Dünya liderlerinin kritik mesajlar verdiği BM Genel Kurulu’nda gözler, kürsüye çıkacak isimlere çevrildi.
Peki, New York’taki kritik oturumlarda bugün kimler söz alacak? BM marjındaki ikili temaslarda hangi mesajlar öne çıkıyor? İşte diplomasi trafiğinin kalbinden son dakika gelişmeleri…
Haber Akış Özeti
Şara, New York'ta katıldığı panelde konuştu
Macron, Hürmüz Boğazı krizinde Trump'ı eleştirmekten çekindi
Fransa'dan İran'a diplomasi yoluna dönmesi çağrısı
KONUŞMA SIRALAMASI: BUGÜN KÜRSÜYE KİMLER ÇIKACAK?
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu için geldiği New York’ta Atlantic Council isimli düşünce kuruluşunda eski Beyaz Saray Orta Doğu Özel Temsilcisi Brett McGurk'ün moderatörlüğündeki panelde konuştu.
Şara, bir anlaşmaya varmak için İsrail ile birkaç tur görüşme yaptıklarını kaydederek "İsrail ile yapılan görüşmelerde yaklaşık yüzde 90 oranında anlaşmaya vardık, ancak sonuçta İsrail geri çekildi." ifadelerini kullandı.
Suriye'nin haklarının garanti altına alınması koşuluyla "İsrail ile kalıcı bir barış için çalıştıklarını” vurgulayan Şara, şöyle devam etti:
"Suriye topraklarının işgal altında olması bir barış değildir. barış ancak Suriye'nin hakları geri alındığında gerçekleşir. İsrail'in Suriye'ye yönelik politikalarını Gazze'de yaşananlara göre belirlemesi yanlış bir yaklaşımdır. Kendi güvenliğinizi korumak istiyorsanız, başkalarının güvenliğine de saygı duymalısınız."
"Suriye'nin temel yaklaşımı ülkeyi yabancı üslerden arındırmak"
Şara, Suriye’nin temel yaklaşımının ülkeyi yabancı üslerden arındırmak, ulusal birliği korumak ve bağımsızlığı sağlamak olduğunu dile getirdi.
Suriye topraklarındaki her türlü askeri varlığın, Halk Meclisi tarafından onaylanmış yasal bir tanımı ve Suriye devletinin haklarını koruyan hukuki bir çerçevesi olması gerektiğini belirten Şara, "Yakın gelecekte Suriye'nin yabancı askeri üslere ihtiyacı yoktur." ifadelerini kullandı.
Şara, ülkedeki yabancı askeri varlığa ilişkin yürütülen süreçlere de değinerek, "Rusya ile yürütülen diyalog, üs sayısının ikiye indirilmesiyle sonuçlandı ve bu noktaların Suriye ordusu için eğitim üslerine dönüştürülmesi konusunda mutabakata varıldı." dedi.
Türk kuvvetlerinin Suriye'ye, sınır güvenliğiyle ilgili belirli koşullar çerçevesinde ve bölgenin çatışmalar ve savaşlarla çalkalandığı bir dönemde girdiğini aktaran Şara, "Türkiye'nin Kuzeybatı Suriye'deki üslerinin sayısı azaldı, bu varlığın hukuki statüsünü netleştirmek için görüşmeyi sürdürüyoruz." diye konuştu.
"Irak petrol ihracatı için güvenli bir koridor sağlamak üzere çalışıyoruz"
Şara, Irak'ın petrol ihracatı için Suriye limanları üzerinden güvenli bir koridor sağlamak üzere çalıştıklarını aktardı.
Suriye Cumhurbaşkanı Şara, ihracatı kolaylaştırmak ve Hürmüz Boğazı'ndan geçiş zorunluluğunu ortadan kaldırmak amacıyla, Irak petrol sahalarından Suriye limanlarına uzanacak stratejik bir petrol boru hattı projesi bulunduğunu dile getirdi.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ABC News'e verdiği röportajda Orta Doğu'daki gerilime ve stratejik enerji güzergahlarında yaşanan tıkanmaya ilişkin değerlendirmede bulundu.
