Dalından koparılan çileğin yetişmesi için mutlaka toprak gerektiğini düşünüyorsanız, modern tarımda kullanılan yöntemler bu alışkanlığı değiştiriyor. Türkiye'de de uygulanan topraksız tarım sistemiyle bitkiler, ihtiyaç duydukları su ve besin maddeleri kontrollü koşullarda verilerek yetiştiriliyor. Bolu'nun Okçular köyündeki çilek tesisi de geniş üretim alanı ve dijital otomasyon sistemiyle bu yöntemin Türkiye'deki dikkat çeken örnekleri arasında yer alıyor.

Bolu Merkez'e bağlı Okçular köyünde Serdar Özşahin ve ailesi tarafından yürütülen topraksız çilek üretimi, yaklaşık 7 bin metrekarelik alana yayılıyor. Bolu İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 9 Eylül 2026 tarihli açıklamasına göre, tesisin yaklaşık 4 bin 300 metrekarelik bölümünde modern sera ve yüksek tüneller altında üretim yapılıyor.

İl Tarım ve Orman Müdürü Zekeriya Ar'ın tesiste gerçekleştirdiği incelemede, üretim aşamaları ve modern tarım teknolojilerinin kullanımı değerlendirildi. Tesis, geleneksel yetiştiricilik yöntemlerinden farklı olarak üretim koşullarının dijital sistemlerle kontrol edilmesiyle öne çıkıyor.

Topraksız tarımda bitkiler, klasik yöntemde olduğu gibi doğrudan tarla toprağında yetiştirilmiyor. Bunun yerine bitkinin kökleri, uygun yetiştirme ortamlarında tutuluyor ve ihtiyaç duyduğu su ile besin elementleri kontrollü biçimde sağlanıyor.

Bu yöntemde kök bölgesinin ihtiyaçları dikkate alınarak sulama ve besleme düzenleniyor. Seralarda sıcaklık ve nem gibi çevresel koşullar da üretim sürecinin önemli parçalarını oluşturuyor. Böylece yetiştiriciler, bitkinin gelişimini daha yakından takip edebiliyor.

Topraksız tarım, özellikle toprak kaynaklı hastalık ve zararlıların yönetiminde alternatifler sunabiliyor. Ancak yöntemin başarılı olması; doğru besleme, hijyen, su kalitesi, iklim kontrolü ve bitki sağlığının düzenli izlenmesine bağlı.

Bolu'daki tesiste dikkat çeken özelliklerden biri de tam otomasyonlu üretim sistemi. İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün verdiği bilgiye göre sulama, bitki besleme ve iklimlendirme parametreleri dijital otomasyonla kontrol ediliyor.

Bu sistemler, bitkilerin ihtiyaç duyduğu koşulların daha düzenli biçimde yönetilmesine yardımcı oluyor. Su ve gübre kullanımının iyileştirilmesi, birim alandan elde edilen verimin ve ürün kalitesinin artırılması da bu tür sistemlerin hedefleri arasında bulunuyor.

Bununla birlikte otomasyon tek başına yüksek verim garantisi vermiyor. Kullanılan yetiştirme ortamı, bitki çeşidi, üreticinin uygulamaları ve çevre koşulları da sonucu etkiliyor.

Topraksız çilek üretiminin dikkat çeken yönlerinden biri, üretim takviminin uzatılabilmesi. Bolu İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün açıklamasında, Okçular köyündeki tesiste üretimin mayıs ayından aralık ayına kadar sürdüğü belirtiliyor.

Bu dönem, yaklaşık sekiz aylık bir üretim takvimine karşılık geliyor. Kontrollü sera koşulları, geleneksel açık alan yetiştiriciliğine kıyasla üretim sezonunun uzatılmasına yardımcı olabiliyor. Ancak hasadın süresi ve miktarı, çilek çeşidine ve üretim koşullarına göre değişebiliyor.

Topraksız tarım, Türkiye'de özellikle sera üretiminde kullanılan yöntemlerden biri. Tarım ve Orman Bakanlığının Türk Tarım Orman Dergisi'nde yayımladığı bilgilere göre, bu yöntemde domates ve biber gibi sebzelerin yanı sıra çilek ve marul da yetiştiriliyor.

Antalya, Mersin, İzmir, Manisa, Yalova ve Afyonkarahisar, topraksız kültür seralarının yoğunlaştığı iller arasında gösteriliyor. Bu üretim biçimi, yetiştiricilerin toprak koşullarından kaynaklanan bazı sorunları yönetmesine ve üretim sürecini daha kontrollü yürütmesine imkan tanıyor.

Topraksız tarımın her koşulda daha ucuz veya daha verimli olduğu söylenemese de modern sera teknolojileri, bitki yetiştiriciliğinde farklı imkanlar sunuyor.