Filistin'e Destek Platformu Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, Filistin Dayanışma Günleri kapsamında çeşitli programlar düzenleneceğini belirterek, "Türkiye'de 81 ilimizde Filistin Haftası bağlamında bir, iki, üç günlük programlar var. Filistin halkının yaşadığı süreci anlatacak sergilerden, söyleşilerden, yürüyüşlerden birtakım panel programlarından sanat programlarına kadar bir Filistin Haftası." dedi.

Bölgede huzurun ve barışın olmadığını, tam tersine gözyaşının ve kanın sürekli aktığı, ekonomik sıkıntıların, mültecilerin oluştuğu yaklaşık 100 yıl yaşandığını dile getiren Kabaktepe, bunun temel nedeninin İsrail'in bölgede uyguladığı işgalci politikalar ve zulümler olduğunu, İsrail'in 3 yılda katlettiği masum insan sayısının 100 bini geçtiğini söyledi.

Kabaktepe, bölgedeki sorunun nedeninin İsrail olduğuna dikkati çekerek, "Bölgede 20 bin çocuğu, 19 bin anneyi, 1000'in üzerinde gazeteciyi, yaklaşık 500'e yakın insani yardım görevlisini, ambulans şoförlerini öldüren İsrail'dir. Hastaneleri bombalayan İsrail'dir. Bölgedeki sorunun kaynağı İsrail ve İsrail'in uyguladığı politikalardır. Savaş deseniz savaşa benzemiyor. Katliam deseniz bu cümle yetersiz kalıyor. Soykırım deseniz gereği gibi İsrail'in yaptığı zulmü ifade etmiyor. Öldürdüğünüz çocukların 10 bine yakını 10 yaşın altında, hangi gerekçe, hangi neden, hangi 'Şu oldu, bu olmadı' uydurması ve yalanı bunu meşrulaştırabilir?" ifadelerini kullandı.

Gazze'nin yüzde 70'inin insansızlaştırıldığını ve yaklaşık 2 milyon Gazzelinin Gazze'nin yüzde 30'unda çadırda yaşamaya çalıştığını kaydeden Kabaktepe, şöyle devam etti:

"Bir yıl önce imzalanan ateşkes anlaşmasında demişsiniz ki her gün 600 yardım konteyneri Gazze'ye girecek. Ama geçen bir yıllık süre içerisinde bugün itibarıyla yaklaşık 190 bin yardım konteynerinin Gazze'ye girmesi lazım; 50 binin üzerinde girmiş, yüzde 20-25'lerde. Yardım tırlarının bile girmesini engelleyen, çocukların mama bulmasını, okulda kitaplarını ve defterlerini edinmelerini, hastaların serum bulmasını engelleyen bir İsrail zulmüyle karşı karşıyayız. Bu zulüm politikaları neticesinde Gazze'de 500 bine yakın Gazzeli mülteci haline geldi, Gazze'nin dışına çıktı.

Bulunamayan ve kayıp dediğimiz rakamlarla beraber 100 binin üzerinde Gazzeli vefat etti. İsrail 100 yıl boyunca sivil insanları katlediyor. 1948'den bugüne kadar İsrail'in oluşturduğu politikalarla yaklaşık 9 milyon Filistinli mülteci hale geldi, topraklarını terk etti. Bugün Filistin'in içinde yaşayan Filistinlilerden daha fazla Filistin'in dışında yaşayan kardeşlerimiz var. Yazdıkları anlaşmalara uymayan, imzaladıkları ateşkes sözleşmelerini reddeden, sadece 'Hakikat ve gerçeklik benim dediğimin ve benim istediğimin dışında olamaz.' diyen bir siyonist terörist İsrail devleti ve (Binyamin) Netanyahu yönetimiyle karşı karşıyayız."

Geçici Gazze hükümetinin göreve başlaması gerekir

Kabaktepe, dünyada son 400 yılda insani değer anlamında üretilen ne varsa hepsinin İsrail ve İsrail'i destekleyen Batı toplumları tarafından sadece kendilerine olduğunda kıymet ifade ettiğini, başka toplumlara sıra geldiğinde ise hiçbir anlamı olmadığını gördüklerini vurguladı.

Batı'nın, İsrail'in de içinde olduğu hegemonik güçlerin ürettiği insani değerlerin sadece bir kağıt parçasından ibaret olduğunu dile getiren Kabaktepe, "Kendileri için olduklarında kalkana dönüştürdükleri, Filistinli, Gazzeli, Kudüslü, Batı Şerialı çocuklar için olduğunda bir örümcek ağına dönüştürdükleri değerden başka bir anlam ifade etmiyor." dedi.

İsrail'in 7 Ekim'den sonra Gazze'de yolları tahrip ettiğini, evleri, okulları yıktığını, hastaneleri yok ettiğini, doktorları, hemşireleri öldürdüğünü kaydeden Kabaktepe, Anadolu Ajansı çalışanlarının da aralarında olduğu basın mensuplarının şehit edildiğini, ofislerin basıldığını ve haber yapma hürriyetlerinin engellendiğini aktardı.

