Mutlu Doğan Akbaş | CNNTurk.com Muhabiri
Yani geçen sene biliyorsun işte burada gene konuşurken özellikle İsrail heyetinin ne kadar böyle bir nasıl diyeyim özgüvenli durduklarını ne kadar özgüvenli olduklarını görüyorduk. Netanyahu'da gene aynı şekilde ama aradan geçen bir senede aslında baktığımız zaman dünyada çok şey değiştiğini bu noktada çok şey değiştiğini görüyoruz. Netanyahu'nun buraya bu şekilde kaçak gibi girmesi ve sonrasında gene bir nevi kaçarak gitmesi tutuklanma korkusu yaşaması gerçekten bir tarihi kırılma noktası.
Yani tabii Erdoğan'ın konuşması gerçekten ben sana katılıyorum. Bence de çok gurur verici, önemli konuşmaydı. Birçok noktada çok net mesajlar verdi. Bir de Trump'ın konuşması vardı öncesinde biliyorsun. Yani Trump konuşmasını dinlerken hani biliyorsun Mahzar-Fuat-Özkan'ın bir şarkısı vardır. ‘Sen neymişsin be abi’ diye. Gerçekten aklıma o şarkının sözleri geldi.
Yani Trump o kadar çok övdü ki hani sana şöyle bir şey söylesem bana Narsizmin resmini yapabilir misin diye herhalde Trump resmini hemen çizersin diye düşünüyorum. Sadece kendisini övmekte kalmadı. Eşini de çok övdü. Yani eşinde ne kadar çok çalıştığını, işte barışa katkı sunduğunu, çok önemli işler yaptığını falan anlattı. Çok garip aslında. Yani bilemiyorum çok enteresan.
Demirören Medya TV Grup Başkanı - Murat Yancı
Bir taraftan da işte sağa sola yani benim gördüğüm kadarıyla emirler yağdırdı. Putin'e ‘Savaşı bitir’ diye seslendi. Sekiz tane savaşı bitirdiğini söyledi mesela. Ama o hangi savaşlar ben çözemedim tam olarak. Yani dün de konuştuk hatta bitmeyen savaşlar dönemine girdik diye. Yani biten bir savaş hangisi var? Çok emin değilim. Ama 8 tane savaşı bitirdiğini söyledi.
Yapay zeka konusunda bundan sonra artık yapay zeka demeyeceksiniz diye ültimatom verdi. Süper zeka artık. Evet, süper zeka. Yapay zekaya sahip çıktı. Herhalde yapay zeka buna çok sevinmiştir diye düşünüyorum. Hakkımı Trump savundu diye. Cumhurbaşkanımızın, bence en önemli mesajlarından biri de şuydu.
Bölge sorunlarını, bölge ülkeleri çözmeli
Bölgemizdeki sorunları bölge içinde çözmeye çalışacağız dedi ve Pakistan ve Suudi Arabistan'la yaptığımız savunma ittifakı da ne kadar, derin bir bağımızın olduğunu perçinleştirdi dedi. Bu bölgedeki sorunları bölge içinde çözme felsefesi Cumhurbaşkanımızın çok uzun süredir uygulamaya çalıştığı bir şey. Cumhurbaşkanımızın mesajı umarım ulaşmıştır ama şimdi baktığımız zaman bölgede aslında en temel sorun ne? Yani bu savaşların veya bu gerilimin bir türlü bitmemesinin sebeplerinden bir tanesi hatta birincisi bence Amerika'nın müdahil olması veya Batı'nın müdahil olması. Yani birçok yerde görüyoruz. İşte ya silah veriliyor ya destek veriliyor ya arka plan işler çevriliyor.
Dolayısıyla da bir şekilde, mesela Rusya-Ukrayna savaşı da bitecekti. İstanbul'da görüşmeler yapılıyordu ve o görüşmeler de aslında savaş bitiyor noktasına gelinmişti. Bunu sonra kendileri de açıkladılar hatta ama orada bir el girdi, ortalığı karıştırdı ve savaş uzadıkça yani sonu olmayan bir savaşa dönüştü.
Yani şimdi baktığımızda aslında Batı buradan elini çekse, bölgeden elini çekse, özellikle Amerika biraz buradan uzaklaşsa, herkes kendi haline bıraksa ne İsrail belki bu kadar saldırgan olmaya cesaret edebilecek, ne diğer ülkeler bu şekilde çatışmaya meyillenecek ama maalesef işte aslında Cumhurbaşkanımızın bence hani oradaki vurgusu da bu. Yani siz çekilseniz aslında sıkıntı kalmayacak. Buradan yani elinizi çekseniz çözüm için gelenler aslında sorunun kendisi.
Bölgeye kim çözüm için geldim diyorsa uzaktan aslında sorunu yaratan onlar. Daha da karıştırmaya ya da çözümsüzlüğe sürükleyenler de onlar. Yani ondan dolayı ve Cumhurbaşkanımızın bu mesajı, yani gelin bölge sorunlarını, bölge içinde çözelim mesajı aslında yine verdiği çarpıcı mesajlardan biri ve Pakistan-Suudi Arabistan İttifakı'na orada bir selam vermesi de Birleşmiş Milletler kürsüsünden Çok kıymetli. Çok kıymetli.
Şimdi Türk Devletleri Teşkilatı içerisinde Türkiye aynı zamanda Mekke İttifakı kuruldu. Malum. Yani çeşitli ittifakların içerisinde yer alıyoruz. Aslında bu bölgesel ve yerel ittifaklar ileride çok daha bence önem kazanacak. Şimdi Trump tabii NATO'nun olmadığı kadar güçlü olduğunu söyledi ama bir taraftan sürekli NATO'yu dövdüğünü görüyoruz. Yani veya işte batılı liderlerin de Macron ne demişti? NATO'nun beyin ölümü gerçekleşmişti. Bana şu an "Kâğıttan kaplan." dedi. Yani şöyle söylüyordu NATO. Diyor ki: "Hem ben en güçlü haline getirdim NATO'yu diye hem de kâğıttan kaplan." diyor. Moduna göre değişiyor. Yani anlamak mümkün değil. Ben bir gün öyle, bir gün böyle. İşte NATO yani bugün çok güçlü mesajı verdi. Ben yaptım, ben ettim. dedi. Bir tarafıyla ama yani bence yerel ittifaklar, işte Mekke İttifakı çok önemli bir ittifak. Bunlar daha önem kazanacak. Çünkü Batılılar görüyoruz. İşte Amerikalılar işte Afganistan'da ne yaptıklarını gördük. O kadar sene kaldıktan sonra kaçarak gittiler.
Hatta işte kendilerini ülkede destekleyenleri de yüz üstü bıraktılar, biliyorsun. Birçok yerde yaptılar aslında bunu. Şimdi bir şekilde bir gün aslında sorunun kendisi olanlar ama bunu biz çözüm için geldik diyorlar. Garip olan da bu. Çekip gidiyor. Ve o bölgedeki devletler, kendi haline kalıyor.
Yani aslında bölge ülkelerinin de bunu görmesi lazım ve başka ülkelerin çıkarlarına bilerek ya da bilmeyerek katkı sunmamaları lazım. Herkesin kendi çıkarını düşünmesi lazım. Kendi ülkesinin, kendi toplumunun refahını, çıkarını düşünmesi lazım diye düşünüyorum.




