Pera Müzesi yeni sezonu ‘Frank Bowling: Yaratım ve Yıkım, Francis Bacon ve Victor Willing’in Müdahalesiyle’ ve ‘Cumhuriyetin Kamera Arkası’ başlıklı iki yeni sergiyle açtı.

Çağdaş sanatın önemli isimlerinden Frank Bowling’in ‘Yaratım ve Yıkım’ sergisindeki renkli ve büyük ölçekli işleri, kendi hayat hikâyesinden ve yaşadığı coğrafyalardan izler taşıyor. Bu, 92 yaşındaki Bowling’in Türkiye’deki ilk sergisi. Sergide sanatçının 1960’lardan bugüne uzanan eserlerini bir arada görmek mümkün. Üstelik bu yolculukta Bowling yalnız değil. Francis Bacon ve Victor Willing’in eserleri onun resimleriyle yan yana gelerek figüratif resimle soyut sanat arasında bir diyalog kuruyor.

Pera Müzesi’nin 4’üncü ve 5’inci katlarına yayılan sergiyi küratörü Alistair Hicks’le gezmeye başlıyoruz. 1934 yılında Britanya Guyanası’nda (Güney Amerika’da, Britanya’ya bağlı eski sömürge) doğan Bowling, 1953’te Londra’ya taşındı. Royal College of Art’ta eğitim gördükten sonra 1966’da New York’a yerleşti. Londra ve New York arasında geliştirdiği resim dilinde, Guyana’daki çocukluğu ve göç deneyiminin izleri de görülüyor.

Serginin önemli duraklarından biri, sanatçının çocukluk anılarından beslenen ‘Benim Guyanam’ (My Guyana, 1966-1967) adlı eseri. Bowling annesinin Guyana’daki evini ve dükkânını hatırladığı bu çalışmasını eski bir resimden kesip diktiği parçalarla yeniden yorumlamış. Sergiyi gezerken Güney Amerika’nın izleri birçok eserde dikkatimizi çekiyor.

Bir sonraki durakta Bowling’in sanat tarihinde önemli yer edinmesini sağlayan ‘Harita Resimleri’yle karşılaşıyoruz. 1967-1971 yılları arasında ürettiği bu seride kıtaların silüetleri, renklerin içinde adeta belirip kayboluyor. Guyana’dan Londra’ya, oradan New York’a uzanan bir hayatın izlerini bu resimlerde görmek mümkün. Sergide ilerledikçe Bowling’in resimlerinde malzemenin giderek daha fazla söz sahibi olduğunu görüyoruz.

Serginin en dikkat çekici büyük ölçekli işlerinden ‘Sürgün’ün (Shoot, 2025) karşısında uzun süre duruyoruz. Eserin yüzeyinde Paris’ten toplanıp ezilmiş salyangoz kabukları, kedi oyuncağı, hediye paketi kâğıdı, boya fırçası, sim ve McDonald’s ambalajı benzeri nesneler var. Bunlar sanatçıya hediye edilen ya da atölyede zaman içinde biriken nesneler. Bowling’in üretimini ilginç kılan unsurlardan biri rastlantıya verdiği şans. Boyanın dökülmesi, akması ve farklı malzemelerle buluşması sırasında ortaya çıkan beklenmedik sonuçlar sanatçının resimlerinin ayrılmaz parçası. Serginin adındaki yaratım ve yıkım kavramları da buradan geliyor.

Serginin bir başka önemli bölümünü Francis Bacon ve Victor Willing’in eserleri oluşturuyor. Hicks bu iki sanatçının eserlerini Bowling’in resimleri arasında yolumuzu bulmamıza yardımcı olan birer pusulaya benzetiyor. 4’üncü katta, 1909’dan 2025’e uzanan çizelge Frank Bowling, Francis Bacon ve Victor Willing’in hayatlarındaki dönüm noktalarını yan yana getiriyor. Üç sanatçının yollarının nerelerde kesiştiğini görmek mümkün. Gezimizin son bölümünde Hicks üç sanatçının ortak noktasını şu sözlerle anlatıyor: “Bu sergideki üç sanatçı da düzenle kaos arasındaki ince çizginin daha fazla farkına varmamızı sağlıyor. Yaşama biçimimizi sorguluyorlar.”

Sergi bir sanatçının kariyerini kronolojik olarak anlatmanın ötesine geçiyor ve Frank Bowling’in 60 yılı aşkın üretimindeki dönüşümü yakından izleme fırsatı veriyor.

Birleşik Krallık İstanbul Başkonsolosluğu işbirliğiyle gerçekleştirilen sergi 31 Ocak 2027’ye kadar Pera Müzesi’nde görülebilir.

Küratör Alistair Hicks’in seçtiği dört eser

◊ 1959 tarihli ‘Bir Odada İki Figür’ (Two Figures in a Room) adlı çalışma Francis Bacon’ın o dönemdeki üretiminin oldukça tipik bir örneği. Eser iki erkek arasındaki cinsel gerilimi konu alıyor.

◊ Bowling’in en yeni çalışmalarından biri olan ‘Sürgün’ (Shoot) 2025 tarihli. Burada Güney Amerika’nın imgelerini görüyoruz. Bowling resimlerini yaparken tuvali yere sererek çalışıyor. 92 yaşında olduğu için torunlarından biri ve yardımcıları ona destek oluyor.

◊ Serginin tam adı ‘Frank Bowling: Yaratım ve Yıkım, Francis Bacon ve Victor Willing’in Müdahalesiyle’. Yani Bowling’in yönteminden yola çıkarak aynı dönemde üretmiş başka sanatçıları sergiye dahil ediyoruz. Bunlardan biri Victor Willing. Onun ‘Place’ (Yer, 1976-78) adlı eseri normalde Galler Ulusal Müzesi koleksiyonundaydı.

◊ Bir diğer seçimim Frank Bowling’in ‘Güney Amerika’ (South America, 1967-68) adlı eseri. Bowling aynı zamanda yazarlık yapıyordu. Guyana’dan gençken ayrılıp Londra’ya gitti. Sonra Londra’dan New York’a geçti. Bir yandan sanat üretirken diğer yandan gazetelere yazıyordu. Hudson Nehri kıyısındaki stüdyosunda, bir gün yerde bir gölge görüyor. Bu ona Güney Amerika’yı hatırlatıyor.