Kabaktepe, siyonist İsrail devletinin tam bir soykırım, ambargo ve katliam yaptığını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaki konuşmasında buna değinerek insanlığın önündeki perdeyi kaldırdığını, artık dünyadaki ülkelerin başkentlerinde, ülke yönetimlerinde İsrail'e karşı duruşun giderek genişlediğini gördüklerini ifade etti.

En kısa sürede ülkelerin, zulmün ve soykırımın sona ermesi için gerekli adımları atmalarını umut ettiklerini belirten Kabaktepe, Filistin müzakere heyetinin kabul ettiği ve İsrail'in de imzasının bulunduğu ateşkes anlaşmalarına uyulması, Gazze'nin imarına başlanması ve geçici Gazze hükümetinin göreve başlaması gerektiğini söyledi.

Türkiye'nin 81 ilinde Filistin için etkinlikler düzenlenecek

Filistin, Gazze ve Kudüs konusunda toplumun hassasiyetinin çok yüksek olduğunu belirten Kabaktepe, "Bunu hem sivil toplum bağlamında görüyoruz hem TBMM'de tüm siyasi partilerin altında imzalarının olduğu ve oylarını verdiği İsrail karşıtı Filistin'in yanında duran soykırım karşıtı bildiriyle de gördük." diye konuştu.

Bu kapsamda İstanbul'un farklı meydanlarında sivil toplum kuruluşlarının etkinlikler düzenleyeceğini aktaran Kabaktepe, şu ifadeleri kullandı:

"İstanbul'da Eyüpsultan meydanımızda, Üsküdar meydanımızda olacak. Cumartesi günü Beyazıt'tan, farklı meydanlardan başlayan yürüyüşler olacak. Türkiye'de 81 ilimizde de Filistin Haftası bağlamında bir, iki, üç günlük programlar var. Burada söyleşiler var, Filistinli, Türk grupların birtakım performans etkinlikleri var. İsrail'in yaptığı zulümlerle ilgili bilgilendirmeler var. Birtakım görsel sergilere kadar yapılacak etkinlikler var. Yine bir hafta boyunca hem Filistin halkının yaşadığı süreci anlatacak sergilerden, söyleşilerden, yürüyüşlerden birtakım panel programlarından sanat programlarına kadar bir Filistin Haftası."

Bu çalışmalarla Filistinlilerin yanlarında olunduğunu göstermek istediklerini dile getiren Kabaktepe, şöyle devam etti:

"İkincisi bu konudaki farkındalık düzeyi Türkiye'de çok yüksek ama bu farkındalık düzeyinin aşağıya inmemesi, daha da yukarı çıkması, kalıcı hale gelmesi için bu çalışmalar yapılıyor. Üçüncüsü, olup bitenle ilgili bilgilerimizin zaman zaman tazelenmesi gerekiyor. 'Ya o da mı oldu?' dedirtecek çok şey var, yaşanıyor. Bazı şeyler rakam gibi görülüyor ama rakam değil, ortada hayat var, ülke var, çalınmış milyonlarca yıllık bir ömür var. Onun için hem kitap imzalarıyla hem Filistin konusunda yazan, düşünen yazarlarımızın, mütefekkirlerimizin anlatımlarıyla hem Filistin ile ilgili çekilmiş belgesellerin, filmlerin gösterimleriyle çok etkileşimli, çok farklı etkinliklerin olduğu bir hafta Üsküdar, Eyüpsultan meydanlarımızda olacak."

"Halkımızı Filistin'in sesi, sözü olmaya davet ediyoruz"

Türkiye'nin 81 ilinde çok sayıda sivil toplum ve insani yardım kuruluşunun basın açıklamasından yürüyüşe, panelden sanat etkinliklerine ve belgesel gösterimlerine kadar farklı etkinlikler düzenleyeceklerini kaydeden Kabaktepe, "Halkımızı tüm bu programlara katılmaya davet ediyoruz. Filistin'in sesi, sözü olmaya davet ediyoruz." dedi.

İsrail'in karşısında olma noktasında Türk halkının duruşunun belli olduğunu ve bu duruşu herkesin bulunduğu ilde, en yakın meydanda gösterebileceğini vurgulayan Kabaktepe, 1 Ocak'ta Galata'da milyonların katılımıyla "Zulme dur" diyecekleri büyük bir program düzenleyeceklerini dile getirdi.

Programlarda emeği geçen tüm STK'lere teşekkür eden Kabaktepe, sözlerini şu şekilde tamamladı:

"Kardeşlerimiz bu etkinlikleri 'Yapıyoruz ama sonuçta bir şey olmuyor' cümlesinin içerisinde değerlendirmesin. Emin olsunlar çok şey oluyor. Bunlar yapıldıktan sonra bir Filistinli kardeşimizle konuşsunlar, neler olduğunu anlarlar. İsrail'in tek tek bunları not edip kendilerine karşı yapılan bu eylemlerde nasıl tedirgin olduklarını, bunun İsrail zulmünü sona erdirecek bardağı dolduran bir damla olduğunun İsrail'in ne kadar farkında olup böyle davranmaya gayret ettiğini hep beraber görüyoruz, müşahede ediyoruz."