Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü dolayısıyla yayımladığı raporda, ruhsal bozuklukların küresel çapta önemli bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini ortaya koydu. Dünya genelinde yaklaşık her yedi kişiden biri ruhsal sorunlar yaşarken çocuklar ve gençler de bu tablodan etkileniyor. Öte yandan ruh sağlığı hizmetlerine ayrılan kaynakların yetersizliği, milyonlarca kişinin tedaviye erişimini zorlaştırıyor.

Rapora göre dünya genelinde 470 milyon kişi kaygı bozukluğu, 322 milyon kişi ise depresyon yaşıyor. Kaygı bozukluğu bulunanların 72 milyonunu, depresyon tanısı alanların ise 43 milyonunu çocuklar ve ergenler oluşturuyor. Her yıl yaklaşık 727 bin kişi intihar nedeniyle hayatını kaybediyor. Kendi yaşamına son verme, 15-29 yaş grubunda dünya genelindeki üçüncü en yaygın ölüm nedeni olarak öne çıkıyor. Vakaların yüzde 73’ünün düşük ve orta gelirli ülkelerde görüldüğü belirtilen raporda yoksulluk, şiddet, sosyal izolasyon ve psikolojik desteğe erişememenin riski artırdığına dikkat çekiliyor. Ruh sağlığı sorunlarının boyutuna karşın hükümetlerin sağlık bütçelerinden bu alana ayırdığı pay ise ortalama yüzde 2’de kalıyor. Depresyon yaşayan kişilerin yalnızca üçte biri resmî tedavi hizmetlerine ulaşabilirken, ruhsal sorunların yol açtığı iş gücü ve üretkenlik kaybının küresel ekonomiye yıllık maliyetinin ise 1 trilyon dolar olduğu hesaplanıyor.