Sunucu David Muir'in, ABD Başkanı Trump'ın artan akaryakıt fiyatlarını ABD-İran savaşında "ödenmesi gereken küçük bir bedel" olarak savunduğunu ve Fransa'da rekor seviyelere ulaşan fiyatların bütçe açığı olan hükümeti zorlayacak seviyelere geldiğini hatırlatması üzerine Macron, "İran’ın nükleer silahlara sahip olmamasından emin olmak benim için temel hedef." dedi.
Öte yandan İran bağlamında "Bir ülkeyi bombalayarak rejim değişikliği sağlamanın mümkün olmadığını düşünüyorum." diyen Macron, tarihte daha önce "bu hataların" yapıldığına dikkati çekti.
Bununla birlikte Macron, Orta Doğu'daki meselenin, İran'dan da öte, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması haline geldiğini söyledi.
Macron, "Çünkü İran rejimi elinde bu (Hürmüz Boğazı) kartın olduğunu keşfetti." dedi. Bu nedenle Macron, Başkan Trump'la ve New York'taki diğer temaslarında ana gündemini "Hürmüz Boğazı'nın açılmasını sağlamak için doğru anlaşmayı bulmanın" oluşturduğunu söyledi.
Bu savaşa katılmama kararının ise doğru olduğunu savunan Macron, Hürmüz Boğazı'nın açılması için Fransa'nın askeri destek sağlayıp sağlamayacağına ilişkin soruya da "Hiçbir ülke ile çatışmaya girmek istemiyorum ama (Hürmüz Boğazı'ndan) geçişi sağlamak ve belli kapasiteleri korumak için daha fazla sorumluluk almaya hazırız, evet." cevabını verdi.
Macron, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan durumun Trump'ın savaşta yeterince öngöremediği bir "kör nokta" olup olmadığı konusunda ise yorum yapmaktan çekinerek, "hiç kimseyi suçlamak istemediğini" ve ABD'nin "bu sorunu çözebilecek ülkelerden biri olduğunu" söyledi.
Bununla birlikte Macron, savaşta Hürmüz Boğazı konusunun "muhtemelen hafife alındığını ve bunu düzeltmeleri gerektiğini" vurguladı.
"Ukrayna, Trump'ı 'ikna edebileceğim' alanlardan biri"
Ukrayna'da ise Putin'in barış istediğine inanmadığını dile getiren Macron, Ukrayna'nın Trump'ı "ikna edebileceği" alanlardan biri olduğu yorumunu yaptı.
Ayrıca Macron, Trump ile "çok iyi" ilişkilerinin olduğunu ve birbirlerine "çok çok açık" davrandıklarını belirtti.
Macron, Trump'ın sosyal medya hesabından paylaştığı ve Karayipler, Kanada, Meksika ve Fransa'nın bazı denizaşırı topraklarını ABD toprağıymış gibi gösterdiği haritaya da yorum yapmaktan kaçınarak, "Ukrayna'da ve Orta Doğu'daki savaş, yapay zeka ve teknoloji yarışı gibi halledilmesi gereken konular varken yeni çatışmalar ve gerilimler yaratmayalım." dedi.
Fransız hükümeti, Hürmüz Boğazı ve ABD ile yaşanan gerilim bağlamında İran'a diplomasi yolunu tercih etmesi çağrısı yaptı.
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu kapsamında ABD’nin New York kentinde İranlı mevkidaşı Abbas Erakçi ile görüştü.
Fransa Dışişleri Bakanlığından görüşmeye ilişkin yazılı açıklama yapıldı.
Açıklamaya göre Barrot görüşmede, İran'a diplomasi yolunu tercih etmesi çağrısı yaptı ve Fransa'nın bu diplomatik çözüm arayışına destek vermeye hazır olduğunu belirtti.
Barrot, enerji güvenliği ve bölgesel istikrar açısından kapatılması ciddi tehdit oluşturan "Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasının Fransa'nın önceliği" olduğunu vurguladı.
İkili ilişkiler bağlamında da Barrot, Fransa'nın Tahran Büyükelçiliği personeline yönelik "saldırıların" kabul edilemez olduğunu ve Tahran'daki Fransızca dil eğitim merkezinin kapatılması kararını da kınadıklarını yineledi.


