Bu konuda önemli uyarılarda bulunan Köker, özetle şunları söyledi: “Halk arasında zayıflama iğnesi olarak bilinen GLP-1 temelli tedaviler, iştah ve toklukla ilgili sinyalleri etkileyerek kilo yönetimine yardımcı olabiliyor. Uygun kişilerde hekim değerlendirmesiyle kullanıldığında önemli yararlar sağlayabiliyor. Bununla birlikte iştahın azalması vücudun protein, vitamin, mineral ve sıvı ihtiyacını ortadan kaldırmıyor. İştah azaldığında öğün atlamak kolaylaşabiliyor. Sabah yalnızca kahve içmek, öğlen birkaç lokmayla yetinmek, akşam da açlık hissetmediği için yemek yememek... Tartıda düşüş olsa bile böyle bir gün, vücudun ihtiyaçlarının karşılandığını göstermiyor. Burada amaç büyük tabakları zorla bitirmek değil. Küçülen porsiyonların besin değerini korumak. Örneğin yalnızca krakerle geçiştirilen bir öğün yerine, kişinin tolere edebildiği miktarda yoğurt, yumurta ya da başka bir protein kaynağı içeren küçük bir öğün tercih edilebilir. Sebze, meyve, tahıl ve baklagiller de günün bütününde ihtiyaçlara ve sindirim toleransına göre yer bulmalı. Herkes için aynı listeyi uygulamak yerine, sağlık durumuna, günlük yaşama ve sevilen yiyeceklere uygun bir düzen kurmak, bu beslenme biçiminin sürdürülebilmesini kolaylaştırır. Bulantı, kusma, ishal, kabızlık ve karın rahatsızlığı bu tedaviler sırasında görülebilen yakınmalar arasında. Özellikle tedaviye başlarken veya doz artırılırken belirginleşebiliyor. Yan etkiler sağlık kuruluşlarına başvurmayı gerektirebiliyor. Doz ve tedavi değişiklikleri hekim tarafından değerlendirilmelidir. Kilo kaybı yalnızca yağ dokusundan gerçekleşmeyebilir, yağsız vücut kütlesinde de azalma olabilir. Bu nedenle takipte tartının yanında günlük yaşam gücüne de bakmak gerekir. Yumurta, yoğurt, peynir, balık, tavuk ve baklagiller gibi protein kaynaklarını öğünlere dağıtmak, kişinin sağlık durumuna uygun kuvvet egzersizleriyle birlikte kasların korunmasına destek olur. Protein tozu ya da vitamin desteği ise herkesin otomatik olarak başlaması gereken bir uygulama değildir. Tedavi sonrasında yeniden kilo alan kişilerin hekimlerine başvurup tedavi planlarını değerlendirmesi önemlidir.”

BAKMADAN GEÇME!