Müteahhitler Birliği Başkanı Erdal Eren gönderdi.
Raporu anlatacağım. Erdal Bey’le yaptığım sohbet de var.
Ama ben önce şu gerçeğin altını çizmeliyim:
Önümüzde trilyonlarca dolarlık bir ihale savaşı var.
Dünyayı kuşatan savaşlar yüzünden kıran kırana geçen yurtdışı müteahhitlik rekabeti.
Ama Çin’in rekabete aykırı bir politikası var.
Çin’in dev gemisinden başlayarak anlatayım.
Brezilya’nın en büyük köprü projesinin kazıklarını çakacak olan bu gemi, özellikle deniz üzerindeki büyük köprülerin temel inşaatlarında kullanılmak üzere tasarlanmış.
Geminin tam boyu 130.5 metre, kazık çakma kulesinin yüksekliği ise 156 metre. Bu kule yaklaşık 50 katlı bir binanın yüksekliğine eşit.
İşte Çin’de imal edilip, Ümit Burnu’nu geçtikten sonra Brezilya’ya varacak olan teknoloji bu.
Türk müteahhitliğinin kiminle rekabet ettiğini göstermek için...
2026 yılında dünyanın ilk 250 müteahhitlik firması araştırmasına bakınca;
Türkiye, Çin’den sonra 49 firmayla ikinci sırada.
Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Erdal Eren’e işte bunları sordum:
1- Çin bunca ambargoya rağmen bunu nasıl başarıyor?
2- Bizim dünya ikincisi olmamızın sırrı nedir?
3- Önümüzdeki dönem için beklenti nedir?
“Çin’in firmaları devletle ortak. O nedenle kredi sorunları yok. Ayrıca dev bir teknoloji. Örneğin Tanzanya’ya diyor ki ‘Eğer senin paran yoksa krediyi ben vereyim. Demiryollarını ben yapayım.’ Sonra ihaleyi alıyor. Örneğin Senegal’e diyor ki ‘Kredi benden. Senin limanını ben yapayım. 30 yıl ben işleteyim.’ Firmanın arkasında Çin devleti olduğu için kredi sorunu olmuyor. Ama bizim için kredi sorun oluyor. Bu da rekabette bizi zorluyor.
- Ama buna rağmen dünyanın en büyük 250 firması içinde Türkler, Çin’den sonra ikinci sırada.
“Evet bu gurur verici bir durum. Bu noktada şunu da söylememiz lazım. Türkiye’nin yurtdışı müteahhitlik gelirleri yıllık 2 milyar dolardan 30 milyar dolara çıktıysa bunda Sayın Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan’ın iradesi vardır. 2 binli yıllara kadar büyükelçilerimiz bizim firmalarımızla ilgilenmezdi. O günlerdeki anlayışla büyükelçilerin ticaretle ilgilenmesi sanki ayıp gibi algılanırdı. Ama Sayın Erdoğan’ın başbakanlığından beri büyükelçilerimize ticaretle ilgilenmeleri, bize destek olmaları görevi verildi. Üzerine bir de Afrika’da 35 yeni büyükelçilik açıldı. Bütün bunların 30 milyar dolarlık gelire ulaşmamızda çok büyük etkisi vardır. Şimdi dünya çapında 49 firmamız Cumhurbaşkanımızın ödül vereceği tören için haber bekliyor.”
Eren’e buradan sonrasını nasıl gördüğünü soruyorum.
Oldukça zorlu bir dönemin işaretlerini veriyor:
“Bizim toplam iş hacmimizin en büyük bölümü Rusya Federasyonu’yla idi. Ama Ukrayna savaşı, yaptırımlar derken Rusya pazarı kapandı. Bu defa Körfez’e yöneldik. Gerçekten büyük projeler alındı. Ama bu sefer de İran savaşı çıktı. Orada da kapılar zorlanıyor.”
- Yani şu anda çok iç açıcı değil. Eylül ayına kadar toplam pazar 5 milyar dolarda kaldı. Bu tabii bu yıl için hiç umut verici bir durum değil. Geçen yıl 30 milyar dolar. Bu yıl daha 5 milyar dolardayız.
Bütün bunlar olurken Çin, Rusya ve Hindistan başta olmak üzere Asya ve Afrika ile Brezilya dahil Güney Amerika’da yatırımları zorluyor.
Çin devleti, iş aldığı ülkelerde işçilik fiyatlarını öylesine düşürüyor ki.
- Çünkü Çinli firma, işi aldığı zaman işçileri Çin’den götürüyor.
- Ve askerliğini yapmamış gençlere orada çalıştığı süreyi “askerlikten” sayıyor.
- Hatta hafif cezaları olan mahkûmları yurtdışı şantiyelerinde çalıştırıyor. Ve çalıştıkları süreyi cezalarından düşürüyor.
İşte böylesine haksız bir rekabete rağmen Türk müteahhitlik sektörü dünya ikincisi olmayı başarıyor.
Ama bu savaşlar sürerse önümüzdeki dönem çok zorlu görünüyor.
Şimdi bir de İran’ın Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerine karşı başlattığı füze saldırıları var. Ve ardından Trump’ın İran’a karşı başlatması beklenen “büyük saldırı” endişesi.
Suudi Arabistan’da çok büyük işler almış Türk müteahhitlik firmaları var.
Prens Salman’ın trilyon dolarlık projeleri şu anda sıkışıklık yaşıyor.
Bu açıdan bakınca Türkiye’nin Suudi Arabistan’ın savunmasına destek verecek bir politika izlemesi çok doğal.
Mekke Anlaşması’na bu açıdan da bakmak gerekiyor. Ama Trump, İran’a vurursa;






