Enerji piyasalarının son yıllarda çok sayıda kriz ve şokla karşı karşıya kaldığını belirten Bayraktar, "Enerji piyasalarımızda karşı karşıya olduğumuz tüm bu zorlukları aşmak için daha geniş kapsamlı işbirliği son derece önemli. Türkiye ve Rusya, bu işbirliğinin her iki ülkeye nasıl fayda sağlayabileceğinin çok iyi örneklerini ortaya koyuyor." dedi.
Bayraktar, Türkiye'nin büyüyen enerji pazarıyla Rusya için talep güvenliği sağladığına işaret ederek, "Türkiye, Rusya'ya büyüyen bir pazar sunuyor. Aynı zamanda Rusya da Türkiye'nin enerji arz güvenliğinde önemli bir rol oynuyor." diye konuştu.
Küresel enerji piyasalarında sürekli kriz ve şokların yaşandığı yeni bir döneme girildiğine dikkati çeken Bayraktar, söz konusu gelişmelerin enerji sektörü ve küresel ekonomi açısından yeni normal haline geldiğini, ülkelere güvenilir ve uygun fiyatlı enerji sağlamanın giderek zorlaştığını söyledi.
Bayraktar, Türkiye'nin yılda ortalama 60 milyar metreküp doğal gaz, 50 milyon ton petrol ve petrol ürünü ile 40 milyon ton kömür tükettiğini belirterek, söz konusu kaynakların büyük bölümünün ithalat yoluyla karşılandığını kaydetti.
Enerji politikalarını artan talebi karşılamak ve ithalat bağımlılığını azaltmak üzerine geliştirdiklerini vurgulayan Bayraktar, bu doğrultuda enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesine ve altyapı yatırımlarına odaklandıklarını dile getirdi.
Türkiye'nin enerji altyapısına önemli yatırımlar gerçekleştirdiğini anlatan Bayraktar, Rusya ile TürkAkım doğal gaz boru hattı başta olmak üzere başarılı projeler hayata geçirdiklerini söyledi.
Bayraktar, TürkAkım'ın Türkiye'nin enerji arz güvenliği açısından önemine dikkati çekerek, "Bugün TürkAkım'ın olmadığını hayal edebiliyor musunuz? Eskiden doğal gazı transit ülkeler üzerinden alıyorduk, bugün ise Karadeniz üzerinden Rusya'dan doğrudan gaz tedarik edebiliyoruz." ifadelerini kullandı.
Bakü-Tiflis-Ceyhan ve Irak-Türkiye petrol boru hatlarına da değinen Bayraktar, mevcut enerji altyapısının kapasitesinden daha fazla yararlanılması gerektiğini vurguladı.
Kazakistan ve Orta Asya'dan daha fazla doğal gaz ve petrolün söz konusu hatlar üzerinden Türkiye'ye ve küresel piyasalara ulaştırılabileceğini belirten Bayraktar, Irak-Türkiye Petrol Boru Hattı'nın da günlük 1,5 milyon varil taşıma kapasitesine sahip olduğunu hatırlattı.
Bayraktar, bu altyapının yalnızca Türkiye'nin enerji ihtiyacını karşılamakla sınırlı olmadığını, Akdeniz havzasının enerji arz güvenliğine de katkı sunabileceğini söyledi.
Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gelişmelere de değinen Bayraktar, "Bugün Hürmüz Boğazı, tam olarak işlevini yerine getiremiyor ve bu durumun ne kadar süreceğini kimse bilmiyor. Bu nedenle komşu ülkelerimize, Türkiye'ye ve Türkiye üzerinden küresel piyasalara ilave petrol hacimleri ulaştırabileceğimizi söylüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Bu işbirliğinin özellikle Avrupa piyasalarının enerji arz güvenliği açısından önem taşıdığına işaret eden Bayraktar, Türkiye'nin enerji altyapısıyla bölgesel sorunların çözümünde daha fazla rol üstlenebileceğini kaydetti.
TÜRKİYE'NİN 2050 HEDEFİ, EN AZ 20 GİGAVAT NÜKLEER ENERJİ KAPASİTESİ
Türkiye'de geçen yıl enerji talebindeki artışın yüzde 19'unun soğutma ihtiyacından kaynaklandığını aktaran Bayraktar, gelecekte deniz suyunun tuzdan arındırılması gibi uygulamaların da ilave elektrik talebi oluşturabileceğini dile getirdi.
Artan elektrik ihtiyacının karşılanması için üretim kapasitesinin ve enerji altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Bayraktar, bu doğrultuda yenilenebilir enerji kaynaklarının potansiyelinden yararlanmayı ve enerjiyi verimli kullanmayı hedeflediklerini bildirdi.
Nükleer enerjinin de Türkiye'nin gelecekteki enerji karışımının vazgeçilmez unsurlarından biri olacağını belirten Bayraktar, "Bu nedenle 2050 yılına kadar en az 20 gigavat nükleer elektrik üretim kapasitesine ulaşmayı hedefliyoruz." dedi.
Bayraktar, Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom ile Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nde 4 reaktörün inşasının sürdüğünü aktararak, "Umarım önümüzdeki birkaç ay içerisinde ilk ünitemizden elektrik üretmeye başlayabileceğiz." ifadesini kullandı.
Sinop ve Trakya'da da nükleer güç santrali projeleri geliştirdiklerini anlatan Bayraktar, Türkiye'nin en az 12 büyük ölçekli konvansiyonel nükleer reaktöre ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Bayraktar, küçük modüler reaktörlerin de Türkiye'nin nükleer enerji planlarında yer aldığını belirterek, söz konusu teknolojilerin geleceğinin oldukça parlak olduğuna inandıklarını kaydetti.
Enerji piyasalarında yaşanan sorunların uluslararası işbirliğinin önemini daha da artırdığını vurgulayan Bayraktar, Türkiye'nin hem kendi enerji ihtiyacını karşılamaya hem de komşu ülkeler ve özellikle Avrupa için enerji arz güvenliğine katkıda bulunmaya yönelik politikalarını sürdüreceğini ifade etti.



