‘Küçük Şeylerin Tanrısı’ ve ‘Mutlak Mutluluk Bakanlığı’ romanlarıyla hatırı sayılır bir okura ulaşan Arundhati Roy bu kitabında sıradışı bir kadın olan annesi Mary’yle ilişkisini anlatıyor: “Annem, gangsterim, bu sayfalarda yaşayacak. O benim sığınağım ve fırtınamdı.”
14 yaşında bir kızın anneannesi ve dedesiyle geçirdiği yaz tatilinde yaşadığı komik, sıcak, sıradan olaylar... Thales’ten Sokrates’e büyük filozoflar da bu yaz tatilinde bir köy evinin avlusunda geziniyor. Ceylan Taş felsefeyi mizahla yoğurup gündelik hayatın orta yerine bırakıyor.
Düşünür Slavoj Žižek bu kitabında ABD Başkanı Trump’tan yola çıkarak farklı coğrafyalarda ‘liberal faşizm’ adını verdiği yeni kavramın izini sürüyor. Devletin baskısını artırdığı, şirketlerin ve dijital oligarkların hareket alanlarını genişlettiği yeni bir modeli tarif ediyor.
Japonya’nın büyük edebiyat ödüllerini kazanan Yoko Ogawa’dan etkileyici bir roman... Saygın bir matematik profesörü geçirdiği kaza yüzünden yeni anıları belleğinde sadece 80 dakika tutabilmektedir. Profesör, ona yardımcı olan hizmetçi ve onun oğlu, bir aile olurlar...
Felsefenin büyük isimlerinden söz eden bir diğer kitap da ‘Filozoflar Nasıl Yürür?’. Bu ilginç çalışma yürümenin felsefecilerin hayatındaki yerine bakıyor.
Çeviren: Güney Çeğin ve Abdulhalim Karaosmanoğlu
Mikrososyoloji uzmanı Randall Collins tarihin önde gelen figürleri üzerinden karizma kavramını inceliyor. İsa’dan Jeanne d’Arc’a, Marilyn Monroe’dan Eleanor Roosevelt’e kitleleri etkilemiş şahsiyetleri karizmatik kılan nitelikleri ve karizmanın iktidarla ilişkisini aktarıyor.
Müzisyen Ayşegül Aldinç daha önce ‘Malumatfuruş’ isminde çıkardığı ‘Ayşegül’ün Günlüğü’ serisine devam ediyor. Sahne hayatının perde arkası, gündelik hayatta başına gelen absürtlükler... Aldinç bayram sabahlarının kırmızı rugan ayakkabılarından topuğu kırılan sahne ayakkabılarına, Maksim Gazinosu’ndan Eurovision’a uzanıyor. Filiz Akın’la, Türkan Şoray’la beş çayı içememenin hüznünü, kulak misafiri olduğu kuş dili konuşan komşuları anlatıyor.






