Sinopale, 20’nci yılında, 10’uncu edisyonuyla devam ediyor. Bu yıl ilhamını bir balıkçı sözünden (Karada akıl yürür, denizde sezgi) alan bienal 12 ülkeden yaklaşık 25 sanatçıyı bir araya getiriyor. Sinopale’nin eşküratörlüğünü Deniz Kırkalı, Mariam Natroshvili, Marina Fokidis ve bienalin kurucularından Melih Görgün üstleniyor.
Sinopale’de kimi zaman dalgaların sesiyle, kimi zaman taşıdığı hikâyelerle karşımıza çıkan deniz, sanatçıların da ilham kaynağı. Bienalde denizle insan arasındaki ilişkiye odaklanan ilginç çalışmalar var. Bunlardan biri Serkan Aka’nın ‘Batık Arşiv’ adlı performansı. Denize batırılıp çıkarılan su flütlerinin dalgaların hareketiyle çıkardığı sesler, insanı bir süre durup denizi dinlemeye davet ediyor. Bir diğer çalışmaysa Çiğdem Borucu, Susana Ojeda ve Zuzana Ernst’in ‘Suyun Hatırladıkları’ projesi. Mayısta Viyana’da başlayan ve Sinop’ta devam eden proje, Tuna Nehri’yle Karadeniz’in hafızasını buluşturuyor. Viyana’da katılımcılarla birlikte bir dinleme yürüyüşü ve ses ritüeli gerçekleştiren sanatçılar, şimdi de Karadeniz’in seslerine ve hikâyelerine kulak veriyor. Sinopale 15 Kasım’a kadar ziyaretçilerini bekliyor.



