ABD Başkanı Donald Trump, OpenAI, Anthropic, Nvidia, Meta, Google ve SpaceX yöneticilerini Beyaz Saray’da bir araya getirdi. Trump toplantıyı “Amerika’nın Altın Çağı’nı inşa eden zihinlerin olağanüstü buluşması” olarak nitelendirirken zirvenin ana gündemini yapay zekâ güvenliği, veri merkezleri ve teknolojinin yeni adı oluşturdu.
Zirvenin en önemli sonuçlarından biri, Trump ile teknoloji şirketlerinin yöneticilerinin imzaladığı gönüllü güvenlik anlaşması oldu. Şirketler, sistemlerin amaçlandığı şekilde çalışmasını sağlamak için iç güvenlik kontrolleri oluşturmayı, sorunları tespit edip gidermeyi ve bağımsız denetçilerle çalışmayı kabul etti. Ayrıca yapay zekâ sistemlerinin teknik altyapılara izinsiz erişmesini veya bunları “hacklemesini” önleyecek önlemler alınması kararlaştırıldı. Trump anlaşmayı “neredeyse anayasa gibi” diye tanımlarken, yapay zekâ güvenliğini izleyecek yaklaşık 10 kişilik bir kurul oluşturabileceğini söyledi. Anlaşma yasal olarak bağlayıcı olmamasına rağmen Trump tarafından “ahlaki açıdan bağlayıcı” olarak nitelendirildi.
Trump, zirveyle aynı gün imzaladığı başkanlık kararnamesiyle federal yönetimde “yapay zekâ” yerine “süper zekâ” ifadesinin kullanılmasını istedi. Trump, geçen hafta BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasında “yapay” kelimesinin teknolojiyi olduğundan daha “sahte” gösterdiğini savunmuştu. Beyaz Saray’ın teknoloji politikasındaki bu değişiklik, ABD’nin Çin ile yürüttüğü yapay zekâ diplomasisine de yansıdı. İki ülke, geçen hafta ilgili teknolojiler için “süper zekâ” ifadesini kullanma ve bir “ABD-Çin Süper Zekâ Diyaloğu” oluşturma konusunda anlaşmıştı.






