Haberde, saatlerin sahipleri arasında Beyaz Saray Genel Sekreteri Susie Wiles, Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve Beyaz Saray Hukuk Danışmanı Will Scharf’ın da yer aldığı belirtiliyor. Ayrıca Başkan Yardımcısı JD Vance’in siyasi çevresinden bazı isimlerin ve Trump’ın eski seçim kampanyası ekibinde yer alan kişilerin de bu özel saatlere sahip olduğu aktarılıyor. Özel olarak kişiselleştirilen Rolex saatlerin, Trump yönetiminin siyasi çevresindeki sınırlı bir gruba verildiği öne sürülüyor. Özel üretim Rolex saatlerin bir hediyelik eşyadan ziyade, Trump yönetiminin iç çemberine ait sembolik bir nişane olarak tasarlandığı belirtiliyor. Sınırlı sayıda üretilen saatlerin, yönetimin çekirdek kadrosu içinde bir sadakat ve birliktelik sembolü olarak değerlendirildiği dile getiriliyor.

Milliyet Yazarı Mehmet Çelik konuyu şöyle değerlendirdi: “Rolex’in adı Trump yönetimiyle ikinci kez gündeme geliyor. Kasım 2025’te İsviçreli iş insanları, gümrük tarifeleri tartışmasının sürdüğü bir dönemde Trump’a Rolex tasarımı bir masa saati sunmuştu. Şimdi de başkanlık mührü ve Beyaz Saray gravürü taşıyan kişiselleştirilmiş Rolex’ler, yönetimin dar çevresinde bir statü göstergesine dönüşmüş görünüyor. Ancak iki olay arasında önemli bir fark var: Masa saati İsviçre heyetinin hediyesiydi, Vanity Fair dergisinin haberine göre kol saatleri ise sahipleri tarafından satın alınıp Londra’da uzmanlaşmış bir atölyede kişiselleştirildi.”

Özel olarak kişiselleştirilen Rolex saatlerin Trump yönetiminin yakın çevresine verilmesi, etik tartışması başlattı. Lüks markaların siyasi figürlerle anılması ve sınırlı gruplara özel üretim yapılması, şeffaflık tartışmalarını tetikledi. Muhalif çevreler, başkanlık mührü gibi resmi sembollerin lüks tüketim malları üzerinde kişiye özel kullanılmasının sınırlarını sorguluyor. Trump yönetimine yakın kaynaklar ise bu tür özel hatıra objelerinin geçmişteki yönetimlerde de yer aldığını savunarak durumu normal görüyor.