Gizem: Yaş doğrulamasının kendisi de konuşulmalı. Henüz belli değil ama e-Devlet üzerinden alınacak belirteç, platforma kimlik bilgisini değil, yaş eşiklerinin geçilip geçilmediğini gösterecek deniyor. Mevcut hesapların doğrulanması için son tarih 31 Mart 2027. Bunları sormak da ebeveynliğin bir parçası. Çocuğumun verilerinin güvenliğini de istemeliyim. Hangi bilgi alınıyor, kim görüyor, ne zaman siliniyor? Bir de bazı şeyleri çocuklara soralım artık bence. Biz masanın etrafında onlar adına karar verirken, onlar neye ihtiyaç duyuyor?



